Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli piyanist ve bestecilerden biri olan Tuluyhan Uğurlu, 15 Kasım 1965 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelerek müzik dolu bir yaşama ilk adımını attı. Küçük yaşta sergilediği sıra dışı piyano yeteneğiyle dikkat çeken sanatçı, Cumhuriyet tarihinin önemli müzik insanlarının rahlesitedrisatından geçerek uluslararası alanda saygın bir kariyere ulaştı. Kendi bestelerinden oluşan özgün çizgisiyle bilinen piyanist, tarih ile müziği harmanladığı devasa projeleriyle tanınmaktadır. Ülke genelinde geniş kitlelerce sevilmesi ise sinema filmlerine yaptığı etkileyici besteler ve tarihi mekânlarda gerçekleştirdiği ezber bozan açık hava resitalleri sayesinde mümkün olmuştur.
Dahi Çocukluktan Viyana Akademisi'ne Uzanan Yolculuk
Uğurlu, henüz dört yaşındayken piyano ile tanıştı. Ailesinin ve çevresindekilerin bu olağanüstü erken dönem yeteneğini keşfetmesinin ardından, 1969 yılında İstanbul Belediye Konservatuvarı piyano bölümünde eğitimine başlayarak Türk müziğinin efsanevi ismi Cemal Reşit Rey'in öğrencisi oldu. 1973 yılına gelindiğinde, devlet tarafından düzenlenen Harika Çocuklar Sınavı'nı kazanarak üstün başarısını tescilledi. Bu sınav vesilesiyle kendisine sağlanan 'Dahi Çocuk Bursu' sayesinde, müzik eğitimini yurt dışında sürdürme hakkı elde etti. Konservatuvar ve lise öğrenimini aynı dönemde tamamlayan Uğurlu, Viyana Müzik Akademisi'ne kabul edildi. Avusturya'nın bu köklü kurumunda master ve doktora çalışmalarını tamamlayarak müzikal derinliğini en üst seviyeye taşıdı. Lisansüstü eğitimi sırasında klasik repertuvarı icra etmeyi bırakan sanatçı, tamamen kendi ürettiği eserlere odaklanmayı tercih etti.
Albümleşen İnançlar ve Sinemadaki Başarılar
Avrupa'da gerçekleştirdiği canlı konser kayıtlarından oluşan "Go With God" adlı ilk albümünü 1987 yılında müzikseverlerle buluşturdu. Müzikal dehasını sergilediği bu çalışmanın ardından, büyük hayranlık duyduğu Johann Sebastian Bach'tan aldğı ilhamla manevi dünyasını notalara yansıtmaya karar verdi. Bu doğrultuda hazırladğı ve kutsal metinlerin izlerini taşıyan eserlerini, "Kutsal Kitaplardan Ayetler 1" (1993) ve "Kutsal Kitaplardan Ayetler 2" (1997) isimli albümlerinde bir araya getirdi. Vatanına 1993 yılında dönerek askerlik görevini tamamlayan sanatçı, asıl büyük çıkışını 1996 yılında vizyona giren ve Türk sinemasında önemli bir yere sahip olan İstanbul Kanatlarımın Altında filminin müziklerini besteleyerek elde etti. Bu başarılı çalışmasının ardından, manevi duygularını ve tarihi değerleri sentezlediği projeler hazırlamaya devam ederek dinleyicilerin kalbinde kalıcı bir yer edindi.
Uğurlu, ülkenin toplumsal ve tarihi dinamiklerine de eserleriyle ayna tuttu. Cumhuriyetin 75. kuruluş yıl dönümü anısına 1998 yılında "Mustafa Kemal Atatürk ve Güneşin Askerleri" albümünü hazırladğ. Bir sonraki yıl meydana gelen yıkıcı depremin acılarını hafifletmek amacıyla "Şehrin Gözyaşları" çalışmasını dinleyicileriyle paylaştı. Bu albümü, 2000 yılında yayınladğı ve babasına ithaf ettiği "Benim Babam Bir Ozandı" isimli duygusal albüm takip etti. Belgesel projeleri için de özgün besteler hazırlayan usta piyanist, bu çalışmalarını 2002 yılında "Beyazıt'ta Zaman" albümünde toplayarak arşivlik bir esere dönüştürdü. Sanatçı, Türk klasik müzik dünyasında büyük yenilikler gerçekleştirdi. Senfoni orkestrası, tarihi mehter takımı, geleneksel Türk müziği çalgıları ve kendi piyanosunu bir araya getirerek oluşturduğu ilk senfonik eseri Senfoni Türk'ü yayımlayarak müzik tarihine geçti.
Tarihi Mekânlarda Yankılanan Ezgiler ve İstanbul Düşü
Sanatını kapalı salonlardan çıkarıp açık havaya taşımak isteyen Tuluyhan Uğurlu, 2003 yılından itibaren konserlerini tarihi atmosferlerde vermeye başladı. Türkiye'nin ve dünyanın en önemli kültür miraslarında piyanosunun tuşlarına dokundu. Konser verdiği tarihi mekânlar arasında şunlar yer almaktadır:
- Nemrut Dağı'nın mistik zirvesi
- Demir yollarının tarihi kapısı Sirkeci Garı
- Anadolu'nun kadim merkezleri Hattuşa, Truva ve Urartu başkenti Tuşba
- İstanbul'un görkemli sarayları Dolmabahçe, Yıldız, Çırağan ve Beylerbeyi
- Tarihi savunma kalesi Çimenlik Kalesi
Piyanosunu adeta bir zaman makinesine dönüştüren Uğurlu, Türk müzik tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir dinletiye imza attı. Tarihler 26 Ağustos 2005 sabahı saat 05:30'u gösterdiğinde, 1753 metre yükseklikteki Kocatepe zirvesine piyanosunu çıkartarak Kurtuluş Savaşı'nın kazanıldığı bu kutsal topraklarda Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimiz anısına unutulmaz eserlerini seslendirdi. Bu olağanüstü açık hava performansı hafızalara kazındı. Aynı yıl İstanbul tanıtım filminin müziklerini de besteleyen sanatçı, 2006 yılında en son albümü olan "Dünya Başkenti İstanbul"u dinleyicilerin beğenisine sundu.
Albümün tanıtımı amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'nde bir konser turnesine çıktı. Boston ve Washington D.C. gibi önemli şehirlerde sergilediği performanslarla yabancı müzikseverlerin de büyük beğenisini topladđ. Ülkemizin kültür zenginliğini tüm dünyaya duyurmayı amaçlayan besteci, bu devasa projenin ardında yatan düşünceyi sanatsal vizyonuyla açıklar. Ona göre tüm büyük atılımlar, liderler ve bilim insanları tarafından hayata geçirilmeden evvel mutlaka ilk olarak sanatçıların zihninde hayal edilir. Uğurlu, İstanbul efsanesini güçlü bir sinerjiyle canlandırmayı düşlüyor.
