Müziğin sınırlarını aşan özgün tarzıyla tanınan ünlü Türk piyanisti ve bestecisi Tuluyhan Uğurlu, 15 Kasım 1965 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Henüz dört yaşındayken sergilediği üstün yetenek sayesinde konservatuvar eğitimine adım atan sanatçı, klasik kalıpları yıkarak kendi eserleriyle evrensel bir köprü kurmayı başardı. Ülkesini yurt dışında başarıyla temsil eden dahi müzisyen, çocuk yaşta kazandığı devlet desteğiyle müzikal olgunluğunu Avrupa'nın en prestijli akademilerinde pekiştirdi.
Harika Çocukluktan Viyana Akademisi'ne Uzanan Yolculuk
Müzik yolculuğuna adeta emekleme döneminde başlayan Tuluyhan Uğurlu, piyano tuşlarıyla henüz dört yaşındayken tanışarak İstanbul Belediye Konservatuvarı piyano bölümünün kapılarını araladı. Üstün yeteneği kısa sürede fark edilince, yedi yaşında katıldığı Harika Çocuklar Sınavı'nı kazanarak devlet bursuyla yurt dışı eğitim hakkı elde etti. Konservatuvar ve lise öğrenimini tamamladıktan sonra eğitimine Viyana Müzik Akademisi'nde devam eden sanatçı, burada yüksek lisans yaparken radikal bir karar aldı. Akademide master yaparken klasiklere tamamen veda etti. Artık sadece kendi bestelerini seslendirmeyi tercih edecekti.
Sanatçı, bu dönemde hazırladığı ve canlı konser kayıtlarından oluşan "Go With God" ile "Kutsal Kitaplardan Ayetler" isimli ilk albüm çalışmalarında, hayranı olduğu ünlü besteci Bach esintileriyle inanç temalarına yoğunlaştı. Türkiye'deki asıl büyük çıkışını ise 1996 yılında vizyona giren İstanbul Kanatlarımın Altında filminin müzikleriyle gerçekleştirdi. Bu melodilerle adını geniş kitlelere duyuran besteci, toplumsal olaylara karşı duyarlılığını her zaman korudu. Cumhuriyet'in 75. yılı şerefine Mustafa Kemal Atatürk ve Güneşin Askerleri albümünü dinleyicilerle buluşturdu. Hemen ardından yaşanan yıkıcı depremin acılarını dindirmek adına Şehrin Gözyaşları eserini kaleme aldı.
Senfonik alanda da büyük başarılara imza atan dahi piyanist, Beyazıt'ta Zaman albümünde son piyano çalışmalarını topladı. Sanatçı aynı dönemde tamamladığı ilk senfonisi Senfoni Türk ile müzik tarihinde çığır açtı. Eserde şu enstrümanlarını ve toplulukları bir arada kullandı:
- Senfoni orkestrası
- Geleneksel Türk müziği çalgıları
- Tarihi mehter takımı
- Solo piyano
Bu sentez, Türk klasik müzik dünyasında benzeri görülmemiş öncü bir çalışma olarak tarihe geçti.
Tarihe ve Mekanlara Dokunan Dinamik Resitaller
Ünlü piyanist, 2003 senesinden itibaren alışılmış konser salonlarının dışına taşan ezber bozucu bir projeye imza attı. Tarihi dokuyu müzikle harmanlayan besteci, dinleyicilerini geçmişin derinliklerine götüren özel dinletiler düzenledi. Görüntülü sunumlarla desteklenen bu gösteriler kapsamında, ülkemizin ve dünyanın en önemli antik kentlerinde, saraylarında ve açık alanlarında piyanocu kimliğiyle sahne aldı. Nemrut Dağı zirvesinde 2150 metre yükseklikte verdiği konser, bu olağanüstü serinin unutulmaz duraklarından biri oldu.
Sanatçı bu proje kapsamında ayrıca şu tarihi mekanlarda sanatseverlerle buluştu:
- Sirkeci Garı, Hattuşa, Truva ve Tuşba antik kentleri
- Dolmabahçe, Yıldız, Çırağan ve Beylerbeyi sarayları
- Çimenlik Kalesi, Sultanahmet Meydanı ve Kapalıçarşı
Piyanosunu adeta bir seyyah gibi taşıyan sanatçı, 26 Ağustos 2005 sabahı şafak sökerken Kocatepe'nin 1753 metrelik zirvesinde Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerin anısına ezgiler yükseltti. Aynı yıl hazırlanan İstanbul tanıtım filminin müziklerine de hayat verdi. Sanatçı, "Dünya Başkenti İstanbul" çalışmasıyla Avrupa Kültür Başkenti projesine müzikal alanda yön veren ilk bireysel adımı attı. Uğurlu, ürettiği özgün melodilerle müziğin evrensel gücünü yerel motiflerle harmanlamaya devam etmektedir.