Güreş tarihinin altın sayfalarına adını yazdıran efsanevi sporcu Yaşar Doğu, Samsun'un Kavak ilçesinde başlayan öyküsünü dünya çapındaki zaferlerle taçlandırmış bir kahramandır.
Olimpiyat, Avrupa ve Dünya şampiyonluklarıyla bayrağımızı minderin en tepesine taşıyan unutulmaz güreşçimiz, kazandığı zaferlerle milletimizin göğsünü kabarttı.
Karakucak güreşinden milli formanın gururuna uzanan bu destansı yolculuk, Türk sporuna yön veren büyük bir miras bıraktı.
Minder hasreti nihayet son buldu.
Karakucaktan Minder Şampiyonluğuna Uzanan Gençlik
Samsun'un Kavak ilçesi Karlı köyünde 1913 yılında doğan Yaşar Doğu, Kafkas Türklerine mensup bir ailenin evladıdır.
Babası Gazi Osman Çavuş Birinci Dünya Savaşı'nda şehit olunca, annesi Feride Hanım ailesini babasının köyü Emirli'ye taşımak zorunda kaldı.
Feride Hanım'ın yaptığı ikinci evlilik sonrası küçük çocuk, 1918 yılında henüz beş yaşındayken Amasya'nın Kurnaz köyünde yaşayan öz halası Ayşe Tok'un (Doğu) yanına gönderilerek orada sevgiyle büyüdü.
Askerliği esnasında Güreş İhtisas Kulübü'ne katılması, onun minder güreşiyle tanışmasını sağlayan en önemli dönüm noktası oldu.
Vatani görevini 1938 yılında tamamladıktan sonra Ankara'ya yerleşerek kulübü adına profesyonelce güreşmeye devam etti.
1936 senesinde Ankara'da vatan borcunu ödemek için askere gidene dek halasının yanında yaşayan Doğu, bu uzun süreçte çiftçilik ve hayvancılık işleriyle meşgul olarak kendi geçimini başarıyla sağladı.
Köy düğünlerinde düzenlenen geleneksel güreş müsabakalarına katılarak güç denemeleri yapan genç sporcu, henüz delikanlılık çağının eşiğinde yaman bir karakucak güreşçisi olarak namını tüm çevreye duyurmayı başardı.
Başkent Ankara'da askeri vazifesine başladı.
Milli Takım ve Avrupa Sahnesinde İlk Zaferler
Milli formayı ilk kez 1939 yılında sırtına geçiren başarılı sporcu, büyük başarıların kapısını araladı.
Oslo'da 1939 yılında düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda 66 kiloda mücadele eden sporcu, dört karşılaşmanın birini sayı ile kaybederek gümüş madalya kazandı.
İstanbul Çemberlitaş'ta 1940 senesinde organize edilen Balkan Şampiyonası'nda ise rakiplerini üç tuşla devirerek 66 kiloda birincilik kürsüsüne çıktı.
Bu zaferle birlikte Balkan Oyunları kapsamında grekoromen stilde hafif sıklette gümüş madalyayı da hanesine yazdırmayı başardı.
Savaş yılları sporu sekteye uğrattı.
İkinci Dünya Savaşı sebebiyle uluslararası spor organizasyonlarına altı yıl boyunca zorunlu ara verilmek zorunda kalındı.
Müsabakalardan uzak geçen bu zorlu dönemin ardından 1946'da Kahire ve İskenderiye'deki iki milli mücadeleden de iki tuşla galip ayrıldı.
Stockholm'deki Avrupa Şampiyonası'nda 73 kiloda çıktığı altı maçın tamamını kazanarak ilk kez Avrupa şampiyonu oldu.
Bir yıl sonra Prag'da düzenlenen Grekoromen Şampiyonası'nda rakiplerini alt ederek 73 kiloda şampiyonluğunu korudu.
Tüm rakiplerini tek tek yendi.
Olimpiyat Kürsüsü ve Altın Çağ
Londra'da 1948 yılında düzenlenen Olimpiyatlar, Yaşar Doğu'nun kariyerini zirveye taşıyan tarihi dönüm noktası oldu.
Olimpiyatlarda mindere çıkan milli sporcu, karşılaştığı beş rakibini de mağlup ederek yarı orta sıklette serbest stilde altın madalyanın sahibi oldu.
Zafererlerin ardından, 1949'da milli takımla İtalya, İsviçre, İsveç ve Finlandiya'yı kapsayan Avrupa turnesine çıktı.
Turne boyunca 79 kiloda toplam yedi müsabakaya katılan sporcu, bu karşılaşmaların tamamını kazanarak gücünü bir kez daha dünyaya gösterdi.
Aynı sene İstanbul'daki Avrupa Şampiyonası'nda yine 79 kiloda yarışan Doğu, ilk üç rakibini tuşla yendi.
Zorlu final mücadelesinde İsveçli rakibi Groemberg'i sayı ile yenerek orta sıklette şampiyonluk kupasını kaldırdı.
Asya turnesinde Bağdat, Basra ve Lahor'da yaptığı tüm müsabakalarda rakiplerini yine tuşla yenerek ününü pekiştirdi.
Minderdeki üstünlüğü dillere destan oldu.
Helsinki'de 1951 yılında düzenlenen şampiyonada 87 kilo ile kariyerinin tek Dünya Şampiyonluğunu elde etti.
Bu şampiyonlukta Finlandiyalı, İranlı, Alman ve İsveçli rakiplerini yenerek altın madalyaya uzandı.
Zafere giden yol kolay olmadı.
Minderden Sonra Antrenörlük ve Mirası
Londra Olimpiyatları sonrası kendisine ev hediye edilen milli sporcu, Olimpiyat Komitesi tarafından profesyonel ilan edildi.
Bu karar sebebiyle 1952 yılında düzenlenen Helsinki Olimpiyatları'na katılamayan şampiyon güreşçi, 1951 senesinde aktif sporculuk kariyerini noktaladı.
Güreşi bıraktıktan sonra minderden uzaklaşmayan efsane isim, Milli Takım bünyesinde antrenör olarak görev yapmaya başladı.
Bilgi ve birikimini yeni nesillere aktaran Doğu, Türk güreşine hizmet ederek uluslararası alanda madalyalar kazanacak şampiyonlar yetiştirdi.
Milli Takım kafilesiyle beraber İsveç'te bulunduğu 15 Aralık 1955 tarihinde çok ağır bir kalp krizi geçirdi.
Hayatta kalmayı başaran tecrübeli antrenör, hekimlerin mutlak surette dinlenmesi yönündeki kesin tavsiyelerine kulak asmayarak görevini inatla sürdürdü.
Vatan sevgisiyle dolu spor adamı, 8 Ocak 1961 tarihinde Ankara'da henüz 48 yaşındayken kalp krizi neticesinde vefat etti.
Cenazesi Cebeci Askeri Şehitliği'ne defnedilen Yaşar Doğu'nun anısını yaşatmak üzere Ankara'da bir spor salonuna adı verildi.
Türk sporunun bu büyük çınarı anısına her yıl prestijli bir uluslararası güreş turnuvası düzenlenmektedir.
Minderde adeta fırtına gibi esti.
Güreş efsanemizin hafızalardan silinmeyen başarı dolu bazı istatistikleri ve madalyaları şu şekildedir:
- Milli kariyeri boyunca yalnızca bir kez mağlubiyet yüzü gören şampiyon, Türk güreşinin dünyadaki en güçlü temsilcisi olduğunu tescilledi.
- 1951 Helsinki Dünya Güreş Şampiyonası'nda hafif ağır sıklette altın madalya alarak dünyanın en iyisi olduğunu kanıtladı.
- Ay-yıldızlı şanlı forma altında çıktığı toplam kırk yedi resmi müsabakanın kırk altısından zaferle ayrılırken, bu galibiyetlerin otuz üçünü rakiplerini tuşla mağlup ederek kazanıp rekor kırmayı başardı.
- Avrupa şampiyonalarında 1946 Stockholm'de yarı orta sıklette serbest stilde, 1949 İstanbul'da orta sıklette serbest stilde ve 1947 Prag'da hafif sıklette grekoromen stilde altın madalyalar kazanarak büyük zaferler elde etti.
- Bu başarılar tüm ülkede yankılandı.
- Helsinki Olimpiyatları'na katılması maalesef engellendi.
- Milli takımda antrenörlük görevine başladı.