Edirne'de II. Bayezid Külliyesi'nin merkezinde yer alan II. Bayezid Camii, Osmanlı dini mimarisinin en seçkin anıtsal örneklerinden biridir. 1484 yılında temeli bizzat Osmanlı Sultanı II. Bayezid tarafından atılan ve 1488 yılında ibadete açılan bu görkemli yapı; kare şeklinde, sütunsuz ve kemersiz tasarımıyla dikkat çekmektedir. Caminin mimarı olarak tarihi kaynaklarda Mimar Hayrettin veya Yakup Şah Bin Sultan Şah'ın adı geçmektedir.
Mimari Yapısı ve Eşsiz Detayları
Dört duvar üzerine oturtulmuş 22 metre çapındaki tek bir büyük kubbe ve sahip olduğu bir adet minare, caminin ana mimari unsurlarını oluşturmaktadır. Yapının dış avlusu, 22 kubbeli zarif bir revak ile çevrelenmiş olup, bu avlunun tam ortasında üstü açık bir abdest şadırvanı yer almaktadır. Caminin cümle kapısı üzerinde bulunan iki satır ve altı kutucuktan oluşan tarihi inşa kitâbesi Zenbilli Ali Efendi tarafından yazılmıştır. Kitabenin yanı sıra, cümle kapısının sağ ve sol duvarlarındaki mihrap biçimli nişlerin üstlerinde yer alan beşer mısralık yazılar da ünlü hattat Şeyh Hamdullah'a nispet edilmektedir.
İlk Hünkar Mahfili ve Tarihi Miras
II. Bayezid Camii, Osmanlı cami mimarisinde bir ilke ev sahipliği yapmasıyla da tarihi bir öneme sahiptir. Caminin içinde 17 mermer sütun üzerinde yer alan hünkar mahfilinin, Osmanlı cami mimarisinde yapılmış ilk mahfil olduğu kabul edilmektedir. Yapının bir diğer dikkat çekici unsuru olan ve Türk ağaç işçiliğinin en güzel örneklerinden biri sayılan geçmeli cami kapıları, Tunca Nehri'nde meydana gelen taşkınlarda uzun süre su altında kalarak zarar gördüğünden günümüzde koruma amacıyla Edirne Müzesi'ne kaldırılmıştır.
Külliyenin Kalbi
İkinci Bayezid Külliyesi'nin en önemli birimi olan ve tarihsel süreç boyunca anıtsallığını koruyan cami, gerek tek kubbeli geniş mekanı gerekse Şeyh Hamdullah'ın hat sanatını yansıtan yazılarıyla Edirne'nin en görkemli tarihi miraslarından biridir.