Türk tiyatro dünyasının usta ismi Semih Sergen, dokuz kuşaktır İstanbul'da ikamet eden köklü bir ailenin ferdi olarak 13 Mayıs 1931 tarihinde bu kadim kentte dünyaya geldi. Sahne sanatlarına olan derin sevdası çocukluk yıllarında filizlenen sanatçı, eğitim gördüğü okulun tiyatro kolu başkanı seçilerek bu alandaki ilk önemli hayat deneyimini henüz o yaşlarda elde etti. Oyunculuğunun yanı sıra yönetmenliği ve yazarlığıyla da Türk sahne sanatlarına kalıcı eserler kazandırdı. Tiyatronun yanı sıra sinema dünyasında da önemli çalışmalarına imza atan sanatçı, geniş kitlelerin sevgisini kazandı. Kendisi, Türk tiyatrosuna ömrünü adamış bir çınardı.
Zorlu Gençlik Yılları ve Sanat Eğitimi
Sanatçının gençlik yılları, geçimini sağlamak adına oldukça farklı alanlarda çalışmak zorunda kaldığı zorlu bir süreçti. Bu doğrultuda marangozluktan boyacılığa kadar uzanan birçok zorlu işte ter dökerek hayatı tanıdı. Ailesinin ısrarlı isteği üzerine girdiği bahriyelik sınavını başarıyla kazandı. Ancak içindeki oyunculuk sevdası ağır basınca, ailesinden gizlice Ankara Devlet Konservatuvarı sınavlarına girdi. Büyük bir gizlilikle girdiği bu sınavları da başarıyla tamamladı. Takvimler 1949 yılını gösterdiğinde Ankara Devlet Konservatuvarı'ndaki eğitim hayatına ilk adımını attı. Burada Nurettin Sevin, Mahir Canova ve Cüneyt Gökçer gibi Türk tiyatrosunun en seçkin ustalarından dersler aldı. Konservatuvarın Tiyatro Yüksek Bölümü'nü okul birincisi olarak tamamlamayı başardı.
Tiyatro Sahnelerinde Hayat Bulan Karakterler
Eğitimini birincilikle taçlandırdıktan sonra, profesyonel sanat hayatı boyunca birbirinden önemli ve zorlu karakterleri sahnede canlandırdı. Sanatçının başarıyla canlandırdığı rollerden bazıları şunlardır:
- Don Carlos
- III. Selim
- Çavuş Musgrave
- Şoför Ahmet
- Mimar Sinan
Yarım asrı aşan tiyatro kariyerinde yüzün üzerinde eserde başrol oyuncusu olarak sahneye çıktı. Oyunculuğunun yanı sıra, kırkın üzerinde tiyatro oyununu da yönetmen olarak sahneye koydu. Tiyatro alanındaki büyük birikimini yazın dünyasına da taşıyarak kaleme aldığı tüm oyunlarını 11 kitapta toplayan usta sanatçı, şiir tutkusunu ise yayımladığı 17 ayrı şiir eseriyle taçlandırdı. Aynı zamanda Türkiye'de bir ilke imza atarak ilk 45'lik şiir plağını hazırlayan isim oldu. Bu öncü ve başarılı çalşmanın ardından, seslendirdiği şiirlerden oluşan çok sayıda kaset ve CD çalşması da müzik marketlerde yer aldı. Türkiye'de çekimleri gerçekleştirilen ilk fotoromanda da başrolü üstlenme başarısı sergiledi. Bu tarihi projede, Türk tiyatrosunun kıymetli isimlerinden İşık Yenersu ile birlikte başrolü paylaşarak izleyicinin karşısına çıktı. Sinema dünyasıyla ilk ciddi buluşması ise 1958 yapımı olan Duvaklı Göl isimli filmle gerçekleşti. Bu yapıt sayesinde Yeşilçam sinemasına da başarılı bir adım attı.
Kültür Dünyasına Katkıları ve Aile Mirası
Kalemi son derece üretken olan yazar, başta Milli Kültür dergisi olmak üzere çok sayıda farklı gazete ve dergide makaleler kaleme aldı. Kendisine ait olan bazı şiir ve hikâyeler ise Türk Dili dergisi tarafından kabul edilerek edebiyatseverlerle buluşturuldu. Sanat yolculuğunu kurumsallaştırmak amacıyla kendi ismini taşıyan Semih Sergen ve Dostları Tiyatrosu adında bir topluluk kurdu. Bu toplulukta genel sanat yönetmenliği görevini üstlendi. Kendisi gibi tiyatro oyunculuğunu seçen ve bu alanda önemli başarılar kazanan Burak Sergen ile Toprak Sergen isminde iki oğlu vardır. Babaları gibi tiyatro sanatñna gönül veren her iki oğlu da günümüzde Türk tiyatrosunun tanınan ve saygı duyulan simaları arasında yer almaktadır. Yaşamının son yıllarını Muğla'nın Bodrum ilçesinde geçirmeyi tercih etti. Usta sanatçı, 6 Ağustos 2022 tarihinde ömrünün son yıllarını geçirdiği Bodrum'da hayata gözlerini yumdu. Vefatının ardından cenazesi Ankara'ya nakledildi. İki gün sonra düzenlenen törenle Ankara'daki Gölbaşı Mezarlığı'nda toprağa verildi.
