Uzun Mehmet, Zonguldak'ın Ereğli ilçesine bağlı Kestaneci Köyü'nde 1820'li yıllarda dünyaya geldi. Osmanlı döneminin önemli bir köylü ailesine mensuptu; Karamahmutzadeler sülalesinden geldiği rivayet edilir. Adını tarihe yazdıran asıl olaysa, Türkiye'de taşkömürünü ilk bulan kişi olmasıdır. Bu keşif, 8 Kasım 1829 günü gerçekleşti ve Osmanlı sanayileşme tarihinde kalıcı bir dönüm noktası oldu.
Askerlik Yılları ve Kömürle İlk Karşılaşma
Uzun Mehmet, genç yaşında askerlik yapmak üzere İstanbul'a gitti. Orada bahriye eri olarak görev yaptı. 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu kömürünü İngiltere'den ithal etmek zorundaydı; bu durum hem ekonomik hem de stratejik bir yük oluşturuyordu. Padişah II. Mahmut, bu sorunu çözmek amacıyla bir ferman çıkardı ve ülkenin dört bir yanında kömür aranmasını emretti. Terhis olmadan önce Uzun Mehmet'e, subayları tarafından bir kömür numunesi gösterildi. Köyüne döndüğünde bu siyah taşlara benzer şeyler bulursa yetkililere bildirmesi istendi.
Tarihi Keşfin Hikâyesi
Uzun Mehmet, Ereğli'ye döndükten bir süre sonra Kösedağı mevkiindeki Neyren Köyü yakınlarındaki bir değirmene gitti. Hasat sonu olduğu için değirmen dolup taşıyordu; sırası gelene dek dere kenarında dolaşmaya başladı. O anda dere yatağında tuhaf görünümlü siyah taşlar dikkatini çekti. Askerde kendisine gösterilen numune hemen aklına geldi. Birkaç taş alarak evindeki ocağa attı; taşların alevlendiğini görünce büyük bir heyecana kapıldı. Ertesi gün aynı bölgeye dönerek daha kapsamlı bir arama yaptı, çeşitli noktaları kazdı ve topladığı kömür numunelerini çuvala doldurup İstanbul'a götürdü.
Padişah II. Mahmut, haberi büyük bir sevinçle karşıladı. Uzun Mehmet'e 50 altın ödül verildi; üstelik ömrü boyunca geçerli olmak üzere aylık 600 kuruş maaş bağlandı. Böylece 8 Kasım 1829, Türkiye'de taşkömürünün resmi keşif tarihi olarak kayıtlara geçti.
Trajik Sonu ve Mirası
Uzun Mehmet, bir heyet eşliğinde Zonguldak'a dönüp kömürü bulduğu yeri göstermek üzereyken henüz İstanbul'daydı. Dönemin Ereğli Ayanı Hacı İsmail Ağa'nın emriyle Leblebici Hanı'nda kahvesine zehir katılarak öldürüldü. Tarih yine 8 Kasım 1829'du. Hayatını kaybettiğinde henüz 9 yaşındaydı — tarihsel kayıtların ortaya koyduğu bu trajik ayrıntı, keşfin üzerinde derin bir gölge bırakır.
Uzun Mehmet'in hatırası bugün Zonguldak'ta yaşatılmaktadır. Ona adanan başlıca anma biçimleri şunlardır:
- Zonguldak'taki iki maden ocağına Uzun Mehmet-I ve Uzun Mehmet-II adları verilmiştir.
- Şehrin önemli caddelerinden biri onun adını taşımaktadır.
- Şehrin en işlek noktalarından birinde, madenci feneri biçiminde tasarlanmış bir anıt dikilmiştir.
