Geleneksel Türk tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri olan Selim Naşit Özcan, 15 Ağustos 1928 tarihinde İstanbul'da, tiyatro kulislerinin tam kalbinde dünyaya geldi. Ünlü güldürü ustası Komik-i Şehir Naşit Bey ile tiyatro oyuncusu Amelya Hanım'ın oğlu olan sanatçı, çocukluğunu kız kardeşi Adile Naşit ile birlikte sahne tozu yutarak geçirdi. Aile kökenleri sanata uzanan Selim Naşit, anne tarafından meşhur Rum kantocu Küçük Virjin ile keman virtüözü Kemânî Yorgo Efendi'nin torunudur. Tiyatrocu olmalarını istemeyen babalarına rağmen oyunculuk tutkusundan vazgeçmeyen iki kardeş, ilk defa cumhuriyetin 10. Yıl Kutlama Gecesi'nde aynı sahneyi paylaştılar. Yarım asırdan fazla süren bu macera, onu Türk sahnesinin en saygın figürlerinden biri haline getirdi.
Tiyatroyla Büyüyen Bir çocukluk ve Sahneye İlk Adımlar
Gençlik yıllarında ticaret lisesine devam eden Selim Naşit, 1943 yılında eğitimini yarıda bırakarak profesyonel tiyatro dünyasına adım attı. Sahne kariyerine ilk olarak Muhlis Sabahattin'in operet topluluğu bünyesindeki Gül Fatma operetiyle başladı. Bu başlangıcın ardından yeteneğiyle dikkat çeken genç oyuncu, kısa süre içinde Muammer Karaca operetine geçiş yaptı. Burada tam 16 yıl boyunca usta tiyatrocu ile yan yana çalışarak oyunculuğunu pekiştirdi.
Tiyatro mirasını yaşatmak isteyen sanatçı, 1961 senesinde kız kardeşi Adile Naşit ve eniştesi Ziya Keskiner ile el ele verdi. Birlikte Ankara'da, babalarının anısını yaşatmak amacıyla Naşit Tiyatrosu'nu kurdular. Bu girişimin sonrasında Elhamra İstanbul Tiyatro Sahnesi'nde Toto Karaca, Sururîler ve Muzaffer Hepgürler gibi dev isimlerle sahneyi paylaştı. 1966 yılına gelindiğinde ise Gönül Ülkü – Gazanfer Özcan Tiyatrosu kadrosuna dahil oldu. Burada kardeşi ve eniştesiyle yeniden bir araya gelerek üretmeye devam etti.
Yarım Asırlık Sanat Maratonu ve Unutulmaz Karakterler
1979 yılından itibaren farklı topluluklarda tiyatro yapmayı sürdüren usta oyuncu, kariyeri boyunca pek çok prestijli ekiple çalıştı. Sanatçının sahne aldığı başlıca tiyatrolar şunlardır:
- Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu
- Devekuşu Kabare
- Karşı Tiyatro
Tiyatroya adadığı 54 yıllık ömründe 300'e yakın oyunda rol alan sanatçı, Akbank çocuk Tiyatrosu kadrosunda da tam 18 yıl boyunca aralıksız yer aldı. Sahnedeki son performansını ise Tiyatro Stüdyosu'nun sergilediği Histeri adlı oyunda sergiledi. Bu veda niteliğindeki performansı, ona hak ettiği büyük ödüllerden biri olan Afife Tiyatro Ödülü'nü "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" dalında getirdi. Türk tiyatrosunun "Baba" lakabıyla andığı bu büyük değer, yan rollerde yarattığı ince nüanslı tiplemelerle adını sanat tarihine altın harflerle yazdırdı.
Televizyon ve Beyaz Perdeden Kalan Miras
Sadece tiyatro sahneleriyle sınırlı kalmayan Selim Naşit, 60'a yakın sinema filminde ve çok sayıda televizyon dizisinde rol alarak geniş kitlelere ulaştı. Televizyon ekranlarında Can Barslan imzalı Gülşen Abi dizisinde hayat verdiği gazete patronu karakteriyle hafızalara kazınan usta aktör, dizi kariyerini Aynalı Tahir adlı yapımla noktaladı.
Sinema izleyicisi için ise onun yeri her zaman apayrı oldu. Yönetmenliğini Ömer Vargı'nın üstlendiği ve gişede bir milyondan fazla izleyiciye ulaşan efsanevi Her Şey Çok Güzel Olacak filmindeki performansı, sanatçının sinemadaki tepe noktalarından biri oldu. Bu unutulmaz filmdeki başarısı sayesinde Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) tarafından "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödülüne layık görüldü.
Ömrünün son dönemini pankreas kanseri tedavisiyle geçiren değerli usta, 18 Ağustos 2000 tarihinde, 72 yaşında hayata gözlerini yumdu. Büyük sanatçının cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
