Giresun'un Köklü Tarihe Sahip Yayla İlçesi: Alucra
Giresun ilinin doğusunda, deniz seviyesinden ortalama 1.475 metre yükseklikte yer alan Alucra, Karadeniz Bölgesi'nin iç kesimlerinde konumlanmış tarihi ve doğal zenginlikleri bir arada barındıran müstesna bir ilçedir. Yüzölçümü 1.138 km² olan ilçe; Giresun il merkezine 127 km, Gümüşhane'ye 147 km ve Erzincan'a 148 km mesafede yer almaktadır. Karadeniz ikliminden karasal iklim özelliklerine geçiş kuşağında bulunmasıyla kendine has bir coğrafi karaktere sahiptir.
Hititlerden Osmanlı'ya Ulaşan Tarihsel Miras
Alucra'nın yerleşim tarihi oldukça eski dönemlere, Hititlere kadar uzanmaktadır. Tarih boyunca sırasıyla İskitler, Kimmerler, Medler, Persler, Romalılar ve Bizanslılar bölgede hâkimiyet kurmuşlardır. Milattan sonra 391 yılında Orta Asya'dan gelen Kıpçak ve Peçenek Türklerinin istilasına uğrayan yöre, yaklaşık 60 yıl boyunca Türklerin yönetiminde kalmıştır. 8. yüzyılda Maveraünnehir bölgesinden göç eden Oğuz ve Türkmen boyları; Çamoluk, Çakmak ve Koman bölgelerine yerleşerek Türk kültürünün temellerini atmışlardır.
1071 Malazgirt Meydan Muharebesi'nin ardından Türkmen beyi Kuşluhan Bey tarafından fethedilen bölge, Danişmendliler Beyliği'nin idaresine bırakılmıştır. Süreç içerisinde Mengücekliler ile Bizans arasında birkaç kez el değiştiren Alucra, daha sonraları Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yönetimine geçmiştir. Fatih Sultan Mehmed'in bölgeye düzenlediği sefer ve Otlukbeli Muharebesi sonrasında ise Alucra tamamen Osmanlı İmparatorluğu'nun idaresine girmiştir. İlçenin isminin yörede yoğun olarak yetişen aluç ağacından geldiği sanılmaktadır. Diğer bir rivayete göre ise Fatih Sultan Mehmed'in, Şebinkarahisar'da bulunduğu esnada elini bu bölgeye doğru uzatarak burası için 'el-ücrâ' (ücra yer) ifadesini kullandığı söylenmektedir.
Yakın Tarihin İzleri ve Kültürel Kimlik
Anadolu'da patlak veren Celali İsyanları'ndan derinden etkilenen Alucra'da, isyancılar Kuyucu Murat Paşa tarafından sindirilmiştir. Bölgedeki Bağırsak Deresi isminin, karınları yarılarak suya atılanlar nedeniyle verildiği bilinmektedir. Birinci Dünya Savaşı döneminde Alucra'da askeri bir cephe oluşturulmuş ve cephe komutanı Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak karargâhını bugünkü Fevzi Çakmak ile Yeşilyurt köylerinin bulunduğu bölgeye kurmuştur. Yeşilyurt köyü sınırlarındaki Kurbaba Dağı civarında bir şehitlik yer almaktadır. Halkının tamamına yakını Türkmen/Çepnilerden oluşan ilçede, kemençe, davul ve zurna eşliğinde oynanan dinamik horonlar kültürel yaşamın en canlı parçasını oluşturur.
Akarsular, Ormanlar ve Eşsiz Yayla Coğrafyası
Alucra'da akarsuların debisi, ilkbahar aylarında karların erimesi ve yağışların başlamasıyla en yüksek seviyeye ulaşır. Bağırsak Deresi, İnce Dere ve Moran Deresi ilçenin başlıca akarsularıdır. İnce Dere, kaynağını Gavur Dağları'ndaki kar erimelerinden alır ve ağustos ayında tamamen kurur. Yıllık ortalama 560 mm yağış alan ilçede karasal iklim koşulları hâkimdir. Yüksek yayla özelliği taşıyan dağların kuzey yamaçları gür ormanlarla kaplıyken, güney yamaçları daha sade bir bitki örtüsüne sahiptir. Bölgenin en önemli ormanlık alanlarını Tohumluk, Zilovacık, Çalgan, Boyluca ve Aralıktepe ormanları oluşturmaktadır. Gavur Dağları eteklerinde uzanan geniş otlaklar büyükbaş hayvancılık için elverişli ortam sunarken, son yıllarda yaylacılık faaliyetleri turizm, dinlenme ve yayla şenlikleri amacıyla da yoğun şekilde gerçekleştirilmektedir.
Görülmeye Değer İnanç ve Doğa Durakları
Alucra, kültürel ve inanç turizmi açısından çok sayıda önemli durağa ev sahipliği yapmaktadır. Ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında Doludere Köyü'nde yer alan Seyd-i Bekir Türbesi, ilçe merkezindeki Babapınar Mahallesi'nde bulunan Sarı Dede Türbesi ve Aktepe Köyü'nün Belençayır Mahallesi'ndeki Mayıs Deresi (Hayran Kaplıcaları) yer alır. Ayrıca Arda Köyü yakınlarındaki Arda Boğazı ile Kamışlı Köyü'nde bulunan Kamışlı Gözesi ve tarihi Kamışlı Kilisesi görülmeye değer yerlerdendir. Karaağaç Mahallesi'ndeki Çayır Göze doğaseverlerin ilgisini çekerken, Boyluca Köyü'ndeki Seyyid Mahmud Çağırgan Veli Türbesi, Fevzi Çakmak Köyü'ndeki Seyyid Çağırgan İsmail Hakkı Veli Türbesi ve Gürbulak Köyü'ndeki Çağırgan Gülami Yakup Efendi Türbesi ilçenin zengin manevi mirasını yansıtan diğer önemli inanç merkezleridir.