Yeşilçam sinemasının dev cüsseli ve sevecen yardımcı oyuncusu Yadigar Ejder, ya da gerçek adıyla Adnan Ayberk, 5 Ekim 1951 tarihinde Sivas'ta dünyaya gözlerini açtı. Büyük umutlar ve hayallerle 1967 yılında İstanbul'un ışıltılı dünyasına adım atan sanatçı, Türk sinemasının en unutulmaz karakterlerine hayat vererek geniş kitlelerin sevgilisi oldu. İstanbul onun için yepyeni bir başlangıçtı. 4 Mart 1991 tarihinde İstanbul'da yaşama veda eden bu dev isim, özellikle efsanevi Kemal Sunal filmlerindeki eşsiz rolleriyle Türk halkının hafızasında silinmez izler bıraktı. Orta halli ve altı çocuklu bir ailenin en büyük evladı olarak başlayan bu yaşam mücadelesi, Yeşilçam'ın en kendine has simalarından biri haline gelerek unutulmaz bir destana dönüştü.
Sivaslı Adnan'dan Yeşilçam'ın Yadigar Ejder'ine
Sivas'ta mütevazı koşullarda büyüyen Adnan, henüz ilkokul üçüncü sınıftayken okulu bırakarak erken yaşta hayatın sert rüzgarlarıyla mücadele etmeye başladı. Genç yaşta İstanbul yollarına düşen oyuncu, sinema sektörüne adım atmadan önce kentteki Sivaslı kabadayıların çevrelerinde kendine bir yer edindi. Sınırları zorlayan bir hayatı vardı. Kumarhane sahiplerinin ve pavyoncuların yanında çalışarak metropolün tehlikeli sokaklarında ayakta kalmaya gayret gösterdi. Kameralarla tanıştığında ise çocukken Sivas'ta aynı mahallede oturduğu ve 29 Nisan 1959'da henüz yirmi dokuz yaşındayken cinayete kurban giden meşhur kabadayı Yadigar Aykut'un ismini sahne adı yaptı. Sivas ahalisi tarafından dile getirilen bu iddiaya göre oyuncu, çocukluk anılarında yer eden bu kabadayının ismini beyaz perdeye taşımak istemişti. Bu iddia, CNN Türk ekranlarında yayınlanan bir haberde de 'Sivas’ta ünlü bir kabadayı olan Yadigar’ın adını kullandı' ifadesiyle yer bulmuştur. Sanatçının Yeşilçam sinemasına adım atmadan önceki fırtınalı hayat hikayesi de bu iddiaları güçlü şekilde destekler niteliktedir. İstanbul'daki Sivaslı kabadayı gruplarıyla takılması ve kumarhane sahipleri ile pavyoncuların yanında çalışması sektör temsilcilerince de anlatılmaktadır. Bu isim ona şans getirdi. İzleyiciler onu kısa sürede "Yadigar Ejder" veya "Yadigar Kuzu" olarak tanıdı ve çok sevdi.
Kemal Sunal ile Çekilen Efsane Sahneler
Yeşilçam kariyerinde sayısız yapımda yardımcı oyuncu olarak kamera karşısına geçen emektar sanatçı, özellikle komedi filmlerinin aranan siması haline geldi. Sinema salonları onun eşsiz varlığıyla şenleniyordu. Özellikle şu ünlü yapımlarda canlandırdığı rolleriyle Türk izleyicisinin kalbinde taht kurmayı başardı:
- Şark Bülbülü filmindeki dayak arsızı Mazlum karakteri
- Gerzek Şaban yapımındaki mahallenin sevimli kahvecisi Kahveci Hamza
- Doktor Civanım filminde Kemal Sunal'a eşlik eden unutulmaz Gaffur rolü
Bu unutulmaz roller onun adını sinema tarihine altın harflerle yazdırdı. İri cüssesinin altındaki o yumuşak kalbiyle izleyicide tebessüm uyandıran oyuncunun kostüm bulma süreci bile başlı başına bir Yeşilçam öyküsü barındırıyordu. Değerli yönetmen Memduh Ün, Levent'teki evlerine odun kırmak için gelen ve giyecek hiçbir şeyi olmayan bu genç adama kendi montunu verdiğini anılarında paylaşmıştır. Ün, cezaevinden yeni çıkan oyuncuya pantolon diktirmek için terzinin normalin çok üzerinde, tam üç buçuk metre kumaş kullandığını aktarmaktadır. Kendisi, geçmişte bir kan davası sebebiyle cezaevinde yattığını ve oradan yeni çıktığını yönetmene söylemiştir.
Trajik Son ve Kulaksız Mezarlığı'nda Sonsuz Uyku
Hayatının son evrelerinde ciddi ekonomik darboğazlarla boğuşan sanatçı, 1991 yılının Mart ayında İstanbul'da aniden yaşama gözlerini yumdu. Ölümünün arkasından Taksim Parkı'nda donarak can verdiği yönünde söylentiler yayılsa da gerçek ölüm nedeni tıp dünyası tarafından açıklığa kavuşturuldu. Dev oyuncunun yüksek tansiyon ve şeker hastası olduğu, bu rahatsızlıklara bağlı olarak kalp krizi ve beyin kanaması geçirerek hayata veda ettiği belgelendi. Kayarak başını duvara çarpıp öldüğü iddiası da konuşulanlar arasındaydı. Sivaslı ünlü sanatçının vefatından sonra kulaktan kulağa yayılan bu iddialar Yeşilçam'ın hüzünlü tarihine geçti. Naaşı Beyoğlu Kulaksız Mezarlığı'na defnedilen bu büyük çınarın hayatı, 2015 yılında yayımlanan Erhan Tuncer imzalı "Bir Yadigar Ejder" isimli kitaba konu edildi. Kitap, sinema tarihimizin bu gizemli devinin yaşamını detaylıca ele almaktadır. Yeşilçam'ın bu hüzünlü devi, sinemaseverlerin kalbinde her zaman çok özel bir yere sahip olacaktır.
