Olur, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde, Erzurum ilinin kuzey kesiminde yer alan tarihi ve coğrafi açıdan oldukça zengin bir ilçedir. Ardahan ile Artvin illerine sınır komşusu olan bu bölge, doğusunda Göle ve Şenkaya, batısında Yusufeli, güneyinde Oltu ilçeleri ve kuzeyinde Artvin ilinin Ardanuç ilçesi ile çevrilidir. Erzurum il merkezine 160 kilometre mesafede bulunan Olur, deniz seviyesinden ortalama 1.346 metre yükseklikte konumlanmıştır.
Zengin ve Köklü Tarihçe
Tarih boyunca Tao (Ermenice Tayk, Yunanca Taohi) olarak adlandırılan bölgenin bir parçası olan Olur, erken Orta Çağ'da Gürcü Krallığı sınırları içinde yer almaktaydı. Gürcüce adı Olori (ოლორი) olan bölge, 1071 yılındaki Malazgirt Savaşı'nın ardından Büyük Selçukluların saldırılarına uğramıştır. 1080 yılında gerçekleşen Kveli Kalesi Savaşı'nda Gürcü kralı II. Giorgi'nin Selçuklu komutanı Emir Ahmed'e yenilmesiyle Tao-Klarceti bölgesi Selçuklu kontrolüne geçmiş, ancak 1121'deki Didgori Savaşı'ndan sonra yeniden birleşik Gürcü Krallığı'na katılmıştır. Daha sonra Samtshe Prensliği idaresinde kalan Olur, 1550 yılında Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına dahil edilmiştir.
Osmanlı dönemine ait 1574 ve 1595 tarihli mufassal defterlerinde Olor (اولور) adıyla anılan köyün demografik yapısı, o dönemde çoğunlukla Hristiyan hanelerden oluştuğunu ve zamanla İslamiyet'in kabul edilmeye başlandığını göstermektedir. 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra bölgedeki Ermeni nüfusun büyük kısmı Rus İmparatorluğu'na göç etmiştir. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından Berlin Antlaşması gereği savaş tazminatı olarak Rusya'ya bırakılan köy, uzun yıllar Rus idaresinde kalmış ve 1918 yılında Türk ordusu tarafından geri alınmıştır. Son olarak, 16 Mart 1921 tarihli Moskova Antlaşması ile kesin olarak Türkiye sınırlarına katılmıştır. 1958 yılına kadar Oltu ilçesine bağlı bir bucak olan Olur, bu tarihten itibaren bağımsız bir ilçe statüsü kazanmıştır.
Görülmeye Değer Tarihi Yapılar ve Eserler
Olur'un tarihi dokusunu yansıtan önemli kalıntılar günümüze kadar ulaşmıştır. İlçe merkezinin 1,5 kilometre kuzeydoğusundaki bir kayanın tepesinde konumlanan tarihi kalenin günümüze ulaşan duvarlarının yüksekliği 3 metreyi bulmakta olup, kale içerisinde tarihi bir sarnıç yer almaktadır. Ayrıca kasabanın 2 kilometre kuzeydoğusunda büyük ölçüde yıkılmış durumda olan tarihi bir kilise kalıntısı mevcuttur. Olur Kaymakamlığı binasının bahçesinde sergilenen ve Karaşuti (Filizli) köyünden getirilen hayvan motifli taş da bölgenin eski dönemlerine ışık tutan değerli eserler arasındadır.
Coğrafi Yapı, Dağlar ve Eşsiz Yaylalar
Doğu Anadolu ile Doğu Karadeniz iklimleri arasında bir geçit ikliminin hüküm sürdüğü Olur, engebeli coğrafyası, derin vadileri ve yüksek dağlarıyla dikkat çeker. İlçenin en önemli yükseltileri arasında Akdağ (2342 m), Zamp Dağı (2745 m), Sarıbaba Tepesi (2605 m), Pancarlı Tepesi (2697 m) ve Horasan Tepesi (2842 m) yer almaktadır. Çoruh Nehri'nin bir kolu olan Oltu Çayı ilçe sınırlarında doğu-batı yönünde akarken, Alabalık Suyu ve Kızılçay akarsuları da bölgenin su kaynaklarını oluşturur. İlçe genelinde tarım ve hayvancılık faaliyetleri için önem taşıyan Arkünüs, Berdik, Cüleker, Çakoş, Hafçala, Haydos, Hizonagit, İniset, Parisor ve Pırdanos yaylaları bulunmaktadır.