Artvin ilinin Şavşat ilçesine bağlı bir Karadeniz yerleşimi olan Demirkapı Köyü, deniz seviyesinden 1856 metre yükseklikte konumlanmış tarihi bir alandır. Eski Türkçe kaynaklarda adı Kurela olarak geçen köyün bu ismi, Gürcüce "çağıltı" anlamına gelen "kvirili" (ყვირილი) kelimesinden türemiş olup "çağıltılı" anlamına gelen Kvirala veya Mkvirala (ყვიรალა / მყვირალა) kelimelerinden gelmektedir. Bu yer adının, İmerhevi Deresi'nin bir kolu olan Kvirala Deresi'nden köken aldığı tahmin edilmektedir.
Tarihsel Geçmişi ve Gürcü Yerleşimi İzleri
Demirkapı Köyü, tarihsel Gürcistan'ın güneybatı kesiminde yer alan Şavşeti bölgesinin önemli yerleşim birimlerinden biridir. Bölge, 16. yüzyılda Osmanlılar tarafından, birleşik Gürcistan Krallığı'nın ardından buraya hâkim olan Samtshe-Saatabago'dan ele geçirilmiştir. Köy sınırları içerisinde günümüze kadar ulaşan Kvatsitela (ქვაწითელა), Nakapi (ნაკაფი), Satavikedi (სათავიქედი) ve Çolvana (ჭოლვანა) gibi Gürcüce mevki isimleri, buranın eski bir Gürcü yerleşimi olduğunu açıkça kanıtlamaktadır.
Savaş Dönemleri ve Sınır Değişiklikleri
Köy, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından imzalanan Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti tarafından Rusya'ya bırakılmıştır. Rus idaresinde Artvin sancağının Şavşet-İmerhevi kazasına bağlanan yerleşim, 1886 nüfus sayımında Cinal köyünün mahallelerinden biri olarak kaydedilmiştir. Birinci Dünya Savaşı sonrasında Rusların çekilmesiyle bir süre Gürcistan sınırlarında kalan köy, Kızıl Ordu'nun Gürcistan'ı işgali sırasında, 16 Mart 1921'de imzalanan Moskova Antlaşması uyarınca Türkiye'ye bırakılmıştır. Cumhuriyet döneminde, 1960 genel nüfus sayımıyla birlikte Demirkapı adıyla yeniden bağımsız bir köy statüsüne kavuşmuştur.
Tarihi Gözetleme Kulesi Kalıntıları
Köyün zengin tarihini belgeleyen en önemli kalıntı, Demirkapı köy merkezinin 700 metre doğusunda, derenin sağ kıyısında yer alan kayalık bir tepede bulunmaktadır. Burada kireç harcı ve kaba yontu taşlar kullanılarak inşa edilmiş, oval planlı bir yapının duvarları günümüze ulaşmıştır. Bir tarafı doğal kayalığa yaslanmış olan bu tarihi yapının, bölgeyi denetleyen ve koruyan bir gözetleme kulesi olduğu tahmin edilmektedir.