Türk siyasetinin ve akademi dünyasının önemli simalarından biri olan Tevfik Ertüzün, 1949 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Yaşamı boyunca iktisat teorisinden pratik siyasete kadar geniş bir alanda derin izler bırakan Ertüzün, 11 Ocak 1998 tarihinde İstanbul Haliç Köprüsü üzerinde meydana gelen elim bir kaza neticesinde hayata gözlerini yumdu. Genç yaşta elde ettiği akademik başarıları, parlamentodaki aktif temsil göreviyle birleştiren değerli isim, geride saygın bir özgeçmiş bıraktı. Ülkenin ekonomi politikalarının şekillendiği dönemlerde kritik vazifeler üstlenen Ertüzün, hem meclis çatısı altında hem de üniversite kürsüsünde Türkiye için ter döktü.
Akademik Yolculuk ve İktisat Çalışmaları
Eğitim hayatına doğduğu kentte başlayan Tevfik Ertüzün, yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi bünyesinde tamamlayarak 1970 yılında mezuniyet derecesini aldı. İktisat biliminin teorik altyapısına büyük bir ilgi duyan Ertüzün, mezuniyetinin hemen ardından akademik kariyer basamaklarını hızla tırmanmaya başladı. Üniversitedeki çalışmalarına ara vermeden devam ederek 1972 senesinde doktor unvanını elde etti. Başarılarla dolu bu süreci aksatmadan sürdüren genç akademisyen, 1978 yılına gelindiğinde doçentlik payesine ulaştı.
Akademik üretimini her daim ön planda tutan Ertüzün, ekonomi alanında çok sayıda bilimsel çalışmaya ve kitaba imza attı. Kaleme aldığı eserler, iktisat dünyasında önemli başvuru kaynakları arasında yer aldı. Teorideki birikimini pratikle buluşturmak amacıyla sanayi kuruluşlarında da görevler üstlendi. Bu doğrultuda, Türkiye'nin dev sanayi kuruluşları olan Ereğli Demir Çelik ve Karabük Demir Çelik fabrikalarında yönetim kurulu üyesi olarak hizmet verdi. 1993 yılında profesörlük unvanını kazanan Ertüzün, ömrünün son dönemine kadar ilk göz ağrısı olan İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde dersler vermeyi ve geleceğin iktisatçılarını yetiştirmeyi sürdürdü.
Siyaset Arenası ve Parlamento Yılları
Akademideki yetkinliğini ülke yönetimine taşımak isteyen Tevfik Ertüzün, 1987 genel seçimlerinde aktif siyaset sahnesine adım attı. Doğru Yol Partisi (DYP) listelerinden Zonguldak Milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. Parlamentoda özellikle bütçe konularındaki uzmanlığıyla öne çıkan Ertüzün, 1987 ile 1991 yılları arasında Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptı. Bu süre zarfında ülkenin mali ve ekonomik planlamalarında kritik roller üstlendi.
Siyasi kariyeri sadece parlamento komisyonlarıyla sınırlı kalmadı. Ertüzün, DYP bünyesinde Genel İdare Kurulu (GİK) üyeliği gibi üst düzey idari mekanizmalarda sorumluluklar yüklendi. Uluslararası alanda da ülkesini temsil eden deneyimli siyasetçi, Avrupa Karma Parlamento Komisyonu'nda üye olarak görev icra etti. İlerleyen yıllarda yeni bir siyasi oluşumun parçası oldu. Demokrat Türkiye Partisi'nin (DTP) kuruluş aşamasında aktif görev alarak kurucu üyeler arasında yer aldı ve partinin Genel İdare Kurulu üyeliğini yürüttü.
Ertüzün, parlamento ve parti teşkilatlarında şu kritik görevlerde bulunmuştur:
- DYP Zonguldak Milletvekilliği (1987-1991)
- Plan ve Bütçe Komisyonu Üyeliği
- DYP Genel İdare Kurulu (GİK) Üyeliği
- Avrupa Karma Parlamento Komisyonu Üyeliği
- Demokrat Türkiye Partisi Kurucu ve GİK Üyeliği
Trajik Bir Veda
Tevfik Ertüzün, yoğun mesleki ve siyasi koşturmacasının ortasında, aile hayatına da son derece bağlı bir isimdi. Hayatını Ceyda Ertüzün ile birleştiren deneyimli akademisyenin bu evlilikten Emre ve Erdem adında iki oğlu dünyaya geldi. Hem iyi bir aile babası hem de örnek bir yurttaş olarak çevresinde takdir topluyordu.
Ne var ki, bu başarılı ve üretken yaşam 11 Ocak 1998 tarihinde son derece trajik bir olayla noktalandı. İstanbul'un işlek noktalarından Haliç Köprüsü üzerinde seyir halindeyken aracının lastıği patlayan Ertüzün, lastiği değiştirmek üzere aracından indi. Bu sırada köprü üzerinde ilerleyen alkollü bir sürücünün kontrolündeki araç, Ertüzün'e çarptı. Çarpmanın etkisiyle yol kenarındaki bariyerlere sıkışan ünlü sıyasetçi, olay yerinde feci şekilde can verdi. Bu ani ve acı kayıp, hem akademi hem de siyaset camiasında derin bir üzüntü yarattı.