Ardahan'ın Tarihi ve Doğal Değerleri ile Öne Çıkan İlçesi: Hanak
Hanak, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Ardahan ilinin tarihi ve coğrafi açıdan dikkat çeken bir ilçesidir. Doğudan Gürcistan ve Çıldır, güneyden Ardahan, batıdan Şavşat, kuzeyinden ise Posof ile çevrili olan ilçe, deniz seviyesinden yaklaşık 1.800 metre (merkezde ise ortalama 1.818 metre) yükseklikte konumlanmaktadır. Kuzeyinde Ilgar Dağı (2.915 metre), batısında ise Cin Dağı (2.957 metre) gibi yüksek dağlar yükselmektedir. İlçe, kendi adını taşıyan Hanak Çayı vadisinde kurulmuş olup, güneydoğu sınırlarından Kura Irmağı geçmekte ve bu ırmağa dökülen Çaytetik suyu bölgenin en önemli akarsularından birini oluşturmaktadır.
Urartulardan Osmanlı İmparatorluğu'na Uzanan Tarih
Hanak ve çevresi, tarih boyunca pek çok medeniyetin izlerini barındırmıştır. Ortakent (eski adıyla Nakalakevi) mahallesindeki bir kaya üzerinde bulunan Urartu yazıtında, Urartu Kralı I. Argişti'nin Diaohi ülkesinin kralı Utupurşi'yi yendiği belirtilmektedir. Bu yazıt, Hanak'ın İÖ 8. yüzyılda Urartu veya Diaohi devleti sınırları içinde yer aldığını gösterir. Tarihsel Tao-Klarceti'nin bir parçası olan Eruşeti bölgesindeki Hanak, erken Orta Çağ'da Gürcü Krallığı sınırlarında bulunmuş, ardından Gürcü atabeglerin yönetimindeki Samtshe-Saatabago sınırlarına katılmıştır. 16. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlıların egemenliğine giren yerleşim, 1595 tarihli Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan kayıtlarında Hanak-i Vasat, Hanak-i Küçük ve Hanak-i Ulya adlarıyla üç köy olarak kaydedilmiştir.
Görülmeye Değer Orta Çağ Kiliseleri ve Tarihi Yapılar
Hanak ilçesi sınırları içerisinde erken Orta Çağ döneminden kalma çok sayıda kilise ve kale kalıntısı mevcuttur. Eruşeti (günümüzde Oğuzyolu) köyünde yer alan ve 4. yüzyıla tarihlenen piskoposluk kilisesi, Gürcü Ortodoks Kilisesi'nin en eski din merkezlerinden biri olmasıyla öne çıkmaktadır. Eski adı Veli olan Sevimli köyünde bulunan Vaftizci Yahya Kilisesi ise 954 yılında inşa edilmiş tek nefli bir yapıdır. Ayrıca Çayağzı (Büyük Nakalakevi) köyünde Nakalakevi Manastırı kalıntıları ile Sazlıçayır (Ahalşeni), Yamaçyolu (Vardosani), Karakale (Şavtsihe), İncedere (Piklobi) gibi tarihi köylerde yarı harabe veya yıkılmış durumda pek çok kale ve kilise bulunmaktadır.
Cumhuriyet Dönemi ve İdari Gelişim
Uzun süre Osmanlı egemenliğinde kalan Hanak, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Rusya İmparatorluğu'nun kontrolüne geçmiştir. I. Dünya Savaşı'nın sonlarında Rus ordusunun bölgeden çekilmesinin ardından bağımsız Gürcistan sınırlarında kalmış, daha sonra Ankara Hükümeti tarafından fiilen yeniden Türkiye sınırlarına katılmıştır. Ekim 1921'de imzalanan Kars Antlaşması ile sınırları tescillenen Hanak, Cumhuriyet döneminde Kars vilayetinin Ardahan kazasına bağlı bir nahiye iken 1958 yılında ilçe statüsü kazanmış, 1992 yılında ise yeni il statüsü elde eden Ardahan'a bağlanmıştır.