Türk sinemasının bir dönemine damga vuran Tugay Toksöz, 17 Mart 1937'de İstanbul'un Kadıköy ilçesine bağlı Moda semtinde hayata gözlerini açtı. Asıl adı Seyyid Togay olan sanatçı, aslen Karslı bir ailenin tek evladı olarak dünyaya gelmiştir. Annesi Melahat Hanım'ın üzerine titrediği Toksöz, eğitim hayatının ardından memurluk yaparken tesadüfen katıldığı bir yarışma vesilesiyle sinema dünyasına adım atmış ve canlandırdığı sert mizaçlı Anadolu delikanlısı rolleriyle Yeşilçam'da derin izler bırakmıştır. Genç yaşta elde ettiği büyük şöhreti, askerlik dönemiyle sekteye uğrasa da Türk sinema tarihinin en üretken ve aynı zamanda en hüzünlü figürlerinden biri haline gelmiştir.
Memurluktan Beyaz Perdeye Uzanan Sıradışı Yolculuk
Tugay Toksöz, ilk öğreniminin ardından yüksek öğrenim için Sultan Ahmet Ticari İlimler Akademisi'ne kaydoldu. Ancak buradaki eğitimini henüz üçüncü sınıftayken yarıda bırakarak iş hayatına atılma kararı aldı. İyi derecedeki yabancı dil bilgisi sayesinde bir dönem tercümanlık yaptıktan sonra, Devlet Demir Yolları bünyesinde memur olarak çalışmaya başladı. Toksöz'ün hayatını tamamen değiştiren olay ise 1964 yılında yaşandı. Mahalleden yakın arkadaşı Tunç Okan ile birlikte dönemin popüler yayın organı SES mecmuası tarafından düzenlenen sinema oyunculuğu yarışmasına başvurdular. Büyük bir heyecana sahne olan bu prestijli yarışmada Tunç Okan birinciliği elde ederken, Tugay Toksöz de ikinci seçilerek sinemanın kapılarını araladı.
Oyunculuk kariyerine 1965 yılında hızlı bir giriş yapan sanatçı, senaryosu usta yazar Sadık Şendil tarafından kaleme alınan ve yönetmen koltuğunda Ertem Eğilmez'in oturduğu "Senede Bir Gün" adlı efsanevi filmle sinemaya ilk adımını attı. Başrollerini Kartal Tibet ve Selda Alkor gibi dev isimlerle paylaştığı bu yapımda sergilediği performans, yapımcıların dikkatini çekmeye yetti. Aynı yıl içinde Vahi Öz, Sadri Alışık, Esen Püsküllü, Mualla Sürer ve Erol Büyükburç gibi ünlü isimlerle birlikte "Horoz Nuri" filminde kamera karşısına geçerek kariyerindeki ikinci büyük sınavı başarıyla verdi.
Yeşilçam'ın Vazgeçilmez Köy Delikanlısı ve Efe Karakterleri
Tugay Toksöz, canlandırdığı karakterlerle kısa sürede izleyicinin gönlünde taht kurdu. Özellikle 1969 yılında Orhan Elmas'ın yönettiği ve senaryosunu üstlendiği "Dişi Eşkıya" filminde başrolü üstlenerek yeteneğini perçinledi. Bu filmde ona Hülya Darcan, Danyal Topatan ve Kazım Kartal gibi güçlü oyuncular eşlik etti. Yine aynı sene Türk sinemasının kült eserlerinden biri olan, senaryosunu Duygu Sağıroğlu, Memduh Ün ve Orhan Elmas'ın birlikte kaleme aldığı, yönetmenliğini yine Orhan Elmas'ın üstlendiği "Boş Beşik" filminde Fatma Girik ile başrolde oynadı. Bu filmdeki performansı o kadar beğenildi ki, aktör adeta köy temalı Anadolu filmlerinin değişmez ve aranan başrol oyuncusu konumuna geldi.
Toksöz'ün canlandırdığı roller sinema severler tarafından iki ana grupta değerlendirilmektedir. Kariyerinin ilk ve parlak dönemlerinde efe temalı yapımlarda sıklıkla boy gösteren oyuncu, bu filmlerde üstün bir başarı sergilemiştir. Sanatçının öne çıkan tiplemeleri şunlardır:
- İşgal yıllarında düşmana karşı amansız bir mücadele veren cesur efe karakterleri,
- Devlet otoritesine veya haksızlıklara başkaldıran yörük tiplemeleri,
- Köy ve aşiret kültürünü yansıtan, geleneklerine bağlı dik duruşlu türkmen beyleri.
Oyunculuktaki bu hızlı yükselişi sürerken askere gitmek zorunda kalması, kariyerinde çok ciddi bir kırılma noktasının yaşanmasına sebebiyet verdi. Dönüşünde sinema sektörünün çehresi değişmişti.
Kırılma Noktaları ve Hüzünlü Bir Veda
Askerlik dönüşü eski parlak günlerine dönmekte zorlanan aktör, sektörel değişimlerin de etkisiyle zorlu bir sürece girdi. 1970'li yılların sonlarında Türk sinemasını kasıp kavuran seks filmleri furyasının en yoğun dönemi olan 1979 yılında, ardı ardına tam 32 filmde rol alarak o sene sektörün en çok film çeviren aktörü unvanını kazandı. Ancak bu yoğun çalışma temposunun arka planında derin bir kişisel dram yatmaktaydı. Özel hayatında 1960'lı yılların sonuna doğru dünya evine giren ve bu evlilikten bir kız çocuğu sahibi olan Toksöz'ün bu birlikteliği uzun ömürlü olamadı ve boşanmayla sonuçlandı. Yaşadığı buhranların da etkisiyle alkole yönelen sanatçı, zamanla ciddi bir alkol bağımlısı haline geldi. Bu durum, onun ikinci ve üçüncü sınıf yapım şirketlerinin derme çatma filmlerinde, hatta bazen setlerde sarhoş vaziyetteyken oynamasına neden oldu.
Alkol probleminden bir türlü kurtulamayan efsanevi aktör, trajik sonuna giden sürece Gaziantep'teki bir film setinde girdi. "Karanlığın İçinde" isimli sinema filminin çekimleri sırasında attan düşerek bacağını kıran sanatçı, ne yazık ki gerekli ve düzgün tıbbi tedaviyi alamadı. İstanbul'a dönen ancak burada da sahipsiz ve bakımsız kalan ünlü oyuncu, nihayetinde bir otel odasında tek başına yaşama veda etti. Tugay Toksöz, 25 Haziran 1988 tarihinde henüz 51 yaşındayken hayata gözlerini yumdu ve ardında onlarca unutulmaz film bıraktı.
