Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Şebinkarahisar, Giresun ilinin tarihi ve kültürel açıdan en zengin ilçelerinden biridir. Deniz seviyesinden ortalama 1.371 metre yükseklikte konumlanan bu tarihi yerleşim, 1.396 km²lik bir yüzölçümüne sahiptir. Geçmişte Karahisar-ı Şarkî adıyla anılan ve 1923 yılında il yapılan Şebinkarahisar, 1933 yılında Giresun vilayetine bağlanmıştır. İlçenin günümüzdeki adı, 12 Ekim 1924 tarihinde Türk Ocağı'ndaki gençlere yaptığı konuşmada bu şehri çok beğendiğini belirten Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın teklifiyle "Şebinkarahisar" olarak düzeltilmiştir. Fatih Sultan Mehmed de 1473 yılındaki Otlukbeli Muharebesi'nin ardından İstanbul'a dönerken buraya uğramış ve şehirde üç gün kalmıştır.
Şebinkarahisar'ın Köklü Tarihi ve Geçmişi
Şebinkarahisar'ın derin tarihi hakkında bazı görüşler, bölgenin Hititler döneminde "Azzi Hayaşa Ülkesi" olarak adlandırıldığını ve burada Kaşkaların yaşadığını belirtmektedir. Tarih boyunca Kimmerler ve İskitlerin saldırılarına maruz kalan bölge, MÖ 298-263 yılları arasında Pontus Krallığı hakimiyetinde kalmıştır. 6. yüzyıl Bizans tarihçisi Prokopius, Romalı general Pompeius'un MÖ 65 yılında antik bir yapı olan kaleyi ele geçirerek adını Colonia (Koloneia) olarak değiştirdiğini aktarmaktadır. Kalede bulunan 9. veya 10. yüzyıla ait Grekçe yazıt da buranın antik Koloneia şehri olduğunu doğrulamaktadır. Tarih boyunca Koğoniya ve Türkçe biçimiyle Kuğuniya olarak da adlandırılan şehir, MS 391'de Orta Asya'dan gelen Peçenek ve Kuman Türklerinin istilasına uğramış, bu toplulukların daha sonra Hristiyanlaşmasıyla meşhur Kayadibi Meryemana Kilisesi inşa edilmiştir.
Mengüceklilerden Osmanlı Sancağına Uzanan Süreç
1071 Malazgirt Meydan Muharebesi'nin ardından tamamen Türk hakimiyetine giren Şebinkarahisar, Mengücek Gazi ve Danişmend Gazi tarafından fethedilmiştir. Şehir, 1228 yılında Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlanmış; bu devletin yıkılmasının ardından sırasıyla İlhanlılar, Eratnalılar, Kadı Burhaneddin ve Akkoyunlu beyliklerinin idaresine girmiştir. Akkoyunluların 1473 yılında Fatih Sultan Mehmed'e yenilmesiyle Osmanlı idaresine geçen kent, "Karahisar-ı Şarkî" adıyla sancak yapılarak "Şehzadeler Şehri" olarak da anılmıştır. Farklı dinlere mensup toplulukların yüzyıllarca bir arada yaşadığı ilçede, 1915 yılında Ermeni ayaklanması yaşanmış ve bu olaylar sırasında kaleyi ele geçiren isyancılarla yaşanan 20 günlük çatışmalarda 403 Türk hayatını kaybetmiş, 176'sı yaralanmış ve kale içindeki tarihi evler ile bir cami yıkılmıştır. Kurtuluş Savaşı'nda büyük gayret gösteren Şebinkarahisarlılar, 1919 Erzurum Kongresi'ne delege Dr. Cemil Şencan'ı göndermiş ve 1920'de Anadolu Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Şurası'nı kurmuştur.
Görülmeye Değer Tarihî Eserler ve Yapılar
Şebinkarahisar Kalesi
İlçenin güneyinde bazalt bir tepe üzerinde yükselen görkemli kale, savunma gücünü artıran Mengücek hükümdarı Fahrettin Behramşah'ın 1184 tarihli ilaveleriyle şekillenmiştir. İç ve dış olmak üzere iki kısımdan oluşan kalenin içinde kayalara oyulmuş su sarnıçları bulunmaktadır. 1915 yılındaki Ermeni isyanı sırasında kalenin içindeki 70 kadar ev ve bir cami yakılıp yıkılmıştır.
Meryem Ana Manastırı
İlçe merkezinin 11 km doğusundaki Sarıyer Köyü sınırlarında yer alan bu eşsiz yapı, yekpare bir kayanın içi oyularak 4 katlı ve 32 odalı olarak inşa edilmiştir. Duvarları resimlerle süslü olan manastır, 1939 depreminde hasar görmüş ve ulaşımı zorlaşmıştır. Tarih boyunca her yıl 28 Ağustos'ta çevre illerden gelen Rumların katıldığı dini törenlere ev sahipliği yapmıştır.
İstiklal Çeşmesi ve Atatürk Evi Müzesi
1927 yılında eski belediye binası önüne ahşap çatılı olarak yaptırılan İstiklal Çeşmesi, top, mermi ve ay yıldız motifleriyle süslü su haznesiyle ilçenin simgelerindendir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 11 Ekim 1924'teki ziyareti sırasında konakladığı ev ise kamulaştırılarak aslına uygun restore edilmiş ve 11 Ekim 1982 tarihinde Atatürk Evi ve Müzesi adıyla ziyarete açılmıştır.