Türk televizyon ve sinema dünyasının önde gelen isimlerinden Songül Öden, 17 Şubat 1979 tarihinde Diyarbakır'da dünyaya gözlerini açtı. Henüz altı aylık bir bebekken anne ve babasının yollarını ayırmasıyla hayatı şekillenmeye başladı. Müteahhitlik yapan Bedri Öden'in ve ev hanımı bir annenin kızı olan oyuncu, kalabalık bir ailede büyüdü. Bir erkek kardeşi ile dört kız kardeşi bulunan sanatçı, çocukluk ve gençlik yıllarının büyük bölümü Ankara'da geçirdi. Sanat dolu bu şehir, gençlik hayallerini besledi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Oyunculuk Anasanat Dalı'ndan mezun olan sanatçı, akademik eğitimini Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı'ndaki yarı zamanlı şan eğitimiyle pekiştirdi.
Ankara'da Filizlenen Tiyatro Tutkusu ve İlk Yılları
İlk oyunculuk adımlarını Ankara Deneme Tiyatrosu çatısı altında atan sanatçı, tiyatro dünyasının disipliniyle burada tanıştı. Oyunculuk yeteneğini profesyonel sahnelere taşıyan Öden, kariyeri boyunca pek çok prestijli kurumda önemli roller üstlendi. Bu kurumlar arasında Ankara Sanat Tiyatrosu, Trabzon Devlet Tiyatrosu ve Diyarbakır Devlet Tiyatrosu yer almaktadır. Sahnelerdeki ilk deneyimini 1993 senesinde Federico Garcia Lorca'nın ünlü eseri Yerma oyunu ile yaşadı. Ardından Trabzon'da sahnelenen 'Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz' ile Diyarbakır sahnesindeki 'Hortlak' gibi yapımlarda rol aldı. Bu oyunlar tiyatro camiasındaki yerini sağlamlaştırdı.
Kariyeri boyunca sahne aldığı önemli tiyatro oyunlarından bazıları şunlardır:
- 1993 yılında Ankara Deneme Sahnesi'nde oynadığı Yerma,
- 1999'da Trabzon Devlet Tiyatrosu bünyesindeki Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz,
- 2003'te Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'nda sahneye koyulan Hortlak,
- 2007'de Sadri Alışık Tiyatrosu'nda sergilenen ve kendisine ödüller getiren Kadıncıklar,
- 2020 yılında izleyiciyle buluşan tek kişilik performansı Lal Hayal.
Ekranlardaki Yükselişi: Gümüş'ten Küresel Başarıya
Tiyatro sahnelerinden televizyon dünyasına geçişi, 1999 yılındaki klasikleşen televizyon yapımı Ferhunde Hanımlar ile gerçekleşti. Bu ilk deneyimin ardından 'Vasiyet' ve 'Havada Bulut' gibi dizilerle ekran yolculuğuna devam etti. Asıl büyük çıkışını ise, 2005-2007 yılları arasında yayınlanan ve televizyon tarihine geçen Gümüş dizisiyle elde etti. Canlandırdığı 'Gümüş Doğan' karakteri, ona sadece Türkiye'de değil, tüm Orta Doğu coğrafyasında devasa bir şöhret kapısı araladı. Televizyondaki başarısını beyaz perdeye de taşıyan sanatçı, 2009'da 'Acı Aşk' ve 2011'de '72. Koğuş' sinema filmlerinde boy gösterdi. Ayrıca kısa metrajlı 'Sınır' filminde de rol aldı. Umutsuz Ev Kadınları dizisindeki Yasemin rolüyle de yeteneğini bir kez daha geniş kitlelere gösterdi. Karakterin komedi ile dramı harmanlayan yapısı, izleyicilerden tam not aldı. Sanatçı son dönemde, Atatürk 1881 - 1919 filminde Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım karakterini canlandırarak tarihi bir karaktere hayat vermenin gururunu yaşadı.
Prestijli Ödüller ve Sanatçının Özel Yaşamı
Oyunculuk yeteneği ulusal ve uluslararası birçok kurum tarafından tescillenen Öden, kariyerine çok sayıda ödül sığdırdı. Özellikle 2007 yılında sahnelediği 'Kadıncıklar' adlı tiyatro eserindeki büyüleyici performansı, ona hem Lions Tiyatro Ödülleri hem de köklü İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri kapsamında en iyi kadın oyuncu ve özendirme başarılarını kazandırdı. Ayrıca, 'Rüzgarda Salınan Nilüfer' ve 'Ekşi Elmalar' gibi yapımlarla sinema dünyasında da ödüllere layık görüldü. Özel hayatında da sanatla iç içe bir yaşam sürdüren başarılı aktris, 2002 yılında meslektaşı Canberk Uçucu ile nikah masasına oturdu. Çiftin evliliği dokuz yılın ardından 2011'de boşanmayla nihayete erdi. Sonrasında uzun yıllar beraberlik yaşadığı Kerem Alışık ile olan ilişkisini de 2015 senesinde noktaladı. Daha sonra Arman Bıçakçı ile evlenen ünlü oyuncu, hayvan sevgisiyle de bilinmektedir. Kedisine duyduğu derin sevgi nedeniyle, usta aktör Ekrem Bora'nın adını ailesinden izin alarak ona vermiştir. Bu sevimli dostu 'Ekrem', sanatçının evindeki en özel can yoldaşıdır.
