Şevkati Hulusi Bey, Türk spor tarihinin en saygın kulüplerinden Fenerbahçe'nin temellerini atan kadroda yer alan ve 1894 yılında Yanya'da dünyaya gözlerini açmış kurucu bir figürdür. Hulusizade Şevkati Bey olarak da bilinen bu isim, sarı-lacivertli kulübün sekiz numaralı kurucu üyesidir. Genç yaşta İstanbul'a gelerek futbol tarihine yön veren tarihi bir figüre dönüşmüştür. Yanya'nın köklü ve saygın ailelerinden olan tüccar Ahmed Hulusi Ağa ile Hafize Hanım'ın evladı olarak dünyaya gelen Şevkati Hulusi Bey, çocukluk yıllarını bu tarihi Balkan şehrinin kültürel atmosferinde geçirmiştir. Babasının eğitimine verdiği büyük önem, onun hayatının dönüm noktası olmuştur.
Saint-Joseph Yılları ve Sarı-Lacivertli Kadro
Tüccar Ahmed Hulusi Ağa, oğlunun dönemin en modern eğitim kurumlarından birinde yetişmesini arzulamıştır. Bu amaçla genç Şevkati'yi, İstanbul'un seçkin okullarından Saint-Joseph Fransız Lisesi'ne kaydettirmiştir. Lisedeki eğitim yılları, hem kendi geleceğini hem de Türk futbolunun kaderini derinden etkileyecektir. 1906 ve 1907 eğitim dönemlerinde okul sıralarında derslerine özenle devam eden genç Şevkati'nin futbol konusundaki üstün kabiliyeti ve sahadaki çevikliği, mektebin edebiyat muallimi Enver Yetiker'in büyük ilgisini çekmiştir. Yetiker, mektebin bu parlak öğrencisini Fenerbahçe'nin tarihteki ilk oyuncu kadrosuna dahil etmeye karar vermiştir. Böylece Türk sporunun dev çınarının ilk filizleri, lise sıralarında atılmıştır. Genç Şevkati Hulusi Bey, 1907 yılından 1911 yılına kadar kulüpte kesintisiz olarak sağ açık mevkisinde forma giymiştir.
Kuruluş Dönemindeki Maddi ve Manevi Fedakarlıklar
Sarı-lacivertli renklerin yeşil sahalardaki ilk temsilcilerinden biri olan Şevkati Hulusi Bey, sadece bir sporcu olmamıştır. Kulübün emekleme döneminde karşılaştığı zorlukları aşmak adına elini taşın altına koymuştur. Kuruluş aşamasındaki zorlu şartlarda, maddi imkanlarını ve manevi gücünü kulübü için seferber etmiştir. Tarihi belgeler, onun bu fedakar yapısını ve sarı-lacivertli armaya duyduğu derin bağlılığı açıkça göstermektedir. Sekizinci kurucu üye sıfatıyla her aşamada aktif roller üstlenmiştir. Onun bu adanmışlığı, sonraki nesillere örnek teşkil edecek bir miras bırakmıştır.
Memuriyet Hayatı, Aile Bağları ve Vefatı
Futbol sahalarına veda ettikten sonra iş hayatına yönelen Şevkati Hulusi Bey, Denizyolları idaresinde memuriyete adım atmıştır. Buradaki görevini emekliliğine kadar ciddiyetle sürdürmüştür. Aynı zamanda kendisi, Osmanlı ve cumhuriyet tarihinin önemli isimlerinden Sadrazam Talat Paşa'nın eşi Hayriye Talat Bafralı'nın ağabeyidir. Bu güçlü ailevi bağlar, onun sosyal statüsünü pekiştirmiştir. Ömrünün son dönemlerini İstanbul Kalamış'ın o huzurlu ve sakin atmosferinde geçiren bu efsanevi spor adamı, 1950 senesinde ansızın geçirdiği ağır bir kalp krizi neticesinde gözlerini hayata yummuştur. Geride bıraktığı asil duruş ve sarı-lacivertli sevgi, kulübün şanlı tarihinde sonsuza dek yaşamaya devam edecektir.
Şevkati Hulusi Bey'in yaşamındaki öne çıkan bazı dönüm noktaları şunlardır:
- 1894: Yanya'da saygın bir tüccar ailesinin evladı olarak doğdu.
- 1906-1907: Saint-Joseph Fransız Lisesi'nde eğitim görürken Fenerbahçe'nin ilk kadrosuna seçildi.
- 1907-1911: Sarı-lacivertli takımda sağ açık pozisyonunda sahaya çıktı.
- 1950: Kalamış'ta geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetti.