Diyarbakır'ın köklü kültürel ikliminde 1871 yılında dünyaya gelen ve milli mücadelenin en sıcak günlerinde kurulan tarihi mecliste Diyarbakır milletvekili olarak aktif görev üstlenen Abdulhamit Çintan (Abdülhamid Hamdi), ömrünü eğitime ve vatan hizmetine adamış seçkin bir Türk siyasetçisidir. Yaşamı boyunca milletin kaderinin tayin edildiği her alanda sorumluluk alan Çintan, 14 Mayıs 1928 tarihinde hayata veda etmiştir. Hem geleneksel medrese eğitimini hem de modern çağın gerekliliklerini şahsında birleştiren bu değerli aydın, köprü vazifesi görmüştür. Kariyer basamaklarında çok yönlü bir entelektüel kimlik sergilemiştir. Eğitimcilik, yöneticilik ve hukuk alanlarında geride çok değerli hizmetler bırakmıştır.
Eğitim ve Hukuk Alanındaki Hizmetleri
Gençlik yıllarında aldığı geleneksel medrese eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra eğitim dünyasına adım atan Abdulhamit Çintan, çok sayıda okulda öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. Meslek hayatının ilk basamaklarında Bürhanı Terakki İbtidaî Mektebi bünyesinde başöğretmenlik görevini üstlenerek ilköğretim kademesindeki öğrencilerin yetişmesine katkı sağladı. Eğitime ve gençlerin yetiştirilmesine çok büyük değer verirdi. Askeri rüştiyede Farsça öğretmenliği yaparak dil bilim alanındaki olağanüstü yeteneklerini kanıtladı. Edebiyat ve Türkçe alanındaki derin birikimi sayesinde idadilerde Türkçe öğretmenliği görevini başarıyla yürüttü. Eğitimci kariyerini sultanilerde sürdüren Çintan; bu kurumlarda Türkçe, Arapça, Farsça, edebiyat, felsefe ve din dersleri de vererek çok yönlü bir entelektüel kimlik sergilemiş, öğrencilerine doğu dillerinin inceliklerini öğretirken felsefi düşünceyi ve edebi estetiği aşılamayı da ilke edinmiştir. Zor zamanlarda görev üstlenmekten asla kaçınmadı. Bu süreçte idari sorumluluklar da üstlenerek Numune Mektebi bünyesinde müdür vekili olarak başarılı çalışmalara imza attı.
Çintan'ın sultanilerde ve diğer eğitim kurumlarında uzun yıllar boyunca öğrencilere aktardığı başlıca çalışma alanları ve uzmanlıkları şunlardır:
- Arapça ve Farsça dil öğretimi
- Estetik ve dil bilincini geliştiren edebiyat
- Düşünce dünyasını zenginleştiren felsefe
- Ahlaki ve kültürel değerleri pekiştiren din dersleri
Eğitim alanındaki bu yoğun mesaisinin yanı sıra adli teşkilat içerisinde de önemli görevler üstlenen tecrübeli isim, hukuk sisteminin işleyişine katkıda bulundu. Şer'iye Mahkemesi bünyesinde başkâtiplik makamında bulunarak yargılama süreçlerinin düzenli bir şekilde kayda geçirilmesini sağladı. Adalet mekanizmasındaki başarısı ve derin fıkıh bilgisi sayesinde kadı vekilliği makamına kadar yükseldi. Kadı vekili olarak görev yaptığı dönemlerde toplumsal barışın korunması ve hukuki uyuşmazlıkların hakkaniyetle çözülmesi adına büyük çaba sarf etti. Hukuk alanındaki adil duruşuyla tanınan bir isim oldu. Toplumun her kesiminin derin saygısını kazandı.
Meclis Kürsüsünden Cumhuriyet'e Taşınan Miras
Anadolu'da bağımsızlık mücadelesinin meşalesinin yakıldığı o kritik dönemde, Diyarbakır halkının güvenini kazanarak siyasete adım attı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin birinci döneminde Diyarbakır milletvekili seçilerek Ankara'daki tarihi meclise katıldı. Milli mücadeleye canı gönülden destek verdi. Vatanın birliği için Ankara'da çalıştı. Meclis çatısı altında hem öğretmenlik yıllarından edindiği kültürel birikimi hem de mahkemelerde edindiği hukuki tecrübeyi milletin hizmetine sunarak yasama faaliyetlerinde aktif rol almış, eğitim sisteminin yapılandırılması ve hukuki reformların gerçekleştirilmesi süreçlerinde önemli görüşler paylaşmıştır. Vatanın bağımsızlığı ve milletin egemenliği yolunda kararlılıkla çalışan Çintan, parlamentodaki vakur duruşuyla kurucu meclisin saygın simaları arasında yerini aldı.
Siyasi ve sosyal hayatındaki yoğun mücadelesine rağmen aile yaşamına da büyük önem veren Abdulhamit Çintan, evli ve altı çocuk babası olarak ailesine ve çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak için çabalarken, ülkesinin genç nesillerine de aynı hassasiyetle yaklaşmıştır. Altı evlat yetiştirerek geleceğe hazırladı. Ailesine ve ülkesine sadık kaldı. 14 Mayıs 1928'de vefat ettiğinde hem eğitim camiasında hem de siyasi tarihimizde saygıyla anılacak onurlu bir isim bıraktı. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinin tüm zorluklarını bizzat yaşayan bu idealist şahsiyet, ilk meclisin fedakarlık simgelerinden biridir. Onun yetiştirdiği öğrenciler ve meclis kürsüsünde aldığı kararlar, Cumhuriyet'in sağlam temeller üzerinde yükselmesine vesile olmuştur.
