Güvercinkayası Höyüğü (diğer adıyla Porsuklu Tepe), Aksaray il merkezinin doğusunda, Melendiz Çayı üzerindeki Mamasın Barajı Gölü kıyısında yer alan son derece önemli bir arkeolojik alandır. Baraj gölü sularının durumuna göre bir yarımada görünümünde olan höyük, suların yükseldiği dönemlerde ise bir ada haline gelmektedir. Tarihsel süreçte Melendiz Çayı ile Karasu Çayı'nın güneydoğu yamaç açığında birleştiği bir noktada kurulan bu yerleşim, ilk olarak 1994 yılında Ufuk Esin başkanlığında ve Sevil Gülçur yönetiminde gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sırasında saptanmıştır. Baraj gölünün suları altında kalıp yok olma tehlikesinin anlaşılmasıyla birlikte, 1996 yılında Aksaray Müzesi ortaklığıyla kurtarma kazılarına başlanmıştır.
Tarihsel Önemi ve Kale-Kent Modeli
Radyokarbon tarihleme yöntemleri ve Niğde Köşk Höyük buluntularıyla yapılan karşılaştırmalar, Güvercinkayası Höyüğü'nün Orta Kalkolitik Çağ'a, yani MÖ 5200 – 4750 (veya MÖ 5000 - 4800) yıllarına dayandığını göstermektedir. Bu yerleşim, Orta Anadolu'daki kale-kent yerleşme modelinin bilinen en eski örneklerinden biridir. Güvercinkayası'nın en dikkat çekici özelliklerinden biri, MÖ 5200 – 4750 gibi çok erken bir dönemde aşağı ve yukarı yerleşme olarak ikiye bölünmüş olmasıdır. Bu bölünme, toplumda hiyerarşik bir yapılanmanın varlığını zorunlu kılarak Anadolu'daki hiyerarşik toplumsal yapının ilk somut örneklerinden birini sunmaktadır. Kentleşmeden yaklaşık 800 yıl önce görülen bu düzen, Anadolu'da erken bir köy ya da toprak ağalığı tarzı sınıf yapılanmasının var olabileceği yönünde yorumlanmaktadır.
Tasarım Ürünü Mimari Yapı ve Buluntular
Güvercinkayası Höyüğü, kentleşme öncesi dönemdeki bitişik düzenli ve tasarım ürünü mimari yapısıyla öne çıkmaktadır. İç içe iki sur ile çevrili olduğu tespit edilen yerleşmenin iç surundaki kule özellikle ilgi çekicidir. Yerleşimdeki konutların neredeyse tamamında günlük kullanım için tahıl depolama alanları yer alırken, kalın duvarlarla koruma altına alınmış özel yapılarda ise çok daha büyük erzak depoları ortaya çıkarılmıştır. Çanak çömlek buluntuları arasında yılan, domuz ve köpek gibi çeşitli hayvanların kabartmalarıyla süslenmiş parçalar dikkat çekmekte olup, buluntuların ağırlıklı kısmını depolama kapları oluşturmaktadır. Kazılarda ele geçirilen yontmataş aletlerin %99'luk büyük bir çoğunluğunu obsidiyen aletler oluşturmaktadır. Şaşırtıcı şekilde hiçbir ok ucuna rastlanmamış, savunma ve avlanma amacıyla sapan taşlarının kullanıldığı anlaşılmıştır.
Tahribat Durumu
Mamasın Barajı Gölü'nün dalgalanmaları, ne yazık ki Güvercinkayası Höyüğü üzerinde ciddi bir tahribat yaratmaktadır. Baraj suları höyüğün kıyılarını aşındırmakta ve buradaki benzersiz tarihi kalıntıların zaman içinde yok olmasına neden olmaktadır. Yapılan tespitlere göre, höyüğün özellikle kuzey kesiminde baraj gölünün yarattığı tahribat üst seviyededir.