Mehmet Yaşar Büyükanıt, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde 25. Genelkurmay Başkanı olarak hizmet etmiş, askeri kariyeri ve siyaset sahnesindeki hamleleriyle tanınan etkili bir Türk askeridir. 1 Eylül 1940 tarihinde İstanbul'un Eyüp ilçesinde doğan Büyükanıt, 21 Kasım 2019 günü yine aynı kentte hayata veda etmiştir. Görev yaptığı süreçte yazdığı e-muhtıra ve Dolmabahçe görüşmesi gibi olaylarla Türk siyasi tarihinde kalıcı izler bırakmıştır.
Askeri Liseden Ordunun Zirvesine
Büyükanıt'ın askeri serüveni genç yaşlarda başladı. 1959 senesinde Erzincan Askerî Lisesi'ni tamamlayan genç subay adayı, eğitimine Kara Harp Okulu'nda devam ederek 1961 yılında buradan başarıyla mezun oldu. Askeri bilgisini pekiştirmek amacıyla 1963'te Piyade Okulu'nu da bitiren Büyükanıt, ordunun çeşitli kademelerinde sorumluluklar üstlendi. 1983-1986 yılları arasında Kuleli Askerî Lisesi Komutanı olarak görev yaparken genç dimağları yetiştirdi. Ordunun diğer kademelerindeki başarılarını takiben, 1986 ile 1988 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanlığı gibi prestijli bir görevi deruhte etti.
1988 yılında tuğgeneralliğe adım atarak generallik makamına yükseldi. Bu dönemde hem 2. Zırhlı Tugay Komutanı hem de AFSOUTH bünyesinde İstihbarat Daire Başkanı olarak önemli görevlerde yer aldı. Dört yıl sonra, 1992'de tümgeneral rütbesine terfi etti. Bu aşamada Genelkurmay Genel Sekreterliği koltuğuna oturan Büyükanıt, aynı zamanda üç yıl boyunca Kara Harp Okulu Komutanı olarak Türk ordusuna yeni subaylar kazandırdı. Yükseliş grafiğini sürdürerek 1996'da korgeneralliğe, 2000'de ise orgeneralliğe ulaştı. Orgeneral rütbesiyle 2004 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevini devraldı. 1 Eylül doğumlu olması, kariyerinde ilginç bir dönüm noktası oluşturdu; eğer iki gün erken doğmuş olsaydı yaş haddinden emekliye ayrılacakken, bu doğum tarihi sayesinde 31 Temmuz 2006'da Genelkurmay Başkanlığı makamına atandı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin zirvesindeki bu görevi 30 Ağustos 2008 tarihindeki emekliliğine dek sürdürdü.
Siyasi Tartışmalar, Şemdinli ve Dolmabahçe
Yaşar Büyükanıt'ın komutanlık dönemi, Türk siyasetini ve yargısını sarsan fırtınalı olaylara sahne oldu. 9 Kasım 2005 tarihinde gerçekleşen Şemdinli olayları sırasında, üzerinde bomba ve silahlarla yakalanan astsubay Ali Kaya hakkında söylediği 'Tanırız kendisini, iyi çocuktur' ifadesi büyük bir yankı uyandırdı. Bu açıklama nedeniyle yargı sürecini yönlendirmeye çalıştığı iddia edildi. Olayı soruşturan savcılık, Büyükanıt hakkında örgüt kurmak, sahte belge hazırlamak ve görevini kötüye kullanmak suçlamalarıyla Genelkurmay'dan soruşturma talep etti. Genelkurmay ise sert bir açıklama ile Savcı Ferhat Sarıkaya'yı hedef aldı. Yıllar sonra, 2009'da Mehmet Ali Birand'ın hazırlayıp sunduğu 32. Gün programında konuşan Büyükanıt, sözlerinin bağlamından koparıldığını savundu. Astsubayın yargılanmasından önce aslında 'Tanırım bunu iyi çocuktur ama bir suç işlemişse cezasını çeker' dediğini vurgulayarak, ifadenin sadece ilk kısmının servis edildiğini dile getirdi. Aynı programda, davanın herhangi bir somut belgeye dayanmadığını ve bir meczubun beyanları üzerinden çete suçlaması yapılamayacağını da sözlerine ekledi. İddianamenin yayınlanmasının ardından kendisini arayan bir gazeteci dostuna ise, geçmişte dağda mücadele ettikleri gibi adalet önünde de mücadele etmekten çekinmeyeceğini, savunmasını avukatsız yapabilecek güçte olduğunu ilettiğini ifade etti.
Genelkurmay Başkanlığı döneminde yaşanan en kritik gelişmelerden biri, 2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde askeriye internet sitesinden yayınlanan bildiri oldu. Medyada e-muhtıra olarak adlandırılan bu metni bizzat kendisinin yazdığını, emekliliğinden sekiz ay sonra katıldığı 32. Gün programında itiraf etti. Diğer taraftan, 4 Mayıs 2007 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Dolmabahçe Sarayı'nda gerçekleştirdiği baş başa görüşme de kamuoyunda pek çok spekülasyona yol açtı. İki isim de görüşmenin detaylarını mezara kadar sır olarak saklama kararlılığı günümüze kadar korundu.
2010 yılında sızdırılan WikiLeaks belgeleri ise askeri kanattaki görüş ayrılıklarına ışık tuttu. 2011'de yerli basında yer bulan kriptolara göre, dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'e karşı muhalif tavır sergileyen yedi general arasında şu isimler yer alıyordu:
- Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman
- Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur
- 1. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan
- Ege Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon
- 2. Ordu Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri
- MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tunçer Kılınç
Aynı belgede Büyükanıt'ın ise süreçte ikili bir tutum sergilediği öne sürülmüştü.
Özel Yaşamı ve Vefatı
Askeri kimliğinin ötesinde Yaşar Büyükanıt, renkli kişiliği ve sosyal yönüyle de tanınıyordu. Eşi Filiz Büyükanıt'ın 17 Kasım 2019 tarihindeki vefatına dek evli kalan eski Genelkurmay Başkanı, bir kız çocuk babasıydı. İyi derecede İngilizce konuşabilen emekli orgeneral, televizyon dünyasına da adım atarak Beykent TV'de Kırmızı Çizgi adlı programın sunuculuğunu üstlendi. Ayrıca akademik alanda da faaliyet göstererek Beykent Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi'nde danışman pozisyonunda çalıştı.
Büyükanıt aynı zamanda tutkulu bir futbolseverdi. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 6040 sicil numaralı kongre üyesi olan Büyükanıt, sarı-lacivertli renklere gönül vermişti. Askerlik görevi icabı Diyarbakır'da 7. Kolordu Komutanı olarak bulunduğu dönemlerde ise Diyarbakırspor'un müsabakalarını tribünden takip etmeyi ihmal etmezdi. İstanbul'da kalp yetmezliği sebebiyle tedavi gördüğü hastanede 21 Kasım 2019'da 79 yaşında vefat eden Büyükanıt'ın cenazesi, düzenlenen resmi askeri törenin ardından Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
