Türk görsel sanatlar dünyasının en üretken isimlerinden biri olan Süleyman Saim Tekcan, 6 Ekim 1940 tarihinde Trabzon'da dünyaya geldi. Sanatçı; resim, heykel, grafik, gravür ve özgün baskı alanlarındaki öncü çalışmalarıyla ulusal sanat belleğimizde çok yönlü bir iz bıraktı. Gazi Eğitim Enstitüsü'nde başlayan akademik ve sanatsal serüveni, zamanla Türkiye'nin en saygın güzel sanatlar kürsülerine kadar uzandı. Tekcan, hem ürettiği eserlerle hem de yetiştirdiği sayısız sanatçıyla Türk özgün baskı sanatının kurumsallaşmasında ve karakter kazanmasında başat bir rol üstlendi.
Yeşilçam'da Unutulmaz Bir İz: Sevmek Zamanı
Görsel sanatların yanı sıra sinemaya da ilgi duyan Süleyman Saim Tekcan, 1965 yılında oyunculuk alanında şansını denedi. Sanatçı bu dönemde Türk sinemasının altın çağında kamera karşısına geçerek çeşitli yapımlarda rol aldı.
Tekcan'ın sinema serüveninde rol aldığı filmler şunlardır:
- Çiçekçi Kız
- Sevmek Zamanı
- Sevgim ve Gururum
- Sevgili Öğretmenim
Bu yapıtlar arasından sıyrılarak Türk sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran yapım ise Metin Erksan'ın yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği Sevmek Zamanı oldu. Süleyman Saim Tekcan, bu kült filmde canlandırdığı kötü aşık Başar karakteriyle izleyicinin hafızasında yer etti. Bu performans, onu yalnızca tuvalin başında değil, beyaz perdede de unutulmaz kıldı.
Akademik Yolculuk ve Almanya Araştırmaları
Tekcan'ın sanatsal altyapısının temelleri Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş bölümünde atıldı. 1958 yılında özel yetenek sınavını kazanarak girdiği bu prestijli okuldan 1961 yılında mezun oldu. Mezuniyetinin ardından sanata ve eğitime adanmış uzun soluklu bir akademik kariyer başladı. 1968 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü bünyesinde öğretim görevlisi olarak ders vermeye başlayan Tekcan, buradaki görevini 1975 yılına kadar aralıksız sürdürdü.
Akademik gelişimine büyük önem veren sanatçı, 1970 yılında mesleki birikimini zenginleştirmek amacıyla Almanya'ya gitti. Burada bir yıl boyunca baskıresim eğitimi ve teknikleri üzerine kapsamlı araştırmalar gerçekleştirdi. Yurda dönüşünde edindiği bu modern vizyonu yerel akademiye aktarmak için kollarını sıvadı.
1975 yılı ise sanatçı için yeni bir dönüm noktası oldu. Daha sonra Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi adını alacak olan Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Aynı kurumda sanatta yeterlik derecesini alan Tekcan, böylece kadrolu olarak üniversite bünyesinde çalışmaya devam etti. Çalşmalarını büyük bir özveriyle sürdüren eğitimci, 1985 yılında profesörlük unvanına layık görülerek Grafik Sanat Dalı Başkanlığına atandı.
Türk Özgün Baskı Sanatının Mimarı
Süleyman Saim Tekcan, Türk özgün baskı sanatının gelişimi için yurt içinde ve yurt dışında sayısız seminer verdi. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi bünyesinde serigrafi ve gravür atölyelerinin kurulmasına öncülük ederek bu alanda tarihi bir misyon üstlendi. Bu atölyelerden yetişen genç yetenekler, zamanla Türk sanatının en parlak isimleri haline geldi.
Tekcan'ın kurduğu atölyelerde yetişen ve Türk özgün baskı sanatının özgün kimliğini oluşturmak için emek veren sanatçılar arasında şu isimler öne çıkmaktadır:
- Alaettin Aksoy
- Aydın Ayan
- Hüseyin Bilgin
- Gören Bulut
- Gül Derman
- Devrim Erbil
- Güngör İblikçi
- Gündüz Gönlünü
- Mehmet Güler
- Ali Teoman Germener
- Zahit Büyükişleyen
- Erol Deneç
- Nail Peyza
- Ergin İnan
- Utku Varlık
- Mustafa Plevneli
- Hasan Pekmezci
- Hayati Misman
- Fevzi Karakoç
- Hüsamettin Koçan
- Atilla Atar
- Ali İsmail Türemen
- Kadri Özayten
Bu güçlü kadro, Türkiye'de özgün baskı resmin bir sanat disiplini olarak kabul görmesinde ve kurumsallaşmasında Tekcan'ın liderliğinde muazzam adımlar attı. Sanatçı, vizyoner kimliğiyle adını tarihe yazdırdı.