Aşıklı Höyük'ün Konumu ve Doğal Çevresi
Aşıklı Höyük, Orta Anadolu'nun Volkanik Kapadokya bölgesinde, Aksaray il merkezinin 25 kilometre doğusunda, Kızılkaya Köyü'nde yer alan son derece önemli bir arkeolojik alandır. Melendiz Çayı'nın hemen kenarında, deniz seviyesinden 1119.45 metre yükseklikte konumlanan ve yaklaşık 4 hektarlık bir alanı kaplayan bu höyüğün batı kesimleri, Melendiz Çayı'nın yatak değiştirmesi sonucu aşınmıştır. Hasandağ ve Melendiz Dağ silsilesinin çevrelediği verimli bir çanak içinde yer alan bölge; su kaynakları, volkanik kayaçlar ve tüflü arazileriyle zengin bir fauna, flora ve hammadde çeşitliliğine sahiptir.
Tarihsel Önem ve Yerleşik Yaşama İlk Geçiş
Radyokarbon analizlerine göre, Aşıklı Höyük'te yerleşik yaşam MÖ 9. bin yılda başlamış ve MÖ 8. bin yılın sonuna dek (MÖ 8200-7500 arasına tarihlenerek) sürmüştür. Bölgede yerleşikliğe geçen ilk avcı-toplayıcılardan olan Aşıklı topluluğu, bin yıla yakın bu süreç boyunca yerleşimlerini hiç terk etmemiştir. İnsanlık tarihinin göçerlikten yerleşik hayata geçiş gibi en kritik dönüşüm evreleri, bu kesintisiz iskan süreci sayesinde tüm sosyal, kültürel ve bilişsel boyutlarıyla Aşıklı Höyük özelinde izlenebilmektedir.
Neolitik Çağ Mimarisi ve Günlük Yaşamın Gelişimi
Yerleşkedeki kesintisiz iskan sürecinde, saz ve ağaç gibi organik malzemelerin kullanımından kerpiç üretimine, oval planlı kulübelerden dörtgen planlı ve girişleri damdan yapılan bitişik konutlara geçiş gibi mimari dönüm noktaları adım adım takip edilebilmektedir. MÖ 9. bin yılda toprağa yarı-gömük oval kerpiç kulübelerde yaşayan Aşıklılılar; besin ekonomilerini yabani hayvan avcılığı, bitki toplayıcılığı, ilk buğday ve arpa tarımı ile koyun ve keçiyi evcilleştirme adımlarına dayandırmışlardır. Günlük faaliyetlerini binalar arasındaki açık alanlarda gerçekleştiren topluluk, ölülerini ise binaların tabanındaki sıvalı çukurlara hocker (cenin) pozisyonunda gömmüşlerdir.
Sistemli Kazıların ve Keşiflerin Tarihçesi
İlk olarak 1963 yılında Hititolog Edmund Gordon tarafından saptanan Aşıklı Höyük'te, ilk kapsamlı yüzey araştırmaları ve tarihlendirme çalışmaları 1964-1965 yıllarında Ian Todd tarafından gerçekleştirilmiştir. Höyükteki ilk arkeolojik kurtarma kazıları ise Mamasun Barajı'nın su seviyesinin yükseltilmesi kararı üzerine 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı'ndan Ufuk Esin başkanlığında ve Dr. Savaş Harmankaya ikinci başkanlığında başlatılmıştır. Çalışmalar, 2000-2003 yılları arasında Nur Balkan Atlı başkanlığında devam etmiş; 2006 yılından itibaren ise Mihriban Özbaşaran ve Güneş Duru liderliğinde çok uluslu ve disiplinlerarası ikinci dönem kazıları olarak sürdürülmüştür.