Turgut Tokaç, 24 Nisan 1942 tarihinde Ünye'nin Çakmak köyünde dünyaya gelen ve 6 Haziran 2018'de Samsun'da hayatını kaybeden, ülkemizin yetiştirdiği kıymetli bir hekimdir. Aynı zamanda kendisi, ömrünü klasik Türk musikisine adamış çok yönlü bir sanatçıdır. Hem bedenleri hem de ruhları iyileştiren bu müstesna şahsiyet, geride silinmez izler bıraktı. Onun hikayesi, tıp bilimi ile sanatın muazzam bir ahenkle nasıl buluştuğunu açıkça göstermektedir. Samsun'u bir musiki merkezine dönüştürmesi ise en büyük başarısıdır. Neyzenliği ve hekimliği şahsında birleştiren bu çok yönlü şahsiyet, geride zengin bir sanatsal birikim bırakmıştır.
Turgut Tokaç, çok yönlü hayatı boyunca özellikle şu alanlardaki başarılarıyla hafızalarda yer edinmiştir:
- Askeri ve sivil sağlık kurumlarında sürdürdüğü iç hastalıkları uzmanlığı
- Ney ve musiki nazariyatı konularında ulaştığı yüksek sanatsal mertebe
- Samsun kentini klasik Türk musikisinin önemli bir merkezi haline getiren çalışmaları
Hekimlik Kariyeri ve Şifa Dağıtan Yıllar
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi bünyesinde tıp eğitimine başlayan Tokaç, zorlu öğrencilik yıllarını başarıyla tamamlayarak askeri tabip diploması ile tıp dünyasına adım attı ve hekimlik kariyerine başladı. Mezuniyetinin hemen ardından iç hastalıkları yani dahiliye alanında uzmanlaşarak tıp ihtisasını başarıyla tamamladı. Görev süresi boyunca vatanın birçok farklı bölgesinde, çeşitli askeri ve sivil sağlık kurumlarında hekimlik yaptı. Mesleki tecrübelerini yurdun dört bir yanına taşıyarak sayısız hastaya uzun yıllar boyunca şifa dağıtmayı sürdürdü. Askeri görevlerinden emekliye ayrıldıktan sonra ise Samsun şehrine yerleşti. Samsun'da serbest hekimlik yapmaya başlayarak tıp alanındaki çalışmalarını ve hastalarını tedavi etme vazifesini kararlılıkla sürdürdü. Hekimlik mesleğini sürdürürken, hastalarına sadece tıbbi reçeteler yazmakla kalmayıp onlara sanatsal bir duyarlılıkla da yaklaştı.
İstanbul'daki Sanat Çevresi ve Halil Can Ekolü
Turgut Tokaç'ın tıp eğitimi için İstanbul'da bulunduğu yıllar, onun sanat hayatının da dönüm noktası oldu. İstanbul'daki tıp eğitimi sırasında, dönemin en saygın ve önde gelen müzisyenleriyle yakın ilişkiler kurma fırsatı yakaladı. Bu isimlerin en başında ise unutulmaz neyzen ve usta bestekâr Halil Can gelmekteydi. Can ile kurduğu usta-çırak ilişkisi sayesinde ney üflemenin inceliklerini öğrendi ve musiki nazariyatı konusunda derinleşti. Bu kıymetli hocadan edindiği bilgiler, Tokaç'ın sanatçı kimliğinin ve bestecilik yeteneğinin şekillenmesinde en temel dayanağı oluşturdu. İstanbul'un köklü müzik birikimini bu şekilde özümseyerek neyinde hayat buldurdu. İstanbul'daki bu feyz dolu müzik ortamı, onun gelecekteki büyük eğitimci kimliğinin de tohumlarını ekti.
Samsun'da Musiki Devrimi ve Sanatla Yoğrulan Aile
Tokaç, kazandığı bu büyük birikimi sadece kendine saklamadı ve Türkiye'nin dört bir yanında yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Özellikle hayatının uzun bir dönemini geçirdiği Samsun kentinde musiki alanında devrim niteliğinde çalışmalara imza attı. Samsun'da gerçekleştirdiği musiki çalışmaları, bu büyük şehrin kültürel ve sanatsal çehresini tamamen değiştirmiştir. Onun üstün gayretleri ve yorulmak bilmeyen azimli çalışmaları neticesinde Samsun, klasik Türk musikisi alanında ülke genelinde parmakla gösterilen son derece önemli merkezlerden biri haline gelmiştir. Sanatçı, yetiştirdiği yüzlerce talebenin yanı sıra kendi evlatlarını da müziğe gönül vermiş bireyler olarak büyüttü. Ne yazık ki, acı bir terör saldırısında yaşamını yitiren oğlu Ertuğrul Tokaç, çok yetenekli bir klasik kemençe sanatçısıydı. Diğer oğlu Murat Salim Tokaç ise babasının izinden giderek tanbur ve ney enstrümanlarında ülkemizin en tanınmış icracılarından biri oldu. Bu sayede Tokaç ailesinin müzik mirası nesiller boyu yaşamaya devam etti. Ömrünün son anına kadar sanattan ve estetikten kopmayan Turgut Tokaç, ardında TRT repertuvarına kabul edilmiş beş seçkin eserinin de dahil olduğu çok sayıda nitelikli beste bırakmıştır. Bu abidevi şahsiyet, 6 Haziran 2018 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Cenazesi dualarla Samsun Kıranköy Mezarlığı'na defnedildi.