Vahap Özaltay, 1907 yılında Beyrut'ta dünyaya gelerek Türk spor tarihinin unutulmaz isimleri arasına adını altın harflerle yazdırmış efsanevi bir sporcudur. Kendisi, henüz üç yaşındayken ailesiyle birlikte İzmir'e yerleşmiş, ardından Aydın ve işgal yıllarında Kastamonu gibi farklı şehirlerde çocukluğunu geçirmiştir. Atletizm pistlerinde başlayan spor kariyerini futbol sahalarına taşıyan bu büyük yetenek, Türkiye sınırlarını aşan ilk profesyonel futbolcu unvanını elde etmiştir.
Zorlu Yıllar ve Atletizmle Başlayan Spor Aşkı
Ege Bölgesi'nin Yunan kuvvetleri tarafından işgal edildiği 1919 senesinde ailesiyle Kastamonu'ya göç etmek zorunda kalan genç Vahap, 1922 yılında yeniden İzmir'e dönüş yaptı. İzmir'e döndükten sonra spora atletizm branşıyla adım attı ve kısa mesafe koşularında kent genelinde önemli başarılar kazandı. Koşudaki üstün yeteneğiyle 1931 Balkan Oyunları'nda Türkiye rekoru kırmayı başaran 4x400 bayrak takımında görev alarak ülkesini gururla temsil etti. Atletizm sahalarında edindiği hız ve disiplin, onun ilerleyen yıllarda futbol yeşil sahalarında fırtına gibi esmesinin en büyük zeminini hazırladı.
Fransa Yılları ve Profesyonelliğe Atılan İlk Adım
Futbol oynamaya başladıktan sonra Türkiye sınırlarını aşan olağanüstü bir kariyere imza attı. Fransa'nın köklü ekiplerinden RC Paris (Racing Club) takımına transfer olarak yurt dışına açılan ilk profesyonel Türk futbolcu oldu. Fransa'da geçirdiği beş başarılı sezonda, kulübüyle birlikte ülkenin en üst liginde şampiyonluk kupasını kaldırma başarısını gösterdi. Bu görkemli başarı, Türk futbolcularının Avrupa arenasında da var olabileceğini kanıtlayan tarihi bir dönüm noktası haline geldi.
Ay-Yıldızlı Forma ve Altay Spor Kulübüne Olan Bağlılık
Vahap Özaltay, Türk millî takımında forma giyen ilk siyahi futbolcu olarak spor tarihimize geçti. Ay-yıldızlı formayla adını duyuran başarılı oyuncu, 1934 yılında yürürlüğe giren Soyadı Kanunu sonrasında, çok sevdiği kulübü Altay SK'dan esinlenerek "Özaltay" soyadını aldı. Sadece futbolcu olarak değil, saha dışında da büyük işler yaptı. Aktif oyunculuk kariyerinin ardından teknik direktörlük alanına yönelen Özaltay'ın kariyerindeki önemli duraklar şunlardır:
- Altay SK: 1937 yılının Ağustos ayında kulüpte oyuncu-teknik direktör olarak göreve başladı.
- Ordu Millî Takımı: 1954'te teknik direktör olarak takımın başına geçti ve ülkemizi Dünya Ordulararası Futbol Şampiyonası'nda başarıyla temsil etti.
- İzmirspor: 1964 yılında teknik direktörlük görevini üstlenerek bilgi birikimini aktardı.
Altay sevgisi onun için her şeyin önündeydi. Kulübün hiçbir genel kurul toplantısını kaçırmayan efsane sporcu, son dönemde yaşadığı ciddi sağlık problemlerine rağmen kulüp kongresine katılmaktan geri durmadı. 10 Haziran 1965 tarihinde, büyük bir sadakatle bağlı olduğu Altay Kongresi sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu. Bu acı kaybın ardından cenazesi İzmir'in Altındağ semtinde bulunan Kokluca Mezarlığı'na defnedildi. Günümüzde, Türk sporuna yaptığı eşsiz katkıların ve sadakatinin nişanesi olarak İzmir Alsancak'ta adına adanmış bir heykel ve meydan yer almaktadır.
