Vilhelm Ludwig Peter Thomsen, 25 Ocak 1842'de Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da dünyaya gelen, dünya dilbilim tarihinin en prestijli isimlerinden biridir. Türkçe eserlerde genellikle Wilhelm Thomsen adıyla anılan bu dahi Türkolog, ömrünü karşılaştırmalı filoloji araştırmalarına adamıştır. O, 1893 yılında gizemli Orhun Kitabeleri'nin alfabesini çözmüştür. Bu olağanüstü buluş, Sibirya ve Moğolistan bozkırlarındaki yazılı taşların kadim Türk uygarlığının mirasları olduğunu açıkça kanıtlamıştır. Kendisi, dilbilim alanındaki üstün başarılarından ötürü hayatı boyunca birçok prestijli devlet nişanıyla da ödüllendirilmiştir.
Kopenhag'dan Karşılaştırmalı Dilbilime Uzanan Yol
Vilhelm Thomsen'in çocukluk yılları, posta müdürü olan babasının görev yeri değişikliği sebebiyle Randers kasabasında geçmiştir. İlk eğitimini bu kasabada tamamlayan genç Vilhelm, dillere karşı olan olağanüstü yeteneğini daha o yaşlarda göstermeye başlamıştır. Orta öğreniminin ardından 1859 yılında babasının yönlendirmesiyle Kopenhag Üniversitesi İlahiyat Fakültesine kaydolmuştur. Ancak teoloji eğitimi onun asıl tutkusunu yansıtmıyordu. Çok geçmeden bu bölümden ayrılarak hayallerini süsleyen Filoloji Fakültesine geçiş yapmıştır. Burada karşılaştırmalı dil bilimi, klasik diller ve Kuzey dilleri filolojisi üzerine kapsamlı çalışmalar gerçekleştirmiştir. Thomsen; Sanskritçeden Arapçaya, İspanyolcadan Rusçaya ve Macarcadan Finceye uzanan, geniş bir coğrafyaya yayılmış toplamda on altı farklı yabancı dili mükemmel seviyede öğrenerek üstün dehasını kanıtlamıştır. Dil öğrenme kabiliyeti son derece şaşırtıcıydı. Thomsen'in 1867'de yayımladığı Macar dili hakkındaki makale, onun karşılaştırmalı dil bilimi alanındaki ilk bilimsel çalışmasıdır. Aynı yıl Finlandiya'ya giderek Fin dili üzerinde derinlemesine incelemeler yapan genç araştırmacı, 1869'da büyük ses getiren doktora tezini neşretmiştir. Germen dillerinin Fin-Lap dilleri üzerindeki fonetik ve kültürel tesirini inceleyen bu muazzam çalışma, ona ilerleyen yıllarda Berlin Bilimler Akademisi tarafından takdim edilecek olan prestijli Bopp ödülü'nü kazandırmıştır. Ülkesine döndüğünde bir süre öğretmenlik yapsa da 1871 yılında Kopenhag Üniversitesinde dil bilimi doçenti olarak göreve başlamıştır. Dört yıl sonra, yani 1875 senesinde profesörlük unvanına layık görülmüştür. Akademik basamakları hızla tırmanan bilim insanı, 1876 yılında Danimarka Bilimler Akademisi üyeliğine, 1909'da ise bu kurumun başkanlığına seçilmiştir. O dönemde gerçekleştirdiği fonetik çalışmalarıyla Roman dillerindeki sessiz yumuşaması kuralını keşfeden Thomsen, dünya çapında bir şöhrete kavuşmuştur. Hint-Avrupa dilleri üzerindeki çalışmaları esnasında damak sesleri kanununu keşfeden Thomsen, aynı zamanda kendi ana dili olan Dancanın imlası üzerine de çalışmıştır. Hint dillerinden Hindi ve Santala dillerini de inceleyen Thomsen, Anadolu'nun gizemli antik dillerinden Likya dilinin söz dizimi kuralları ile Etrüskçenin Kuzey Kafkas dilleriyle olan akrabalık derecesini derinlemesine tahlil etmiştir.
Türkolojide Devrim: Orhun Yazıtlarının Şifresinin Çözülüşü
Vilhelm Thomsen'in Türk dili araştırmalarına yönelmesi, ömrünün son dönemlerine, yani 1890 yılında sonrasına rastlamaktadır. Sibirya bozkırlarındaki keşfedilen ve o dönemde bilim dünyası tarafından meçhul anıtlar olarak adlandırılan yazıtlar onun büyük merakını uyandırmıştır. Esasen bu yazıtlar bilim dünyası için tamamen yeni değildi. Yenisey bölgesindeki mezar taşları, 1721 yılında Alman Messerschmidt ve 1730 yılında İsveçli Strahlenberg tarafından ilk kez dünyaya tanıtılmıştı. 1825 yılında ise Abel Remusat, bu gizemli dikilitaşların eski Türk yurtlarında bulunması sebebiyle Türklere ait olabileceğini öngörmüştü. Yıllar sonra, 1889 yılında Rus arkeolog Yadrintsev'in Orhun İrmağı kıyısında Kül Tigin ve Bilge Kağan anıtlarının bulması, dilbilim dünyasındaki heyecan dalgasını en üst seviyeye taşıyan kritik bir dönüm noktası olmuştur. İşte Thomsen, Heikel ve Radloff tarafından yayımlanan bu mükemmel kopyaları kendisine temel hareket noktası olarak belirlemiştir. Anıtların bir yüzünde Çince metinler bulunuyordu. Gabelentz ve Schlegel gibi bilginlerin çevirdiği bu Çince kısımlar, taşların Göktürk hanedanına ait olduğunu kesinleştirmiştir. Çince kitabe, Türkçe metnin doğrudan bir tercümesi değildi. Türkçe yazılmış kısımlar Çince metinden katbekat daha uzundu. Daha önce Otto Donner gibi dilbilimciler, yazıtları Yunan ve Anadolu alfabeleriyle karşılaştırarak çözmeye çalışmış fakat hiçbir başarı elde edememişlerdi. Thomsen ise tamamen kendine özgü, son derece disiplinli ve bilimsel bir yöntem uygulamaya karar vermiştir. İlk iş olarak yazının yukarıdan aşağıya ve sağdan sola doğru okunduğunu tespit etmiştir. Satırlar ve kelimeler arasındaki ipuçlarından yararlanarak alfabedeki işaretlerin üst üste iki nokta ile ayrıldığını saptamıştır. Kelimelerdeki ünlü işaretlerinin kullanım sıklıklarını karşılaştırarak nihayet "o-u", "ı-i" ve "ö-ü" seslerini karşılayan ilk işaretleri bulmayı başarmıştır. Thomsen, harfleri tek tek çözümlerken ünsüzlerin yanındaki ünlüye göre biçim değiştirdiği o muazzam Türkçe ses uyumu kuralını keşfetmiştir. Bazı küçük bocalamalar ve okuma hataları yaşasa da pes etmeden çalışmalarını sürdürmüştür. Nihayet 15 Aralık 1893 tarihinde, Rus Türkolog Radloff'un da yardımlarıyla, meçhul işaretlerin ardındaki Türkçe kelimeleri eksiksiz şekilde okuyarak bu kadim yazının şifresini tamamen çözdüğünü tüm dünyaya gururla ilan etmiştir. 1894 yılında ilk bildirisini yayımlamış, 1896'da ise Orhun yazıtlarının eksiksiz tamamını içeren dev eserini kitap halinde basmıştır. Bu çalışmalar dünya genelinde büyük yankı uyandırmıştır.
Akademik Mirası, Ödülleri ve Veda
Vilhelm Thomsen, Türklük bilimine kazandırdığı bu paha biçilemez katkılardan ötürü uluslararası alanda büyük saygı görmüştür. Osmanlı Padişahı V. Mehmet Reşat tarafından kendisine birinci rütbeden Mecidi Nişanı takdim edilmiştir. Kendi ülkesinde de Danimarka Kralı tarafından en yüksek onur olan Fil Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Bu büyük deha, 1913 yılında Kopenhag Üniversitesindeki resmi görevlerinden emekli olmuştur. Bu karar onun bilimsel heyecanını azaltmamıştır. 12 Mayıs 1927 tarihinde, Kopenhag yakınlarındaki Valby'de seksen beş yaşında hayata gözlerini yummuştur. Thomsen'in arkasında bıraktığı devasa akademik miras, günümüzde de dilbilim ve Türkoloji çalışmalarına ışık tutmaya devam etmektedir.
Başlıca Eserleri:
- 1893 - Déchiffrement des inscriptions de l'Orkhon et de l'Iénissei, Notice préliminaire
- 1896 - Inscriptions de l'Orkhon déchiffrées
- 1902 - Sprogvidenskabens historie
- 1912 - Une lettre méconnue des inscriptions de l'Iénissei
- 1916 - Turcica
