Türk sinemasının ve sahne sanatlarının çok yönlü isimlerinden biri olan Yılmaz Duru, 8 Ağustos 1929 tarihinde Adana'da dünyaya gözlerini açtı. Sanat dünyasına ilk adımını henüz genç yaşta, 1944 senesinde sahnelenen Ses opereti ile atan Duru; oyunculuktan yönetmenliğe, dansçılıktan senaristliğe uzanan ve tüm hayatını kaplayan geniş bir yelpazede silinmez izler bıraktı. Yaşamı boyunca sanatı adeta bir hayat biçimi olarak benimseyen ünlü aktör, hem yerel hem de uluslararası alanda edindiği tecrübeleri Türk sinemasına aktarmayı başardı. Kanser hastalığı nedeniyle 2 Mart 2010'da İstanbul'da vefat eden usta isim, geride unutulmaz bir sanatsal miras bıraktı. Onun bu görkemli kariyeri, Adana'dan başlayıp Amerika'ya ve oradan da Sovyetler Birliği ile yapılan ortak projelere kadar uzanan büyüleyici bir yolculuğun hikayesidir.
Sahneden Beyaz Perdeye Uzanan Serüven
Sanat yolculuğunda 1940'ların ortasında adım atan usta sanatçı, ilk dönemlerinde sahnelerde fırtına gibi esti. Sahne tozunu ilk kez Ses operetiyle yutan sanatçı, yeteneklerini sergilemekten hiçbir zaman çekinmedi. Oyunculuk kariyerine adım atmadan önce, bir dönem profesyonel olarak dansçılık mesleğini icra etti. Beden dilini ve ritim yeteneğini sahne üstünde sergileyen Duru, bu alanda adından söz ettirmeyi başardı. Yıl 1954 olduğunda yeni bir dönem başladı. Başarılı dans kariyerinin ardından kameraların karşısına geçerek profesyonel oyunculuk hayatına ilk adımını attı. Sinema perdesinde canlandırdığı karakterlerle izleyicilerin beğenisini kazanan usta aktör, bu süreçte özel hayatında da önemli bir birlikteliğe imza attı. Sinemanın tanınan simalarından olan Nilüfer Aydan ile hayatını birleştirerek sanatla iç içe bir evlilik yaşadı.
Amerika Yılları ve Tura Film'in Kuruluşu
Sanatını daha da ileriye taşımak isteyen başarılı oyuncu, kariyerinde yeni ufuklar açmak amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. Büyük sanatçının yolu Amerika'ya uzandı. Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunduğu süre boyunca hem dans öğretmenliği yaparak geçimini sağlamış hem de orada sinema ve televizyon alanlarında son derece kapsamlı ve derinlemesine eğitimler almıştır. Ülkedeki hareketli sanat ortamı, Duru'nun vizyonunu genişletmesi için harika bir zemin hazırladı. Yurda döndüğünde ise sinema sektörüne yön vermek amacıyla Tura Film adını verdiği kendi yapım şirketini kurdu. Bu çatı altında hem yönetmenlik koltuğuna oturdu hem de yapımcı sıfatıyla yeni projelerin arkasındaki güç haline geldi.
Sanata Adanmış Çok Yönlü Bir Ömür
Yılmaz Duru, Türkiye'ye döndükten sonra sadece yerel projelerle sınırlı kalmadı. O, dur durak bilmedi. Vizyoner kimliği sayesinde sınırları aşarak Sovyet film yapımcıları ile bir araya geldi ve ortak sanatsal çalışmalarına imza attı. Sinemanın her alanında aktif olmayı amaçlayan Duru, aynı zamanda kendi yönettiği ve ürettiği yapımların senaryolarını da bizzat kendisi kaleme aldı. Sanat hayatı boyunca üretkenliğini her daim en üst seviyede tutan usta isim, çok yönlülüğünü müzik alanında da kanıtladı. Kariyeri boyunca üstlendiği görevlerin yanı sıra, tam üç farklı sinema filminin müziklerine de imzasını attı.
Onun sinemaya sunduğu katkılar şu alanlarda kendini göstermiştir:
- Kendi kurduğu Tura Film bünyesinde imza attığı nitelikli yapımcılık ve yönetmenlik çalışmaları
- Uluslararası vizyonunu yansıtan Sovyet sinemacıları ile gerçekleştirilen ortak yapımlar
- Hikaye anlatımındaki ustalığını ortaya koyan özgün senaryo yazarlığı faaliyetleri
- Farklı disiplinlerdeki yeteneğini sergilediği profesyonel dansçılık ve dans eğitmenliği
- Sanat hayatında üstlendiği rollerin yanı sıra üç ayrı yapım için bestelediği film müzikleri
Hayatının son dönemlerinde yakalandığı amansız kanser hastalığı nedeniyle İstanbul'da yaşamını yitiren ve Türk sinemasına yıllarca emek vermiş olan usta sanatçının naaşı, Feriköy Mezarlığı'nda sonsuzluğa uğurlanmıştır. Onun adı, Türk sinemasının altın sayfalarında yaşamaya devam ediyor.
