Türk düşünce dünyasının ve İslamcı akımın en çok tartışılan isimlerinden biri olan şair ve yazar Salih Mirzabeyoğlu, 10 Mayıs 1950 tarihinde Erzincan'da dünyaya gelmiş ve hayatı boyunca kaleme aldığı düzinelerce eserle geniş kitleleri etkilemiştir. Fikir dünyasında kurduğu İBDA hareketiyle tanınan yazar, gençlik yıllarından itibaren aktif bir yazı ve mücadele hayatı sürdürmüş, 2018 yılındaki vefatına dek ardında derin bir entelektüel miras bırakmıştır.
Gençlik Yılları ve Büyük Doğu Okulu
Asıl adı Salih İzzet Erdiş olan yazar, aslen Bitlis kökenlidir. Baba tarafı Muş'un köklü ailelerinden Mirzabeyler aşiretine dayanırken, soyu Halid bin Velid'e kadar uzanır. Anne tarafı ise Bursalı olan Erdiş'in çocukluk ve gençlik yılları büyük oranda Eskişehir'de geçmiştir. İlkokul eğitimini 1962 yılında Fatih İlkokulu'nda tamamlamış, ardından 1965 yılında Mehmetçik Ortaokulu'nu bitirmiştir. Eğitim hayatına Atatürk Lisesi'nde devam eden genç Salih, bu dönemde edebiyata ilgi duymaya başlamıştır. Lise yıllarındayken yazdığı ilk şiirleri, İstanbul Babıali'nin meşhur yayın organlarından Sabah gazetesinde yer bulmuştur. Bu dönemde siyasi faaliyetlere de katılmıştır.
Lise mezuniyetinin ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazanarak bu şehre yerleşmiştir. Ancak bir süre devam ettiği yükseköğrenimini yarıda bırakarak tamamen fikri çalışmalara yönelmiştir. Lise yıllarında yolları kesişen fikir adamı Necip Fazıl Kısakürek ile olan yakınlığı, onun Nakşibendi tarikatına intisap etmesini sağlamıştır. 1975 yılında çıkardığı Gölge dergisi, Türkiye'deki İslamcı hareketin tarihinde adeta bir dönüm noktası oluşturmuştur. Bu yayın, o dönem hızla filizlenen Akıncılar grubunun doğuşuna ve ideolojik kimlik kazanmasına öncülük etmiştir. Devamında Akıncı Güç hareketini örgütlemiş ve Türk düşünce dünyasında kendi özgün çizgisiyle var olmuştur.
İBDA Hareketi ve Fikir Külliyatı
1970'lerin sonlarına doğru Gölge, Akıncı Güç ve Büyük Doğu-Rapor dergileriyle geniş gençlik zümreleri tarafından tanınmaya başlamıştır. Necip Fazıl Kısakürek'in çıkardığı Rapor isimli yayınlarda kendi ideolojik ve politik yaklaşımlarını içeren yazılar kaleme almıştır. Bu üretken dönemde ilk önemli eserleri olan Bütün Fikrin Gerekliliği, İdeolocya ve İhtilal, Kültür Davamız ve İstikbal İslamındır kitaplarını yayınlamıştır. Üstadı Necip Fazıl 1983 yılında vefat ettiğinde henüz 33 yaşında olan yazar, davanın mirasını devralmıştır. 1984 yılına gelindiğinde, hem kendi özgün fikriyatını hem de bu düşünceleri basacağı yayınevini temsil eden İBDA sistemini kurmuştur. Bu adım, onun hayatında bir dönüm noktasıdır.
1999 senesine kadar aralıksız çalışan yazar, kırktan fazla eser üreterek geniş bir İbda Külliyatı ortaya koymuştur. Kendisine inanan dinamik bir gençlik kitlesiyle birlikte 1986'da Tavır dergisini çıkartmıştır. Dergi, gençlerin sesini geniş kitlelere ulaştırmıştır. Bu genç kadroların sesini duyurmasıyla, hem yerel hem de uluslararası odakların dikkatini çekmeye başlamıştır. 1990'da yayın hayatına başlayan Ak-Doğuş dergisi ve Nokta dergisinde yayınlanan röportajı, onun kamuoyundaki bilinirliğini zirveye taşımıştır. 1991 yılının başındaki Körfez Savaşı protestolarından sorumlu tutularak ilk kez tutuklanmış ve yaklaşık üç buçuk ay cezaevinde kalmıştır. Bu süreçten sonra onu takip eden kitleler çeşitli protestolar düzenlemiş ve Taraf dergisi etrafında toplanmıştır.
Yazarın edebiyat ve fikir alanında bıraktığı bazı önemli eserler şunlardır:
- Bütün Fikrin Gerekliliği
- İstikbâl İslâmındır
- Tilki Günlüğü
- Başyücelik Devleti
- Telegram - Zihin Kontrolü
- Kültür Davamız
Cezaevi Dönemi ve Son Yılları
28 Şubat sürecinin getirdiği siyasi atmosferde, İslami Büyük Doğu Akıncıları Cephesi (İBDA/C) liderliği suçlamasıyla 1998'de gözaltına alınmıştır. Bu dönemde hakkında zorlu davalar açılmıştır. Mahkeme tarafından ömür boyu hapse mahkum edilen yazar, 2001 yılındaki yargılamada idam cezasına çarptırılmıştır. Ancak Türkiye'de ölüm cezasının kaldırılmasıyla birlikte bu hüküm ağırlaştırılmış müebbet hapse dönüştürülmüştür. Uzun yıllar Bolu F Tipi Cezaevi'nde tek kişilik hücrede tutulan yazar, burada da yazın hayatına devam etmiştir. Cezaevi koşulları yazmasını hiçbir zaman engellememiştir. Tam 16 yıl süren esaretin ardından, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yeniden yargılama kararı vermesiyle 23 Temmuz 2014 tarihinde serbest bırakılmıştır.
Tahliyesinin ardından toplumsal hayata yeniden dahil olan yazar, 30 Kasım 2014 günü İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen bir tören sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelerek görüşmüştür. Hayatının son dönemini sakin bir şekilde geçiren Salih Mirzabeyoğlu, 7 Mayıs 2018 tarihinde Yalova'da geçirdiği beyin kanaması sonucunda 68 yaşında hayatını kaybetmiştir. Arkasında derin izler bırakan bir fikir dünyası ve onlarca ciltlik devasa bir külliyat bırakmıştır.
