İçeriğe Atla
Tokadîzâde Şekib Bey fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Tokadîzâde Şekib Bey Kimdir?

Tokadîzâde Şekib Bey, 1871 yılında İzmir'de doğan şair ve siyasetçidir. Meclis-i Mebûsan mebusluğu yapmış ve tasavvufi şiirleriyle büyük iz bırakmıştır.

Diğer adlar: Şekib Bey, Tokadızade Şekib Bey

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Tokadîzâde Şekib Bey Hakkında

Tokadîzâde Şekib Bey, 24 Haziran 1871 tarihinde İzmir'de dünyaya gelen, hem Osmanlı siyaset sahnesinde hem de edebiyat dünyasında derin izler bırakan önemli bir şair ve devlet adamıdır. Kendisi, bilhassa dini ve tasavvufi şiirleriyle edebi çevrelerde her zaman büyük kabul görmüştür. Babasının teşvikiyle küçük yaşlarda yazmaya başlayan Şekib Bey, hem devlet kademelerinde çalışmış hem de cemiyet hayatına öncülük etmiştir. Evlat acısıyla sarsılan şair, 6 Ekim 1932'de İzmir'de trajik bir şekilde yaşamına son vermıştir.

Doğu ve Batı Kültürleriyle Yoğrulan Bir Eğitim Hayatı

Rüşdiyeyi bitirdikten sonra memleketi İzmir'de son derece kapsamlı ve çok yönlü bir ders alma sürecine girmiştir. Müftü Mehmed Said Efendi, Şeyhzâde Hâfız Ali Haydar, Leblebicizâde Tevfik ve Kıbrıslı Kâmil efendilerden aldığı Arapça, Farsça ve klasik edebiyat eğitimleri, onun entelektüel kişiliğinin en sağlam temel taşlarını oluşturmuştur. Ayrıca gayrimüslim bir eğitmenden felsefe, kimya ve coğrafya öğrenerek Batı kaynaklı ilimlerle de tanışmıştır. Şekib Bey'in aldığı zengin eğitimler şu alanları kapsamaktadır:

  • Arapça, Farsça ve Klasik Edebiyat dersleri,
  • Batılı bir bakış açısıyla aldığı felsefe dersleri,
  • Pozitif bilimler çerçevesinde gördüğü kimya ve coğrafya dersleri.

Bu zengin donanım, onun memuriyet hayatına adım atmasını kolaylaştırmıştır. İlk olarak Mektûbî Kalemi'nde müsevvitlik yapmış, ardından İzmir Ticaret Mahkemesi'nde zabıt kâtibi olarak çalışmıştır. Gençlik yıllarında edindiği bu kapsamlı birikim, onun hem idari kariyerinde hem de edebi üretiminde belirleyici bir rol oynamıştır. Katiplik yaptığı İzmir Ticaret Mahkemesi ise onun ticari hayatın iç işleyişini yakından gözlemlemesine olanak sağlamıştır.

Siyaset Kürsüsünden Edebiyat Sınıflarına

1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte Şekib Bey için siyasi arenada yeni bir dönem başlamıştır. 1908 yılında yapılan seçimlerde Meclis-i Mebûsan'a Aydın Vilayeti Saruhan Sancağı mebusu olarak seçilmeyi başarmıştır. Parlamentonun feshedilmesinin ardından siyasi faaliyetlerini sonlandırarak doğduğu şehir olan İzmir'e geri dönmüştür. Burada bir süre ticaretle uğraşarak hayatını idame ettirmiştir. Meclisin kapatılmasının ardından siyasetten uzaklaşan eski mebus, İzmir'de geçimini sağlamak için ticarete yoğunlaşmıştır. Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919'da İzmir'i işgal etmesiyle birlikte İstanbul'a gitmek zorunda kalmıştır. Milli Mücadele yıllarında İstanbul'da kalan Şekib Bey, 1920'de tekrar İzmir'e dönme kararı almıştır. Şehrin saygın kız lisesinde edebiyat öğretmenliği görevini üstlenerek uzun yıllar boyunca genç zihinlere sanat, estetik, dil ve şiir sevgisini büyük bir adanmışlıkla aşılamıştır. Bu dönemde yerel yönetimde de aktif rol alarak İzmir Belediye Meclisi üyeliğine seçilmiştir. Edebi kimliğiyle öne çıkan Şekib Bey, 1931 yılında İzmir Edebiyat Cemiyeti'nin kurucu başkanı olmuştur. İzmir Edebiyat Cemiyeti başkanlığı ise onun kentteki entelektüel çevrelerin liderliğini üstlenmesinin en net göstergelerinden biridir.

Büyük Bir Ailevi Dram ve Hüzünlü Veda

Özel hayatında ardı ardına gelen trajediler, şairin hassas ruh dünyasında derin yaralar açmıştır. İlk çocuğunu henüz küçük yaşındayken kaybetmenin büyük üzüntüsünü yaşamıştır. İlk evladının kaybıyla sarsılan hassas yüreği, ikinci çocuğunun acısıyla tamamen yıkılmıştır. Ardından ikinci evladı da amansız bir hastalığa yakalanmıştır. Tifoya yakalanan ikinci oğlunun 6 Ekim 1932'deki vefatı, Şekib Bey için bardağı taşıran son damla olmuştur. İkinci çocuğunun da ansızın tifo hastalığına yenik düşerek aynı günü vefat etmesi üzerine bu tarifsiz evlat acısına dayanamayan acılı baba, kendi canına kıyarak hayata veda etmiştir. Ertesi gün, baba ve oğul yan yana Soğukkuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir. Böylece, acı ve keder dolu bu dramatik gün, Türk edebiyat tarihine hüzünlü bir sayfa olarak geçmiştir. Şekib Bey'in şiir dünyası, babasının edebiyat sevgisi sayesinde çocuk yaşlarda şekillenmeye başlamıştır. Eserlerinde Arapça ve Farsça kelimeler ile tamlamaların yoğunluğu göze çarpmaktadır. Bu ağır dil tercihi, onun döneminin edebi standartlarına uygun bir üslup sergilediğini göstermektedir. Şiirlerindeki dilin ağırlığı, divan şiiri geleneğine olan yakınlığını ve köklü kelime haznesini yansıtmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Tokadîzâde Şekib Bey kimdir?

Tokadîzâde Şekib Bey, 1871 yılında İzmir'de doğan şair ve siyasetçidir. Meclis-i Mebûsan mebusluğu yapmış ve tasavvufi şiirleriyle büyük iz bırakmıştır.

Tokadîzâde Şekib Bey ne zaman doğdu?

Tokadîzâde Şekib Bey, 24 Haziran 1871 tarihinde doğdu.

Tokadîzâde Şekib Bey nerede doğdu?

Tokadîzâde Şekib Bey İzmir doğumludur.

Tokadîzâde Şekib Bey ne zaman vefat etti?

Tokadîzâde Şekib Bey 6 Ekim 1932 tarihinde hayatını kaybetti.

Tokadîzâde Şekib Bey hangi alanda tanınır?

Tokadîzâde Şekib Bey, şair olarak tanınır.