Bursa Kalesi'nin Köklü Tarihi ve Kökeni
Bursa Kalesi, Bursa şehrinin tarihi çekirdeğini oluşturan Prusa ad Olympum antik kentini çevrelemek amacıyla inşa edilmiş tarihi surlardır. İlk ve Ortaçağ kale mimarisinin son derece önemli bir örneği kabul edilen surların geçmişi M.Ö. 1. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Bitinya Kralı I. Prusias tarafından yaklaşık M.Ö. 185 yılında surlarla çevrelendiği varsayılan bu savunma yapısının ilk plan kurgusunun, Romalılarla yaptığı savaşı kaybedip Prusias'a sığınan ünlü Kartacalı komutan Hannibal tarafından yapıldığı birçok tarihi kaynakta ifade edilmektedir. Savunmanın daha güç olduğu güney tarafında surlar iç ve dış olmak üzere çift sur şeklinde inşa edilmiş ve bu cephede geniş bir savunma gölü meydana getirilmiştir.
Stratejik Savunma Yapıları ve Yeraltı Sığınakları
Kalenin üzerinde yükseldiği sert taş kütlesi oyularak oluşturulan 79 metre uzunluğunda, 5,5 metre genişliğinde ve 4 metre yüksekliğindeki yeraltı mağarası, kuşatmalara karşı halkın direnebilmesi adına erzak ile cephane depolamak ve hayati tehlike anında kale dışına gizlice çıkmak amacıyla kullanılmıştır. Romalıların istilası sırasında da şehir savunmasında aktif rol oynayan kale, M.S. 3. yüzyılın ortalarında Got saldırıları sonrasında onarılmıştır; günümüze ulaşan sur duvarlarının da bu Got saldırılarından sonra yapıldığı düşünülmektedir. Roma ve Bizans İmparatorlukları dönemlerinde sınırların uzaklaşması sebebiyle yaklaşık altı yüzyıl boyunca terk edilen kale, M.S. 6. yüzyıla doğru Bizans'ın sınır kalesi işlevini kazanarak İran akınlarına, Arap işgallerine ve Selçuklu saldırılarına karşı kenti savunmuştur.
Osmanlı Dönemi ve Devşirme Malzemeler
Bursa Kalesi'nin Selçuklular, Haçlılar ve Osmanlılar dönemini kapsayan üçüncü evresinde, 1326 yılında Orhan Gazi surları aşarak kenti Osmanlı Devleti topraklarına katmış ve kaleyi burçlarla desteklemiştir. Timur ve Karamanoğulları saldırıları sırasında harap olan tarihi kale, Çelebi Mehmet'in emriyle Hacı İvaz Paşa tarafından hızlıca onarılmıştır. Duvarların süratle tamir edilmesi amacıyla, Roma döneminden kalma pagan mabetlerden sökülen sütun, sütun başlığı ve ortostat gibi mimari parçalar surlarda devşirme malzeme olarak kullanılmıştır.
Yıkım Süreci ve Modern Restorasyon
Tarihi sur ve kapıların bir bölümü 1855 yılındaki büyük Bursa depreminde yıkılmış, diğer bir kısmı ise zamanla taş yığını olarak görülerek çeşitli yol açma çalışmaları kapsamında ortadan kaldırılmıştır. Kale, 2004 yılından itibaren Osmangazi Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen kapsamlı restorasyon projeleri sayesinde yeniden ayağa kaldırılmıştır. Günümüzde Saltanat Kapısı, Yer Kapı ve Taht-ı Kale Kapısı gibi anıtsal yapılar, mimar İbrahim Yılmaz'ın restitüsyon çalışmalarına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiş durumdadır.
Kalenin Tarihi Kapıları
Bursa surlarının üç temel unsurunu kapılar, kuleler ve beden duvarları oluşturmaktadır. Surlarda doğrudan kente giren Saltanat Kapısı, Kaplıca Kapı ve Taht-ı Kale Kapısı olmak üzere üç ana sur kapısı bulunur. Bu kapılardan en görkemlisi olan ve devlet yöneticilerinin kullandığı Saltanat Kapısı, 1855 depreminde hasar görmüş ve 1904 yılında dönemin valisi tarafından yıktırılmış olsa da 2000'li yıllarda restore edilerek tekrar yapılmıştır. Çevresindeki surları sağlam olan ancak günümüzde kendisi mevcut olmayan Kaplıca Kapı ise adını bölgedeki kaplıcalara giden yoldan almıştır. İki sur arası koridordan kente girişi sağlayan anıtsal nitelikteki Yer Kapı (Bab-ı Zemin) ve Zindan Kapı (Bâb-ı Siccîn) ise dörtgen kulelerle korunmaktadır. Halkın tarlalara ve kırlara gitmek için kullandığı 1,15 metre genişliğindeki Fetih Kapı (Su Kapısı) ise günlük giriş çıkışları sağlarken, askeri amaçlı kullanılan iki adet huruç kapısı da tespit edilmiştir.
Bursa Zindanı ve Sanat Galerisi Dönüşümü
Savunmanın güç olduğu güney kısımda çift surun bittiği batı ucunda konumlanan Bursa Zindanı, üç büyük kule ve yüksek beden duvarlarıyla adeta bağımsız bir iç kale gibi korunmaktadır. Zindanın girişinde, geçmişte bedensel infazların yapıldığı rivayet edilen ürpertici kanlı kuyu yer almaktadır. 19. yüzyılın sonlarına kadar hapishane işleviyle kullanılan bu tarihi alan, 2021 yılında yapılan restorasyon ve düzenlemelerle güncel sanat galerisi olarak yeniden işlevlendirilmiştir. Günümüzde ziyaretçiler, zindandaki interaktif alanlar ve teknolojik sunumlar eşliğinde Bursa surlarının tarihi sürecini deneyimleyebilmektedir.