Vural Öger, 1 Şubat 1942 tarihinde Ankara'da bir subay çocuğu olarak dünyaya gelen, Almanya turizmine yön vermiş Türk kökenli ünlü bir iş insanı ve politikacıdır. Eğitim almak amacıyla genç yaşta gittiği Almanya'da girişimcilik basamaklarını hızla tırmanarak büyük bir turizm imparatorluğu kurmuş ve ülkedeki Türk toplumunun en önemli temsilcilerinden biri haline gelmiştir. Sosyal Demokrat Parti (SPD) bünyesinde siyaset yapan Öger, Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Milletvekilliği ve Dışişleri Komitesi üyeliği görevlerinde bulunarak iki farklı alanda da adından söz ettirmeyi başardı.
Eğitim Yılları ve Girişimciliğe İlk Adım
Ankara'da geçen çocukluk yıllarının ardından 1960 senesinde liseden mezun olan Öger, yükseköğrenim hedefiyle Almanya'nın yolunu tuttu. Ayrıca, Grafing ve Bad Reichenhall şehirlerindeki Goethe Enstitüsü'nde dil eğitimi aldı. Takip eden yıl olan 1961'de ise Berlin Teknik Üniversitesi'nde mühendislik eğitimine başlayarak 1968 yılında buradaki eğitimini başarıyla tamamladı. Sektöre adım atması ise mezuniyetinin hemen ardından, henüz yirmi yedi yaşındayken gerçekleşti.
Öncelikle Hamburg'da açtığı seyahat bürolarını kısa süre içinde Berlin, Hannover ve Bremen şubeleri takip etti. Bu bürolar üzerinden 1970'li yılların başlarında Türkiye'ye yönelik ilk uçuş seferlerini düzenlemeye başladı. Sektördeki asıl büyük hamlesini ise 1982 yılında gerçekleştirdi ve turizm dünyasında çığır açacak olan Öger Tours GmbH şirketini resmen hayata geçirdi.
Turizmde Büyüme Hamleleri ve Sektörel Sınavlar
Şirketinin faaliyet alanını sürekli genişleten Öger, 1990 yılından itibaren Mısır, Tunus ve Fas gibi ülkelere de uçuşlar başlattı. Zamanla rotalara yeni ülkeler eklendi. Yunanistan, Malta ve Dominik Cumhuriyeti gibi turistik merkezler bu genişleyen rotaların başında geliyordu. Büyüme stratejisi doğrultusunda 1997 yılında ATT Turistik GmbH firmasını bünyesine katan grup, kısa sürede dev bir turizm gücü haline geldi. Öger Grubu, 1990'ların sonuna doğru Küba ve Karayip Adaları'na açılırken, yeni milenyumun eşiğinde programına Çin ve İspanya'yı da dahil etti.
Ancak bu büyük yükseliş dönemi, son derece zorlu bir trajediyle sarsıldı. 1996 yılında, Almanya'dan turist taşıyan Birgen Air'e ait bir yolcu uçağı Dominik Cumhuriyeti açıklarında denize düştü. Çoğu Alman 189 kişinin hayatını kaybettiği bu kaza, Öger için son derece sıkıntılı bir süreci beraberinde getirdi. Alman medyasının bir bölümünün bu kazayı Türkiye ve kendisi aleyhine bir propaganda malzemesi yapmak istediğini belirten ünlü iş insanı, o günlerde derin bir yalnızlık hissettiğini ve Alman dostlarından destek beklediğini dile getirdi.
Siyasi Kimliği ve Vatandaşlık Tercihi
Politikaya olan ilgisi üniversite yıllarında başladı. 2 Haziran 1967 tarihinde Berlin'de gerçekleştirilen İran Şahı karşıtı protestoların ortasında kalan genç mühendis adayı, polis şiddetine maruz kalarak ağır yaralandı. Haftalar süren tedavi sürecinden sonra açtığı tazminat davasında kendisini, dönemin önde gelen savunucularından ve geleceşin Almanya İçişleri Bakanı Otto Schily temsil etti. Bu olay, hayatı boyunca siyasetten uzak durmayı planlayan Öger için önemli bir dönüm noktası oldu.
İş insanının vatandaşlık tercihleri şu şekilde gelişti:
- 1990 yılında Alman vatandaşlığına geçti.
- Yasal değişikliklerle çifte vatandaşlık hakkı kazandı.
- Kimliğini kalbinde taşıdığını belirterek tekrar başvurmadı.
Kendisini her zaman Türk hissettiğini belirten Öger, bu duruşuyla toplumsal alanda saygı uyandıran ve kimliğini asla unutmayan başarılı bir figür olarak kabul gördü.
