İçeriğe Atla
Yakup Satar fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Yakup Satar Kimdir?

Yakup Satar kimdir? Kırım doğumlu İstiklal Madalyası sahibi kahraman asker, I. Dünya Savaşı ve Milli Mücadele'de savaşan son Türk gazimizdir.

Diğer adlar: Son Türk Gazisi

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Yakup Satar Hakkında

Türk tarihinin en önemli canlı tanıklarından biri olan, İstiklal Madalyası sahibi kahraman asker Yakup Satar; 1898 yılında Kırım'da başlayan ve 2 Nisan 2008 tarihinde Eskişehir'de 110 yaşında nihayete eren asırlık ömrü boyunca, I. Dünya Savaşı'nın Irak Cephesi'nden Milli Mücadele saflarına kadar uzanan geniş bir yelpazede vatan savunması için canla başla mücadele etmiş olan son Türk gazisidir. Askerlik vazifesini her şeyin üzerinde tutan Satar, genç yaşta giydiği şerefli üniformasıyla tarihin en kritik kavşaklarında yer almış ve bağımsızlık mücadelesinin yaşayan son simgesi olarak adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır.

Kırım'dan Eskişehir'e Uzanan Çocukluk Yılları

1898 yılında, Karadeniz'in kuzeyindeki tarihi yarımada Kırım'da dünyaya gözlerini açan Yakup Satar, çocukluğunun ilk yıllarını burada geçirdi. Annesi Bahtlı Hanım ve babası Hızır Bey'in himayesinde büyüyen küçük Yakup, henüz beş yaşındayken ailesiyle birlikte büyük bir göç yolculuğuna çıktı. Bu zorlu yolculuk, Satar ailesini Anadolu'nun bağrına, ömrünün neredeyse tamamını geçireceği Eskişehir topraklarına ulaştırdı. Eskişehir, onun için sadece yeni bir yurt değil, aynı zamanda ilerleyen yıllarda sergileyeceği kahramanlıkların da sessiz bir şahidi olacaktı.

Cihan Harbi ve Bağdat Cephesindeki Zorlu Mücadele

Genç Yakup, takvimler 1915 yılını gösterdiğinde, tüm dünyayı kasıp kavuran I. Dünya Savaşı'nın zorlu şartları altında Osmanlı Ordusu'na katılma kararı aldı. Vatan savunmasında aktif rol üstlenmek üzere silah altına alınan genç asker, askeri eğitimlerinin ardından sıcak çatışmaların yaşandığı Irak Cephesi'ne sevk edildi. 1917 yılına gelindiğinde ise askeri kariyerinde önemli bir dönüm noktası yaşandı; Bağdat'ta icra edilmesi planlanan son derece gizli ve özel bir operasyon için seçilen elli kişilik seçkin Osmanlı birliğinde kendine yer buldu.

Ancak cephedeki dinamiklerin hızla değişmesi üzerine bu özel operasyon iptal edildi. Bu gelişmenin ardından normal muharip taburlardan birine dahil olan kahraman asker, Bağdat ve çevresindeki askeri görevlerini kararlılıkla sürdürdü. İstanbul'un işgal edilmesiyle birlikte, mensubu olduğu askeri birlik İngiliz kuvvetlerine teslim olmak zorunda kaldı. Bu talihsiz gelişme, genç asker için iki yıl sürecek olan çileli ve zorlu bir esaret döneminin başlangıcı oldu.

Esaretten Kurtuluş ve Milli Mücadele Ruhu

Takvim yaprakları 1919 yılını gösterirken taraflar arasında gerçekleştirilen esir değişimi anlaşması, Satar'ın esaret zincirlerini kırmasını sağladı. Yıllardır hasretini çektiği memleketine kavuşan gazi, Eskişehir'e dönerek sevdikleriyle hasret giderdi. Fakat bu huzurlu günler, vatan topraklarının dört bir yandan işgal edilmeye başlanmasıyla kısa sürü. Eskişehir'de çok kısa bir süre kalan vatansever asker, Anadolu'da yükselen bağımsızlık meşalesine ortak olmak amacıyla vakit kaybetmeden harekete geçti.

Ülkenin bağımsızlığı için Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde başlatılan Milli Mücadele saflarına katılan kahraman gazi, vatan topraklarının kurtuluşu için cepheden cepheye koştu. Gösterdiği üstün gayret ve fedakarlıklar neticesinde, Türk milletinin bağımsızlık nişanesi olan şerefli İstiklal Madalyası ile taltif edildi. Savaşın zaferle taçlanmasının ardından, silahını bırakıp sabanının başına geçen Satar, hayatının geri kalan büyük bir bölümünü çiftçilik yaparak ve toprağı işleyerek geçirdi. Toprakla uğraştığı bu uzun yıllar boyunca hem ailesinin geçimini sağladı hem de Eskişehir'in sosyal hayatına katkıda bulunmaya devam etti.

Son Buluşma ve Asırlık Çınarın Vedası

Gazi Yakup Satar, ömrünün son demlerine kadar Eskişehir'de sakin ve huzurlu bir yaşam sürdü. Geniş bir aileye sahip olan bu asırlık çınar, geride bıraktığı şu değerlerle anılmaktadır:

  • Kendisine her zaman destek olan ve soyunu sürdüren altı çocuk,
  • Dedelerinin kahramanlık hikayeleriyle büyüyen elliye yakın torun,
  • Vatan savunmasındaki fedakarlıklarını anlatan unutulmaz anılar ve belgeler.

Yaşamı boyunca vatan sevgisini nesillere aktaran kahraman, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini bizzat yaşamış son tanıklardan biriydi. Kendisi gibi hayatta kalan diğer son iki gazi dostu Ömer Küyük ve Veysel Turan ile birlikte, yönetmenliğini Nesli Çölgeçen'in üstlendiği 2007 yapımı ünlü Son Buluşma belgeselinde yer alarak, Kurtuluş Savaşı'na dair paha biçilemez anılarını gelecek nesillere miras bıraktı.

Hayatının 110. yılına basmasına çok kısa bir süre kala aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Satar, burada gördüğü tedavinin ardından sağlığına kavuşarak hekimlerin onayıyla evine taburcu edildi. Ancak bu büyük çınar, taburcu edildikten kısa bir süre sonra, 2 Nisan 2008 tarihinde Eskişehir'in Seyitgazi ilçesindeki hanesinde hayata gözlerini yumdu. Cenazesi, 6 Nisan 2008 tarihinde devlet erkanı ve halkın yoğun katılımıyla düzenlenen görkemli bir askeri törenle ebedi istirahatgahına tevdi edildi. Arkasında sadece hüzünlü bir millet değil, gurur dolu bir tarih bıraktı.

Sıkça Sorulan Sorular

Yakup Satar kimdir?

Yakup Satar kimdir? Kırım doğumlu İstiklal Madalyası sahibi kahraman asker, I. Dünya Savaşı ve Milli Mücadele'de savaşan son Türk gazimizdir.

Yakup Satar nerede doğdu?

Yakup Satar Kırım doğumludur.

Yakup Satar ne zaman vefat etti?

Yakup Satar 2 Nisan 2008 tarihinde hayatını kaybetti.

Yakup Satar hangi alanda tanınır?

Yakup Satar, Asker olarak tanınır.