Türk siyasi tarihinin en hareketli dönemlerine tanıklık eden ve önemli kararlara imza atan hukukçu ve devlet adamı Şevket Kazan, 7 Aralık 1933 tarihinde Sakarya'da dünyaya geldi. Milli Görüş hareketinin kilit figürlerinden biri haline gelen Kazan, avukatlık mesleğinin yanı sıra çalışma ve adalet bakanlığı gibi kritik görevlerde bulunarak Türk siyasetinde derin izler bıraktı. 9 Mart 2020'de Ankara'da tedavi gördüğü hastanede 86 yaşında hayata gözlerini yuman deneyimli politikacı, ardında fırtınalı bir siyasi miras bıraktı.
Hukuktan Siyasete İlk Adımlar
Eğitim hayatını İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamlayarak 1971 yılında mezun olan Şevket Kazan, diplomasını aldıktan hemen sonra aktif siyasete atılmaya karar verdi. Dönemin önemli liderlerinden Necmettin Erbakan'ın öncülüğünde kurulan Milli Nizam Partisi'ne katılarak siyasi kariyerinin ilk resmi adımını attı. Partinin kapatılmasının ardından yoluna Milli Selamet Partisi çatısı altında devam eden Kazan, 1973 genel seçimlerinde Kocaeli milletvekili olarak parlamentoya girmeyi başardı. Aynı yıl kurulan Cumhuriyet Halk Partisi ve Milli Selamet Partisi koalisyon hükümetinde adalet bakanlığı koltuğuna oturarak genç yaşında büyük bir sorumluluk üstlendi.
Kazan'ın kabinedeki görevleri bununla sınırlı kalmadı. Deneyimli siyasetçi, Kasım 1976 tarihinde kurulan Birinci Milliyetçi Cephe hükümetinde de çalışma bakanı olarak görevlendirildi. Bakanlık tecrübelerinin ardından 1977 yılında Zonguldak'tan milletvekili adayı oldu. Ancak bu yarışı kazanamadı. Aynı yılın sonlarında düzenlenen yerel seçimlerde Milli Selamet Partisi'nin İstanbul belediye başkan adayı olarak yarıştı. Sandıktan istediği sonuç çıkmadı. Kazan, her iki seçim sürecinden de mağlubiyetle ayrıldı.
Darbe Dönemi ve REFAHYOL Süreci
12 Eylül 1980 askeri darbesi, Türkiye'deki pek çok siyasetçi gibi Şevket Kazan'ın da yaşamını derinden etkiledi. Müdahalenin ardından tecrübeli siyasetçi tutuklandı. Kazan, yaklaşık bir yıl boyunca cezaevinde kaldı. 1985 yılında mahkeme kararıyla beraat eden tecrübeli hukukçu, aynı yıl kapatılan partisinin devamı niteliğindeki Refah Partisi saflarına katıldı. 1991 yılındaki genel seçimlerde Refah Partisi listesinden yeniden milletvekili seçilerek meclise dönen Kazan, partinin en etkili isimlerinden biri oldu.
1996 yılına gelindiğinde, Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi ortaklığında kurulan REFAHYOL hükümetinde bir kez daha adalet bakanı olarak görev aldı. Bu yeni dönem oldukça fırtınalı geçti. Sivas Katliamı davalarında yargılanan sanıkların savunmasını üstlenen Kazan, otuz beş kişinin yaşamını yitirdiği bu trajik olayla ilişkili tutukluları cezaevinde ziyaret etmesi nedeniyle kamuoyunda yoğun şekilde eleştirildi.
Siyasi Yasaklar ve Saadet Partisi Yılları
Anayasa Mahkemesi'nin 16 Ocak 1998 tarihinde Refah Partisi'ni laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği gerekçesiyle kapatmasının ardından, Şevket Kazan için zorlu bir dönem başladı. Mahkeme kararıyla Necmettin Erbakan ve diğer bazı parti yöneticileriyle birlikte Kazan'a da beş yıl süreyle siyaset yapma yasağı getirildi. Bu zorunlu aranın ardından siyasi cezasının sona ermesiyle birlikte, 22 Şubat 2003'te Erbakan ile el ele vererek Saadet Partisi bünyesinde siyasi arenaya geri dönüş yaptı.
Saadet Partisi'ndeki sonraki yıllar ise parti içi liderlik mücadeleleriyle geçti. 11 Temmuz 2010 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü kongrede Genel İdare Kurulu üyeliğinin dışında kalan Kazan, Numan Kurtulmuş tarafından hazırlanan ve Milli Görüş'ün sembol isimlerinin büyük kısmının tasfiye edildiği beyaz listede kendine yer bulamadı. Bu durum üzerine Kurtulmuş'a, Erbakan'ın hazırladığı alternatif liste ile yeniden kongreye gitme daveti yaptı. Ancak bu çağrı karşılık bulmadı. Kazan, kongreyi mahkemeye taşıyarak partinin kayyuma devredilmesini sağladı. Süreç içerisinde benzer bir durum yaşamış olan eski Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreteri Önder Sav ile görüşmeler gerçekleştiren Kazan, bu hamlesiyle Milli Görüş tabanında büyük bir değişimin önünü açtı.
Kurtulmuş'un partiden ayrılarak Halkın Sesi Partisi adıyla yeni bir siyasi hareket başlatmasının ardından, Saadet Partisi tekrar kongreye gitti ve Necmettin Erbakan genel başkan seçildi. Erbakan'ın vefatının ardından aktif siyasetten çekildiğini açıklayan Kazan, liderinin ölümünden hemen önce gösterdiği azmi referans alarak kararını değiştirdi ve Saadet Partisi'nin Bursa birinci sıra adayı olarak yeniden sahaya indi.
Şevket Kazan'ın uzun soluklu siyasi serüveninde üye olduğu ve aktif görevler üstlendiği başlıca siyasi partiler şunlardır:
- 1971 yılında katıldığı Milli Nizam Partisi
- Milletvekili ve bakan olarak görev yaptığı Milli Selamet Partisi
- Beraatının ardından katıldığı ve bakanlık yaptığı Refah Partisi
- Aktif siyasete geri döndüğü ve son nefesine kadar hizmet ettiği Saadet Partisi
Yaşamının son dönemine kadar Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olarak görev yapan Şevket Kazan, Ankara'da tedavi gördüğü hastanede yaşam mücadelesini kaybederek aramızdan ayrıldı.
