1855 Kars Kuşatması, Kırım Savaşı'nın son büyük çaplı askerî harekâtı ve tarihin en çetin kale savunmalarından biridir. 1855 yılına gelindiğinde, Kırım'daki Rus üssü Sivastopol üzerindeki baskıyı hafifletmek isteyen Rus İmparatoru II. Alexander, General Nikolay Muravyov komutasındaki Kafkas ordusunu Osmanlı İmparatorluğu'nun doğudaki en müstahkem mevkii olan Kars üzerine sevk etmiştir. Bölgedeki Ermenilerin kılavuzluğunda 24 Mayıs 1855 tarihinde Arpaçay üzerinden sınırı geçen 30.000 piyade, 14.000 süvari ve 132 toptan oluşan Rus ordusu, öncelikle Küçük Yahni ve Büyük Yahni tepelerini işgal etmiştir. Rus ordusunun komutanı Muravyov, Türk ordusunun Kars Kalesine çekildiğini görerek 3 Haziran 1855'te karargâhını şehre 8 kilometre mesafedeki Mağaracık köyüne kurmuş ve kaledeki erzakın az olduğunu casuslardan öğrenerek kaleyi ablukaya almıştır.
Tabyalarda Kahramanca Direniş ve Rus Taarruzu
Gürcü Mehmet Vasıf Paşa komutasındaki 17.000 askerden oluşan Türk garnizonu, kuşatma karşısında mukavemet gösterirken, Sivastopol'ün 11 Eylül 1855'te düşmesiyle Ruslar barış görüşmelerinde elini kuvvetlendirmek amacıyla Kars'a yönelik baskısını artırmıştır. General Muravyov, 28-29 Eylül 1855 gecesi Kars kalesine üç koldan taarruz emri vermiştir. Ancak karanlıkta ilerleyen Rus kuvvetleri yön tayininde hata yaparak zaman kaybetmiş, gün aydınlanınca baskın avantajını yitirmiştir. Büyük bir dik yamaçla kaplı Yüksek Tabya önünde Türk topçusunun öldürücü ateşiyle karşılaşan Rus tugayı ağır kayıplar vermiştir. Çakmak Tabya ve Velipaşa Tabyası arasında ise Türk mevzilerine yaklaşmasına bilerek göz yumulan ve yarım daire şeklindeki ateş çemberine çekilen Rus alayı neredeyse tamamen imha edilmiştir. Rus taarruz grubu komutanı General Pyotr Kovalevski'nin de öldüğü bu taarruzda Rus kayıpları 8.000'i aşarken, Türk garnizonu yaklaşık 1.000 zayiat vermiştir.
Açlık, Salgın Hastalık ve Teslimiyet
Kazanılan büyük zafere rağmen Kars Kalesi içindeki garnizon; barut rezervlerinin kritik seviyeye gerilemesi, iaşe kıtlığı ve kolera salgınıyla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Türk ordusunun tek umudu, Sohumkale'ye çıkarma yapan ve Gürcistan topraklarından ilerleyen Ömer Lütfi Paşa'nın yetişmesiydi. Muravyov, bu takviye ordusunun şehre ulaşmasının zaman alacağını hesaplayarak ablukayı daha da sıklaştırmıştır. Ekim sonlarında başlayan şiddetli kar yağışı kaleye yardım ulaştırılmasını imkansız kılmış ve açlık sorunu had safhaya ulaşmıştır. Ömer Lütfi Paşa, 6 Kasım 1855'te İngur Muharebesi'nde Rus ordusunu mağlup etse de Kars'a 500 kilometre mesafede olduğundan yardıma yetişememiş ve Kars garnizonu 28 Kasım 1855 tarihinde teslim olmuştur.
Tarihi Miras ve Kanada'da Yaşatılan Kars Adı
Kars Kuşatması, Kırım Savaşı'nın son büyük askeri çarpışması olarak kayıtlara geçmiştir. Savaşın ardından başlayan barış görüşmeleri neticesinde 30 Mart 1856'da imzalanan Paris Antlaşması'nın 3. maddesi uyarınca, savaştan yenik çıkan Rusya işgal ettiği Kars'ı Osmanlı İmparatorluğu'na iade etmiştir. Kars halkı ve askerlerinin gösterdiği bu destansı direniş tüm dünyada büyük yankı uyandırmıştır. Bu şanlı direnişi onurlandırmak adına 1857 yılında, Kanada'nın Ottawa kentinde Rideau Nehri kıyısında bulunan Wellington yerleşiminin adı resmen Kars olarak değiştirilmiştir.