Türk tiyatrosunun ve sinemasının unutulmaz çınarlarından biri olan İzzet Şener Kökkaya, 30 Mayıs 1943 tarihinde Antalya'da dünyaya gözlerini açtı. Küçük yaşlardan itibaren sahne tozunu yutmaya başlayan usta sanatçı, 1957 yılında Eskişehir'de amatör tiyatro gruplarıyla başladığı oyunculuk serüvenini ömrünün sonuna dek büyük bir disiplin ve tutkuyla sürdürdü. Akademik eğitimini yarıda bırakarak sanata yönelen Kökkaya, yarım asrı aşan kariyerinde oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik ve sahne amirliği yaptı. Hem tiyatro sahnelerinde hem de televizyon ekranlarında sergilediği performanslarla izleyicilerin hafızasında derin izler bırakan sanatçı, 20 Temmuz 2024'te Adana'da aramızdan ayrıldı.
Eskişehir'den Ankara Sanat Tiyatrosuna
Eğitim görmekte olduğu iktisat akademisindeki yüksek öğrenimini henüz ikinci sınıfı bitirmeden sonlandırdı. Kentteki Oda Tiyatrosu bünyesinde çalıştı. Ayrıca Eskişehir Belediye Şehir Tiyatrosu'nda çok sayıda farklı oyunda rol alarak yeteneğini pekiştirdi. Devlet Tiyatroları çatısı altında konuk oyuncu olarak çok sayıda farklı piyeste roller üstlendi. Tarihler 1966 yılını gösterdiğinde ise Pendik Tiyatrosu'nun hem kurucularından biri hem de aktif oyuncusu oldu. Bu adımdan bir yıl sonra, hayatının en uzun soluklu duraklarından biri olacak Ankara Sanat Tiyatrosu'na (AST) giriş yaptı. Burada 1982 senesine kadar aralıksız olarak hem oyunculuk hem de sahne amirliği yaptı. Bu tiyatro adeta onun eviydi.
TRT Yılları ve Sahne Arkasındaki Üretkenlik
Usta oyuncu, 1970'li yıllarda TRT ekranlarında yayınlanan ve ana haber öncesi ekrana gelen 5 Dakika programıyla geniş kitlelerce tanınan bir yüz oldu. Savaş Yurttaş ile sunduğu programla bilinen bir isim haline geldi. Televizyonun henüz yeni yaygınlaştığı o yıllarda adeta bir fenomen haline gelen bu yapım sayesinde, Kökkaya'nın cana yakın tavırları ve başarılı sunumu Türkiye'nin dört bir yanında takdir topladı. Aynı dönemde sahne tozu yutmaya devam eden sanatçı, Hamdi Ortadirek adlı müzikli orta oyununda rol aldı. Bu meşhur müzikalde Erol Demiröz, Selçuk Uluergüven, Akrep Nalan ve yakın dostu Savaş Yurttaş ile aynı sahneyi paylaşarak geleneksel Türk tiyatrosunun en güzel örneklerinden birini sergileyip adından söz ettirdi.
İzmir, Denizli ve Adana Durakları
Ankara Sanat Evi bünyesinde üç yıl boyunca hem rejisörlük hem de oyunculuk yaptı. Ancak sağlık sorunları yolunu İzmir'e düşürdü. 1986 yılında yerleştiği bu şehirde, tiyatro tutkusunu sürdürmek adına İzmir Sanat Tiyatrosu'nu kurdu. Sanatçı sadece sahnede oynamakla yetinmedi. Çok yönlü sanat yaşamı boyunca şu alanlarda üretim yaptı:
- Tiyatro, sinema ve dizi oyunculuğu
- Tiyatro oyun yönetmenliği ve sahne amirliği
- Şiir ve özgün oyun senaryosu yazarlığı
- Konservatuvarda oyunculuk eğitmenliğu
Kameraların karşısına da geçerek pek çok sinema filminde ve televizyon dizisinde oynadı. Kamera önündeki başarılı performansı sayesinde sinemada karakteristik rollerin aranılan yüzü haline geldi. Denizli Belediyesi Konservatuvarı bünyesinde iki sene boyunca genç yeteneklere oyunculuk dersleri verdi. Denizli'deki eğitmenlik deneyiminin hemen ardından Ankara Ekin Tiyatrosu bünyesinde sahne almaya başladı. Son durağı ise Adana Devlet Tiyatrosu oldu. Türk tiyatrosuna ömrünü adayan bu değerli usta, arkasında çok zengin bir sanatsal miras bırakarak hayata gözlerini yumdu.
