Gverda Bağları (Güverda veya Güverde Bağları olarak da bilinir), tarihsel Klarceti bölgesinde, günümüzde Artvin ilinin merkez ilçesinde Berta Çayı vadisinde yer alan üzüm bağlarıdır. Gürcüce bir yer adı olan Gverda, dik yamaç anlamına gelen "gverdi" (გვერdi) kelimesinden türemiştir. Artvin'deki bağcılığın önde gelen yerlerinden biri olan bu bölgenin adı, Klarceti bölgesinde günümüze ulaşan Goraşeti Bağları ve Lomaşeni Bağları ile birlikte anılmaktadır. Tarih boyunca Tao-Klarceti bölgesinde Gverda veya Güverda adını taşıyan çeşitli yerleşim ve mevkiler de bulunmaktadır.
Tarihsel Süreç ve Nikolay Marr'ın Gözlemleri
Gverda Bağları'ndan yazılı kaynaklarda söz eden ilk kişilerden biri, dilbilimci ve tarihçi Nikolay Marr'dır. Marr, 1904 yılında Klarceti ve Şavşeti bölgelerine yaptığı gezinin günlüklerinde, siyah üzüm cinsi "Suereki" ile "Aheleki"nin Gverda Bağları ile Cmerki köyünde çok iyi yetiştiğini kaydetmiştir. Marr'ın verdiği bilgilere göre, Suereki cinsi üzüm bütün bir yıl boyunca bozulmadan saklanabilmekte fakat bu üzümden şarap yapılmamaktaydı. Aheleki cinsi ise hem sofralık hem de şaraplık bir üzüm cinsi olarak kullanılmaktaydı.
Yetiştirilen Üzüm Çeşitleri
Tarihi bağlarda yetiştirilen bu iki üzüm cinsinin günümüzde de "Sorek" ve "Arhalak" adlarıyla varlığını sürdürdüğü bilinmektedir. Leman Albayrak ve Cevdet Yılmaz'ın coğrafi özellikler ve kültürel ekoloji üzerine yaptıkları çalışmalarda, Gverda Bağları'nda yetiştirilen diğer üzüm çeşitleri de listelenmiştir. Bu bağlarda Sorek ve Arhalak'ın yanı sıra "Turfanda", "Saperav", "Şişvela", "Rezaki", "Ali Çelebi", "Kürt üzümü" ve "Şıra üzümü" gibi farklı üzüm cinsleri de yetiştirilmektedir.
Kültürel Yapı ve Üretim Gelenekleri
Güverda Bağları'nda tarihsel olarak tarımsal faaliyet yürüten Gürcüler ve Türklerin yanı sıra bazı yayınlarda Ermenilerden de bahsedilmiştir. Ancak 1886 tarihli Rus nüfus tespit verilerine göre, Gverda Bağları'nı da kapsayan Artvin merkez kesiminde Ermeni nüfusunun yaşamadığı ve tarımla uğraşmadığı doğrulanmıştır. Nikolay Marr'ın aktardığı bilgilere göre, Ardanuç kazasında yaşayan Ermeniler Gverda Bağları'nda yetişen üzümün şırasını satın almakta ve şarap üretimini Ardanuç'ta gerçekleştirmekteydiler.