Genel Tanıtım ve Tarihçe
Bursa'nın en özel tarihi yapılarından biri olan Osmanlı Evi Müzesi, II. Murad Külliyesi'nin tam karşısında yer almaktadır. Günümüzde müze olarak hizmet veren ve 17. yüzyıla tarihlenen bu üç katlı ahşap konut, Bursa'da günümüze ulaşabilmiş en eski evlerden biri olma özelliğini taşımaktadır. Sultan II. Murad'ın daha önce bu konumda yer alan köşkü sebebiyle, yapının Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu ev olduğuna inanılmaktadır. 17. yüzyılda bir paşanın konutu olarak inşa edildiği tahmin edilen bu görkemli konut, Osmanlı İmparatorluğu'nun geleneksel yaşam tarzını ve dönem mimarisini en berrak şekilde yansıtmaktadır.
Müzeleşme Süreci ve Sergilenen Değerler
Yapı, 1946 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılarak restorasyon sürecine tabi tutulmuştur. İlk olarak 1958 yılında kapılarını müze olarak ziyaretçilere açan konut, 1973 yılında yeniden onarılmış ve düzenlenmiştir. 1992 yılında geçici olarak ziyarete kapatılmasının ardından, 2005 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen üçüncü düzenleme çalışmasıyla yeniden kapılarını açmıştır. Ziyaretçilere Osmanlı yaşam tarzını hissettiren etnografik müzede, döneme ait giysiler ve kıyafetlerin yanı sıra; baş odada yer alan kalemişi motiflerle bezeli ahşap dolap ve harem odasında sergilenen sedef kakmalı ahşap ev gereçleri gibi önemli parçalar sergilenmektedir.
Mimari Özellikleri ve Yapısal Detaylar
Mimari açıdan incelendiğinde konut, sağlam bir taş temel üzerine oturmaktadır. Doğu cephesi birinci kat seviyesine kadar sıvalı olan yapının ilk katında, ahşap hatıllar arasında zikzak örülmüş tuğla işçiliği göze çarpmaktadır. Girişi batı cephesinden sağlanan evin zemin ve birinci katlarındaki odaları, dış sofaya açılan pencerelerle bağlanmıştır. Yapının Muradiye Külliyesi'ne bakan doğu cephesinde sonradan açılan dört pencere bulunurken, ikinci katında ahşap kanatlı toplam on dört pencere yer almaktadır. Zemin kat ahşap korkuluklu balkonla, üst kat ise Bursa kemeri tarzında pencerelerle dışa açılmaktadır. Konutun iç planı önü açık eyvanlı bir sofa ile iki yanında konumlanan odalardan oluşmakta ve üst katta da bu düzen tekrarlanmaktadır. Ahşap merdivenlerle çıkılan birinci kat; konuk salonu, yemek ve harem odalarına ev sahipliği yaparken, avluda ise kesme taştan yapılmış mermer yalaklı bir çeşme yer almaktadır.
Çalınan ve İade Edilen Şamdanların Hikayesi
Müzenin tarihinde dikkat çeken bir diğer olay ise 22 Haziran 1989'da yaşanan hırsızlık vakasıdır. Müzeden çalınan iki adet tarihi tombak şamdan, Londra'daki Sotheby's müzayede firmasının 24 Nisan 1991 tarihindeki satış listesinde tespit edilmiştir. Yapılan başarılı ikili görüşmeler sonucunda aynı yıl içerisinde Türkiye'ye iade edilen şamdanlar, günümüzde Bursa Müzesi bünyesinde güvenle koruma altında bulundurulmaktadır.