Türk siyasetinin önemli simalarından biri olan Selâhattin İnan, Bitlis'in Hizan ilçesinde 1887 yılında dünyaya gelmiş, ömrünü ülkesine ve bölgesine hizmet etmeye adamış seçkin bir devlet adamıdır. Özel öğrenim görerek yetişen İnan, yerel idarecilikten ordu kademelerine, çiftçilikten Türkiye Büyük Millet Meclisi parlamento sıralarına kadar çok geniş bir yelpazede görev almıştır. Tarihimize derin izler bırakan siyasetçi, TBMM bünyesinde IX., X. ve XI. dönemlerde Bitlis milletvekili sıfatıyla halkın sesi olmayı başarmıştır. 11 Ekim 1969 tarihinde hayata gözlerini yuman İnan, hem geride bıraktığı köklü siyasi mirasıyla hem de 1960 yılındaki Yassıada yargılamaları sırasında sergilediği vakur duruşla hafızalarda silinmez bir yer edinmiştir.
Milli Mücadele'den Parlamento Yıllarına Uzanan Meslek Hayatı
Gençlik yıllarında aldığı hususi eğitimle entelektüel altyapısını güçlendiren Selâhattin İnan, meslek hayatına yerel yönetim kademelerinde adım atmıştır. Hizan bölgesinde Nahiye Müdürlüğü görevini üstlendi. Kamu hizmetine bu adımla başlayan İnan, vatan savunmasında da aktif roller üstlenmiştir. Milli Mücadele döneminde Kuvâ-yi Milliye Kumandanlığı gibi kritik bir sorumluluk üstlenen tecrübeli isim, vatanın bağımsızlığı yolunda gösterdiği üstün gayretlerden ötürü prestijli Harp Madalyası ile onurlandırılmıştır.
Askeri ve idari başarılarının ardından yerel yönetimdeki tecrübesini pekiştiren İnan, doğup büyüdüğü topraklarda Hizan Kaymakamlığı görevini yürütmüştür. Bu görev onun için önemliydi. İlerleyen yıllarda devlet hizmetindeki yelpazesini genişleterek Millî Korunma Kontrolörlüğü yapmış, ardından ise Bursa Vilayeti İaşe Şefliği makamında bulunmuştur. Bürokrasideki bu yoğun temponun yanı sıra toprakla olan bağını hiçbir zaman koparmayan İnan, tarımsal faaliyetlerle de ilgilenerek uzun yıllar aktif bir şekilde çiftçilik yapmıştır. Kazandığı bu engin hayat tecrübesi, onu yerel düzeyden ulusal siyasete taşıyacak en sağlam basamakları oluşturmuştur.
Yassıada Duruşmaları ve Unutulmaz Keramet Diyaloğu
1960 yılındaki 27 Mayıs askeri darbesi, Türk demokrasi tarihinde derin yaralar açarken Selâhattin İnan için de zorlu bir dönemin başlangıcı olmuştur. Dönemin iktidar partisine mensup diğer milletvekilleriyle birlikte tutuklanan İnan, Yassıada mahkûmları arasında yer almıştır. Yargılama süreci oldukça sancılı geçti. Mahkemede, ülkenin siyasi atmosferini geren Takriri Sükûn Kanunu, Tahkikat Komisyonu ve Salahiyet Kanunu çerçevesinde ağır suçlamalarla karşı karşıya kalmıştır. İddianameyi hazırlayan Yassıada Mahkemeleri'nin ünlü Başsavcısı Oktay Egesel ile İnan arasında geçen o çarpıcı diyalog, duruşma salonundaki gergin havayı bir anlığına dağıtarak tarihe geçmiştir.
Başsavcı Oktay Egesel, Bitlis milletvekili olan İnan'a yönelik suçlamalarını yöneltirken onun toplumdaki dini ve sosyal konumuna gönderme yapmıştır. Egesel, suçlayıcı bir üslupla, 'Bu kanunu kabul etmişsin, hem de şeyh geçinirsin' diyerek çıkışmıştır. Selâhattin İnan ise soğukkanlılığını koruyarak meclis tutanaklarında da yer alan şu net savunmayı yapmıştır: 'Kanun oylanırken Avrupa'daydım.' Bu savunma salonda yankı buldu. Ancak iddiasından vazgeçmeyen Başsavcı Egesel, 'Burada olsaydın lehinde oy verecektin' şeklinde ısrarcı bir karşılık vermiştir. Bunun üzerine İnan, salondaki herkesi tebessüm ettiren ve siyasi zekasını ortaya koyan o unutulmaz cevabı vermiştir: 'Sayın başkan, şeyhliği bana veriyorsunuz, kerameti kendinize alıyorsunuz.' Bu nüktedan ve zekice yanıt, askeri mahkemenin ciddiyeti altında ezilmeyen vakur bir duruşun sembolü olarak hafızalarda kazınmıştır.
Bitlis Siyasetine Yön Veren Soy Ağacı ve Aile Mirası
Selâhattin İnan, yalnızca bireysel siyasi kariyeriyle değil, aynı zamanda Türk siyaset sahnesine kazandırdığı güçlü aile hanedanıyla da bilinmektedir. İdam edilen Seyyid Ali'nin oğlu olan İnan, evlilik yaşantısında beş çocuk babası olmuştur. Ailesine son derece bağlıydı. Onun soyundan gelen isimler, Bitlis ve Doğu Anadolu siyasetinde yarım asrı aşkın bir süre boyunca çok kritik roller üstlenmiştlerdir. Bu geniş aileden yetişen seçkin siyasetçiler şu şekildedir:
- Abidin İnan Gaydalı: Selâhattin İnan'ın oğlu olan Abidin İnan Gaydalı, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde 3. (XIV), 4. (XV) ve 5. (XVI) dönemlerde Bitlis milletvekili olarak görev almıştır.
- Kamran İnan: Bir diğer oğlu olan Kamran İnan ise parlamento çatısı altında 17., 18., 19. ve 20. dönemlerde Bitlis milletvekilliği, 21. dönemde ise Van milletvekilliği yaparak Türk dış politikası ve diplomasisinde önemli izler bırakmıştır.
- Edip Safder Gaydalı: İnan'ın torunlarından biri olan Edip Safder Gaydalı, TBMM'de 19., 20., 21. ve 22. dönemlerde Bitlis milletvekilliği yapmış ve geçmiş hükümetlerde Devlet Bakanlığı görevini üstlenmiştir.
- Mahmut Celadet Gaydalı: Ailenin bir diğer torunu olan Mahmut Celadet Gaydalı da 25. ve 26. dönemlerde Bitlis milletvekili olarak meclise girmiş ve aile geleneğini sürdürmüştür.
Köklü bir geçmişe sahip olan bu aile, babadan oğula ve torunlara geçen bir siyaset ekolü yaratmıştır. Bülge siyaseti adeta onlardan soruluyordu. Selâhattin İnan'ın diktiği bu siyasi fidan, sonraki nesillerce Ankara'da başarıyla temsil edilmıştır.