Klarceti'nin En Eski Tarihsel Mirası: Opiza Manastırı
Gürcistan tarihinin önemli kaynaklarından biri olan Kartlis Tshovreba'nın yazarlarından tarihçi Cuanşeri'nin aktardığı bilgilere göre, Opiza Manastırı 5. yüzyılda Gürcü kralı Vahtang Gorgasali'nin girişimiyle kurulmuştur. Tarihsel Klarceti bölgesinde yer alan bu eşsiz dini kompleks, günümüzde Artvin ilinin merkez ilçesine bağlı, eski adı Opiza olan Bağcılar köyünde bulunmaktadır. Orta Çağ'da inşa edilmiş olan manastır, sadece Klarceti bölgesindekiler arasında değil, aynı zamanda tüm Gürcistan genelinde en erken dönemde kurulmuş manastırlardan biri olma unvanına sahiptir.
Yüzyıllara Meydan Okuyan Tarihçe ve Tahribatlar
Kuruluşunun ardından fırtınalı dönemlerden geçen Opiza Manastırı, 7. yüzyılda gerçekleşen Arap istilası sırasında talan edilmiş, ancak 8. yüzyılda yeniden ayağa kaldırılmıştır. Ardanuç'taki kalesini ve çevresindeki yerleşimi yeniden inşa ederek burayı başkent edinen Kral Aşot, manastırda dört yıl süren kapsamlı onarım ve yenileme çalışmaları yaptırmıştır. Bu tarihi restorasyon süreci, kilisede yer alan kitabeler vasıtasıyla günümüze ulaşmıştır. Giorgi Merçule'nin kaleme aldığı Grigol Hantsteli’nin Yaşamı adlı esere ve manastırın ilahiler yazmasına (1093) düşülen nota göre, bu kutsal mekan Vaftizci Yahya'ya adanmıştır. Maalesef, manastırın en önemli parçası olan ana kilise, 1960'lı yıllarda köy yolunun yapımı esnasında dinamitle yıkılmıştır. Günümüzde, yıkılan bu kilisenin nitelikli taşları hemen yanı başında bulunan caminin inşasında ve çevre evlerin yapımında kullanılmış olup, üzerlerindeki tarihi süslemeler halen fark edilebilmektedir.
Eşsiz Bir Kültür ve El Yazması Merkezi
Opiza Manastırı, sadece mimari bir şaheser değil, aynı zamanda Orta Çağ'ın en önemli el yazmaları merkezlerinden biri olarak faaliyet göstermiştir. Manastırda üretilen en kıymetli eserlerden biri olan ve 913 yılında burada kopyalanan Opiza İncili, bu zengin entelektüel geçmişin en büyük kanıtıdır. Grigol adında bir katip tarafından kopyalanan, 13,9 × 12,4 cm ebatlarındaki ve 261 yapraktan oluşan bu tarihi İncil, günümüzde Yunanistan'da yer alan İviron Manastırı'nda büyük bir titizlikle korunmaktadır. Ne yazık ki, bu nadide eserlerin çoğaltıldığı manastırın el yazması odası da günümüzde büyük ölçüde yıkılmış durumdadır ve günümüze ulaşabilen kalıntı duvarlarının üzerine bir köy evi inşa edilmiştir.
Opiza Manastırı'nın Mimari Yapısı ve Kalıntıları
Oldukça geniş bir alana yayılan manastır yapı topluluğu; ana kilise, küçük kilise, çan kulesi, yemekhane, mezarlık binası, sarnıç ve çeşitli yardımcı birimlerden oluşmaktadır. 10. yüzyılda inşa edilen kubbeli ve yarı serbest haç planlı (29x13 metre boyutlarında) ana kiliseden geriye bugün ne yazık ki sadece yıkıntılar kalmıştır. Eski araştırma ve yayınlardan, kilisenin kubbe içinde dinsel sahnelerin ve figürlerin yer aldığı duvar resimlerine (fresklere) sahip olduğu bilinmektedir. Kompleks içerisinde yer alan hücreler, küçük bir koridor ile birbirine açılan odalardan meydana gelmektedir. Tek nefli küçük kilise ile yemekhanenin çatı örtüsü tamamen çökmüş olup, yemekhaneden geriye sadece yükseklikleri 2 ila 6 metre arasında değişen harap duvarlar kalmıştır. Ayrıca, son yıllarda yapılan araştırmalar neticesinde Opiza ile Hantsta manastırları arasındaki bölgede beş küçük kilisenin yıkıntısı tespit edilmiş olsa da, bu kiliselerin tam olarak hangi manastıra ait olduğu henüz belirlenememiştir.