Taşkın Aksoy, 13 Haziran 1967 tarihinde Batı Berlin sınırlarında dünyaya gözlerini açan, Türk ve Alman futbol kültürünün harmanıyla yetişmiş önemli bir spor insanıdır. Yeşil sahalarda sergilediği başarılı oyunun ardından teknik adamlığa adım atan Aksoy, günümüzde Gençlerbirliği kulübünün teknik patronluğunu üstlenerek Türk futboluna hizmet etmeye devam etmektedir. Gurbette filizlenen futbol aşkını profesyonel liglere taşıyan teknik adam, aktif sporculuk döneminde hem Türkiye hem de Almanya liglerinde kritik roller üstlenmiştir.
Almanya'da İlk Adımlar ve Berlin Yılları
Profesyonel futbol yaşantısına doğduğu kentin köklü kulüplerinden Hertha Berlin takımında başlayan Taşkın Aksoy, 1986-87 sezonunda üçüncü kademe lig olan Fußball-Oberliga Berlin kapsamında ilk kez sahaya çıktı. Bu ligde Berlin bölgesi şampiyonu olsalar da üst lige çıkma şansını kaçırdılar. Aksoy, ilk yılında altı karşılaşmada görev aldı. Takip eden sezonda Almanya Kupası olan DFB-Pokal organizasyonunda da yer buldu. Sezon bitiminde Berlin bölgesi şampiyonluğunu üstüste ikinci kez ilan eden ekip, play-off elemelerinde de büyük bir direnç göstererek nihayet 2. Bundesliga vizesini almayı başardı. Fakat Aksoy, bu ligde yalnızca iki karşılaşmada sahaya çıkabildi.
Türkiye Macerası ve Geri Dönüş
Almanya tecrübesinin ardından rotasını Türkiye'ye çeviren futbolcu, 22 yaşında 1. Lig ekiplerinden Boluspor ile anlaşma sağladı. Ülkedeki ilk maçına 3 Eylül 1989'da çıktı. Sezonu bir gol atarak tamamladı. Aynı sezon Türkiye Kupası'nda çeyrek finale kadar ulaşmayı başardı. Boluspor'daki ikinci yılında istediği süreleri alamayan futbolcu, iki ülkenin birleşmesiyle futbolda yeni bir yapılanmaya giden Almanya'ya 1991'de geri döndü. Berlin merkezli Türkiyemspor Berlin renklerine bağlanan Aksoy, üçüncü ligde üst sıralarda yer alsalar da üst lige terfi edemedi.
Aksoy'un kariyerindeki önemli bir dönem, 1993 yılında Berlin'in bilinen kulüplerinden Tennis Borussia Berlin takımına geçiş yapmasıyla başladı. Buradaki ilk maçına 27 Temmuz 1993'te 1. FSV Mainz 05 önünde çıkan futbolcu, takımın en kilit isimlerinden birine dönüştü. Õzellikle Almanya Kupası üçüncü turunda Eintracht Braunschweig ağlarına gönderdiği golle takımını 1-0'lık galibiyete taşıyıp bir üst tura geçmelerini sağladı. O sezon kupada yarı finale kadar tırmanan ekip, ne yazık ki lig maratonunda son sırada kalarak küme düştü. Sakatlıklar sebebiyle bir sonraki dönem forma giymekte zorlansa da sonraki iki sezonda takımın değişmez isimleri arasına girdi.
Süper Lig Deneyimi ve Alt Lig Mücadeleleri
1997-98 sezonunda şansını bir kez daha Türkiye'de denemek isteyen futbolcu, teknik adam Holger Osieck önderliğindeki Kocaelispor kadrosuna katıldı. Trabzonspor ile oynanan 2 Ağustos 1997 tarihli maçta, 70. dakikada Mirko Mirkovic'in yerine oyuna girdi. Ancak oyuna dahil olduktan sadece 15 dakika sonra kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı. Kocaeli ekibinde düzenli forma şansı bulamasa da Avrupa kupalarında sahne almayı başardı. National Bucuresti ekibini eledikleri UEFA Kupa Galipleri Kupası ilk tur müsabakalarında sonradan oyuna girdi. Bu, onun ilk Avrupa maçıydı. Takımı o sezon Türkiye Kupası'nda yarı finale kadar çıksa da kupayı kazanacak olan Beşiktaş'a elendi.
Kocaelispor sonrasında kiralık olarak 2. Lig ekiplerinden Kayserispor yolunu tutan oyuncu, 30 Ağustos 1998 tarihindeki Kuşadasıspor maçı ile yeni takımındaki kariyerine başladı.
- Kayseri ekibinde toplamda 32 maça çıkarak 2 gol kaydetme başarısı gösterdi.
- Takımının grubunu lider bitirip yükselme grubu ile play-off aşamasına kalmasına katkı sundu.
- Play-off turunda Yimpaş Yozgatspor karşısında 90 dakika sahada kalsa da penaltı golüyle lige çıkma şansını kaçırdılar.
1999 yılında yeniden eski takım TeBe Berlin'e dönen Aksoy, bu defa kulübün ikinci takımında görev aldı. Burada 25 karşılaşmada 2 gol atsa da ekibin dördüncü lige düşmesine engel olamadı. Ligin son haftasındaki Chemnitzer FC maçında ise as takım formasıyla o sezonki tek mücadelesine çıktı. Sonraki dönem hem as takımda hem de ikinci takımda oynasa da birinci ekibin dördüncü lige düşmesini önleyemedi. 2001-02 sezonunda da takımdan ayrılmayarak 26 maçta 5 gol attı. Ardından SV Yeşilyurt takımına katıldı. Buradaki ilk senesinde Berlin ligi şampiyonluğu kazanarak dördüncü lige yükselme sevinci yaşadı. Dördüncü seviyedeki lig serüveninde kendi grubunu dördüncü sırada tamamlayı başaran takımında istikrarlı bir performans sergileyen deneyimli isim, çıktığı otuz resmi müsabakada rakip ağları sekiz kez sarsmayı başardı. Futbolculuk kariyerinin son maçında Berliner AK ekibini 5-1 yendikleri maçta 2 gol kaydederek yeşil sahalara veda etti.