Yoshinori Moriwaki, 1958 yılında Japonya'da doğmuştur. Yüksek mimar ve yüksek inşaat mühendisi olan tecrübeli uzman, 1999 yılındaki büyük Marmara depreminin ardından incelemeler gerçekleştirmek amacıyla bir aylığına Türkiye'ye gelmiş ve o tarihten bu yana İstanbul'da yaşamaya başlamıştır.
Dev Projeler ve Mühendislik Kariyeri
Hazama Ando Corporation bünyesinde Petronas İkiz Kuleleri ve Akashi Köprüsü gibi devasa yapıların inşasında sorumluluk alan ünlü mühendis, Japonya Yurtdışı İnşaat Şirketleri Derneği Türkiye Şubesi Genel Sekreterliği görevini de başarıyla yürütmektedir. Aktif deprem bölgelerinden biri olan Sendai şehrinde tam 13 yıl boyunca aralıksız görev yapan mimar, zengin bir saha birikimine sahiptir. Türkiye'de bulunduğu süre zarfında Marmaray ve İzmit Körfezi Geçiş Köprüsü gibi hayati projelerin denetim süreçlerini titizlikle yönetmiştir. Ülkemizde gerçekleştirilen çok sayıda büyük sanayi ve altyapı yatırımının altında da yine onun imzası bulunmaktadır. Mimarın teknik yönetiminde görev aldığı başlıca yapılar şunlardır:
- İstanbul Swiss Otel projesi
- YKK Fermuar Fabrikası inşaatı
- Honda ve Toyota otomotiv fabrikaları
- Adapazarı Toyotasa Acil Yardım Hastanesi
Moriwaki, evlidir ve bir oğlu vardır. Birikimini toplumla paylaşmak amacıyla Türkiye'nin pek çok ilinde eğitici deprem seminerleri organize etmektedir.
Hayat Kurtaran Yapısal Uyarılar
Japon uzman, sarsıntı öncesi ve sonrasında izlenecek yolların okullarda düzenli afet eğitimleriyle öğretilmesi gerektiğini belirtmektedir. Olası afetlerde okulların jeneratör, su ve yiyecek stoklarıyla donatılarak kapalı toplanma alanlarına dönüştürülmesini önermektedir. Deprem bölgelerindeki yolların ulaşıma kapanmayacak şekilde düzgün yapılmasının hayati önem taşıdığının altını çizmektedir. Asıl sorumluluk devlet ve belediyelere düşmektedir. Hatay fay hattı ile Kıbrıs'a uzanan Doğu Akdeniz kuşağında yeni depremlerin gerçekleşebileceğini öngörmektedir. Marmara Bölgesi için ise net zaman vermemekle birlikte yüzde yetmiş ihtimalle büyük bir sarsıntı beklendiğini açıklamıştır.
Binaların sismik kauçuk izolatörler kullanılarak güçlendirilmesinin deprem risklerini büyük oranda ortadan kaldıracağını savunmaktadır. Yapı maliyetini sadece yüzde 2,5 artıran bu teknolojinin tüm okul ve konut projelerinde zorunlu olması gerektiğini savunmaktadır. Sanayi tesislerinin İzmit ve Yalova gibi yumuşak zeminler yerine deprem riski düşük dağlık alanlara taşınmasını tavsiye etmektedir. İmar barışı gibi uygulamalar kabul edilemez.
