Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde 31 Ekim 1960 tarihinde dünyaya gelen Sedat Edip Bucak, Türkiye'nin yakın siyasi tarihine damgasını vurmuş, özellikle 1996 yılındaki Susurluk kazasıyla adı geniş kitlelerce duyulmuş Zaza kökenli eski bir milletvekilidir. Annesi Müzeyyen Hanım ile babası İsmail Hakkı Bey'in oğlu olan Bucak, eğitim hayatını Endüstri Meslek Lisesi mezunu olarak tamamlamıştır. Bölgenin köklü yapılarından olan Bucak aşireti lider kadrosunda yer alan siyasetçi, evlidir ve üç çocuk babasıdır.
Siyaset Arenası ve Meclis Dönemi
Siyasi arenaya Doğru Yol Partisi bünyesinde katıldı. Memleketi Şanlıurfa'dan milletvekili seçilerek parlamento sıralarında yer aldı. Bu kapsamda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 19, 20 ve 21. dönemlerde milletvekilliği görevini üstlenerek uzun yıllar yasama faaliyetlerinde yer aldı. Aşiret bağlarının da etkisiyle bölgede güçlü bir tabana sahip olan Bucak, partisinin önemli isimleri arasında yer almayı başarmıştır.
Susurluk Kazası ve Tarihî Dönüm Noktası
Bucak'ın hayatındaki en büyük kırılma noktası, 3 Kasım 1996 tarihinde Balıkesir'in Susurluk ilçesinde meydana gelen trafik kazası oldu. Türkiye'de 'derin devlet' ve 'siyaset-mafya-polis' ilişkilerini ortaya çıkaran bu kazada, araçta bulunan diğer isimler yaşamını yitirdi. Kazadan tek kurtulan oydu. Yaşanan bu sarsıcı olay, Türk siyasi literatürüne 'Susurluk Skandalı' adıyla geçerken, Bucak da sürecin odağındaki temel figür haline geldi.
Yargı Süreci ve Sonraki Gelişmeler
Kazanın ardından TBMM Genel Kurulu, 11 Aralık 1997 tarihinde Sedat Bucak'ın yasama dokunulmazlığını kaldırma kararı aldı. Bunun üzerine cumhuriyet başsavcılığı, Bucak hakkında çok ciddi iddialarla kapsamlı bir ceza davası açtı. Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede Bucak'a yöneltilen suçlamalar şunlardı:
- Gıyabi tutuklama kararıyla aranan Abdullah Çatlı'nın yerini bildiği halde yetkili mercilere haber vermeyerek saklamak
- Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak
- Vahim nitelikte ruhsatsız silah bulundurmak
Savcılık, eski milletvekili için 11 yıldan 20 yıla kadar değişen sürelerde ağır hapis cezası talep etti. Mahkeme süreci oldukça hareketli geçti. İlk beraat kararı Yargıtay engeline takıldı. Bunun üzerine Bucak, daha evvel devlet sırrı olduğu gerekçesiyle açıklamadığı bazı fotoğraf ve bilgileri mahkeme heyetine teslim etti. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Bucak hakkında verilen 1 yıl 15 günlük hapis cezasını resmen onadı.
Siyaseti bırakmayan Bucak, 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde Demokrat Parti'den Şanlıurfa birinci sıra milletvekili adayı olarak tekrar şansını denedi. Ancak bu dönemde adı, Ankara Çankaya'daki işletmeleri silah zoruyla tehdit edip haksız kazanç sağlayan bir gruba yönelik yürütülen Kaldırım Operasyonu'na karıştı. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Bucak, kamuoyuna yansıyan bu suçlamaları tamamen kendisine yönelik bir komplo olarak nitelendirdi. Hakkında açıllan davalar, karıştığı operasyonlar ve Susurluk skandalının merkezinde yer alması sebebiyle adı sıkça tartışılan Sedat Bucak, hem bölgesel gücü hem de Türk siyasetindeki sıra dışı konumuyla hafızalardaki yerini korumaktadır.