Kemalpaşa, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde, Artvin iline bağlı sınır ve kıyı ilçesidir. Gürcistan sınırına yakın bir konumda, Karadeniz'in kıyısında yer alan Kemalpaşa, deniz seviyesinden ortalama 71 metre yükseklikte kurulmuştur. Yüzölçümü 74 km² olan bu şirin ilçe, uzun yıllar Hopa ilçesine bağlı bir köy olarak kaldıktan sonra 1987 yılında belde belediyesi statüsüne kavuşmuş, 2017 yılında ise yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile resmi olarak ilçeye dönüştürülmüştür.

Kemalpaşa'nın Tarihsel Gelişimi ve Kökenleri
İlçenin bilinen en eski adı tarih boyunca Makriali (Gürcüce: მაკriალი) olarak kayıtlara geçmiştir. Yunancada 'uzun yalı' anlamına gelen Makrigialos sözcüğünden türediği düşünülen bu isim, bazı görüşlere göre ise tam tersine Gürcüce veya Megrelce kökenlidir. İlçenin Lazca adı ise 'çarşı' anlamına gelen Noğedi'dir (Lazca: ნოღედი). Kemalpaşa bölgesinin Antik Çağ'da Kolheti (Kolhis) krallığının yerleşim alanlarından biri olduğu tahmin edilmektedir. Bölgede MS 4. yüzyıldan itibaren Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte aktif bir yerleşimin olduğu günümüze ulaşan tarihi kilise kalıntılarından anlaşılmaktadır.
Farklı Medeniyetlerin Geçiş Noktası
Erken Orta Çağ döneminde Gürcü Krallığı sınırları içerisinde yer alan Makriali, 11. yüzyılda Selçuklu istilasına uğramış, 13. yüzyıldan itibaren ise Samtshe-Saatabago atabeyliği ile Guria Prensliği arasında el değiştirmiştir. Tarihi bir dönüm noktası olarak, Haziran 1367 tarihinde Gürcü Kralı V. Bagrat ile Trabzon İmparatorluğu prensesi Anna'nın kraliyet düğünü Makriali Kilisesi'nde gerçekleştirilmiştir. Bölge, 1547 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedilerek Lazistan Sancağı'na bağlanmıştır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından Berlin Antlaşması ile Rusya İmparatorluğu'na bırakılan yerleşimde, 1886 yılı Rus nüfus sayımına göre 696 kişi yaşamaktaydı ve bu nüfusun 486'sı Laz, 210'u ise Ermenilerden oluşuyordu.

Cumhuriyet Dönemi ve Sınır Ticareti
I. Dünya Savaşı'nın sonlarında Rus ordusunun çekilmesinin ardından 1918-1921 yılları arasında bağımsız Gürcistan Cumhuriyeti sınırlarında kalan yerleşim, 1921 yılında Türk kuvvetlerinin müdahalesiyle fiilen ele geçirilmiş ve 16 Mart 1921 tarihli Moskova Antlaşması ile Artvin ile birlikte Türkiye topraklarına bırakılmıştır. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte adı Kemalpaşa olarak değiştirilen bölge, tarım ve hayvancılığa dayalı geleneksel ekonomisinin yanı sıra, sınırları içerisinde yer alan Sarp Sınır Kapısı sayesinde son yıllarda gelişen sınır ticaretiyle öne çıkmaktadır. Sınır kapısının varlığı, Kemalpaşa'yı Gürcistan vatandaşlarının en önemli alışveriş merkezlerinden biri haline getirmiştir.

Mimari Değerler ve Tarihi Yapılar
Kemalpaşa sınırları içerisindeki en önemli tarihsel anıt, günümüzde Makriyali Kilisesi olarak bilinen tek nefli köy kilisesidir. Duvar resimlerinin izlerini halen barındıran bu kilisenin batı cephesine bitişik inşa edilmiş yüksek yapının, döneminde bir deniz feneri olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Tarihi düğünlere ev sahipliği yapan bu yapının yanı sıra, yerel halk geçmişte kasabada ikinci bir kilisenin daha varlığını teyit etse de bu yapının tam konumu günümüze ulaşamamıştır. İlçede ayrıca özgün mimari dokuyu yansıtan geleneksel camiler ve yapılar da yer almaktadır.

İklim Özellikleri ve Balıkçılık
Kemalpaşa, her mevsim bol yağış alan tipik Karadeniz ikliminin etkisi altındadır. Zengin bitki örtüsü ve gür yeşilliğiyle Karadeniz'in tüm doğal güzelliklerini sergileyen ilçede balıkçılık da önemli bir yer tutar. İlçe sahilinde yer alan balıkçı barınağı, yerel halkın denizle olan bağını ve ekonomik faaliyetlerini simgeleyen önemli duraklardan biridir.
