Süleyman Arif Emre, 1 Temmuz 1923 tarihinde Adıyaman'da dünyaya gelip, 21 Temmuz 2019 günü İstanbul'da 96 yaşında vefat edene dek ülkemiz siyasi hayatının en hareketli dönemlerine doğrudan tanıklık etmiştir. Gerek bürokrasi gerekse parlamentodaki çalışmalarıyla adından söz ettiren isim, Türk siyasetinde Milli Görüş hareketinin kurucu kadrosunda bulunarak çok yönlü bir portre çizmiştir. İlk, orta ve lise eğitiminin ardından hukuk eğitimi alan Emre, hem yazar hem de şair kimliğiyle entelektüel birikimini kitlelerle paylaşmıştır. Kendisi, hayatı boyunca üstlendiği kritik görevler ve kaleme aldığı eserlerle toplumsal hafızada kalıcı izler bırakmayı başarmıştır. Siyasi ömrü başarılarla doluydu.
Hukuktan Siyasete Uzanan Yaşam Yolculuğu
Gençlik yıllarında ortaöğrenimini başkent Ankara'nın köklü eğitim kurumlarından Gazi Lisesi'nde tamamlayan Süleyman Arif Emre, yükseköğrenim için girdiği Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1944 yılında başarıyla mezun oldu. Mezuniyetinin akabinde mesleki kariyerine adım atan hukukçu, bir süre serbest avukatlık mesleğini icra etti. Kamuda da görev aldı. Sadece hukuk alanıyla sınırlı kalmayarak devlet kademelerinde de görev alan Emre, Ankara Defterdarlığı çatısı altında idari sorumluluklar üstlendi. Ardından Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde de görev yürüterek kamusal tecrübesini farklı alanlarda derinleştirme fırsatı buldu. Bu idari ve hukuki birikim, onun gelecekteki uzun soluklu siyasi yaşamının en sağlam temel taşlarını oluşturdu. 1956 yılında Hürriyet Partisi saflarında siyasi arenaya adım atan Emre, buradaki çalışmalarının ardından 1961'de Yeni Türkiye Partisi bünyesinde faaliyetlerini sürdürdü.
Milli Görüş Hareketi ve Siyasi Mücadeleleri
Süleyman Arif Emre'nin siyaset yolculuğundaki en etkili çalışmaları, Milli Görüş hareketinin temellerinin atılması sürecinde gerçekleşti. Erbakan liderliğinde kurulan Milli Nizam Partisi'nin programını bizzat hazırlayarak hareketin fikri altyapısına yön verdi. Partinin kapatılmasının ardından ise durmaksızın yeni bir oluşuma öncülük etti. Milli Selamet Partisi'nin kurucu genel başkanı olarak sorumluluk üstlendi ve teşkilatlanma çalışmalarını bizzat yönetti. Daha sonraki dönemlerde Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisi yönetim kademelerinde aktif roller üstlenerek siyasi istikrarını korudu. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında uzun yıllar boyunca halkın temsilciliğini yürüten tecrübeli siyasetçi, parlamento kariyerinde iki dönem memleketi Adıyaman'ı, dört dönem ise İstanbul'u temsil ederek toplamda beş dönem milletvekilliği yaptı. Ayrıca yürütme organında da görev alarak Devlet Bakanlığı makamında bulundu ve ülkeye hizmet etti. Türkiye'nin zorlu dönemlerinden biri olan 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından tutuklanan isimler arasında yer aldı. Mamak Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yargılanan tecrübeli siyasetçi, hukuki mücadelenin sonunda beraat ederek özgürlüğüne kavuştu. Adalet nihayet yerini bulmuştu.
Edebi Yönü, Eserleri ve Aile Hayatı
Siyasi kimliğinin yanı sıra güçlü bir edebi kişiliğe de sahip olan Emre, şiire olan tutkusuyla tanınırdı. Yazınsal kariyeri boyunca farklı alanlarda değerli çalışmalar kaleme almıştır. Yazarın yayımladışı başlıca eserleri şunlardır:
- Suların Şarkısı: Şairin tüm şiirlerini topladığı eseridir.
- Siyasette Otuzbeş Yıl: Yarım asırlık siyasi tecrübesini aktardığı anı kitabıdır.
- Namazın Hayati Özellikleri: Dini ve fikri düşüncelerini ele aldığı çalışmasıdır.
Şair Bekir Sıtkı Erdoğan, Emre'nin 'Aşkın Aşkı' isimli eserine yazdığı 'Dostça' başlıklı takdim yazısıyla onun edebi gücüne atıfta bulunmuştur. Sadece edebi eserlerle kalmayan yazar, Milli Gazete sayfalarında kaleme aldığı günlük yazılarıyla toplumsal meseleleri irdeledi. Özel yaşamında evli ve dört çocuk babası olan Süleyman Arif Emre, geride büyük bir miras bırakmıştır. Ailesi onun en büyük desteğiydi. O, 21 Temmuz 2019 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumduğunda, ardında hem siyasi hem de edebi açıdan zengin bir külliyat bırakmıştı. Fikirleri halen yaşamaya devam ediyor.
