İçeriğe Atla
Sadri Maksudi Arsal fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Sadri Maksudi Arsal Kimdir?

Sadri Maksudi Arsal, 1879'da Kazan'da doğan ve Türk Tarih ile Dil Kurumlarının kurulmasına öncülük eden, Türk dünyasının ünlü devlet adamı ve hukukçusudur.

Diğer adlar: Sadretdin Nizametdinoviç Maksudov, Sadri Maksudı

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Sadri Maksudi Arsal Hakkında

Türk dünyasının ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin inşasında derin izler bırakan Sadri Maksudi Arsal, 5 Ağustos 1879 tarihinde Tataristan'ın Kazan bölgesine bağlı Taşsu köyünde dünyaya gözlerini açtı. Türk birliği fikrini genç yaşta benimseyen bu idealist devlet adamı ve hukukçu, Rusya'daki Tatar özerklik mücadelesinin ardından Atatürk'ün davetiyle geldiği Türkiye'de yeni devletin hukuki ve kültürel temellerini attı. Yaşamı, adeta bir aydınlanma serüvenidir.

Kazan'dan Paris'e Uzanan Entelektüel Yolculuk

Asıl adı Sadretdin Nizametdinoviç Maksudov olan genç Sadri, ilk eğitimini köyünde, babası Nizamettin Molla'nın gözetiminde tamamladı. İmamlık ve muhtarlık yapan babası ile kızlar okulunu idare eden annesi Meftuha Hanım, onun eğitime tutkuyla bağlanmasını sağladı. Kazan'da Allâmiye Medresesi'nde ağabeyi Ahmet Hadi Maksudi'nin yanında öğrenimini sürdüren Sadri, burada kendi çabalarıyla Osmanlı Türkçesini öğrendi. Hatta meşhur Robinson Crusoe eserini Kazan Türkçesine kazandırarak ilk edebi denemesini gerçekleştirdi. Kırım'da tanıştığı ünlü fikir adamı İsmail Gaspıralı, onun zihninde ömür boyu taşıyacağı Türk dünyasının birliği düşüncesini kökleştirdi.

1901 yılında öğretmen okulundan mezun olduktan sonra, büyük hayranlık beslediği yazar Lev Tolstoy'u malikanesinde ziyaret etti. Yaşlı yazar, saatler süren sohbetin ardından bu parlak genci "Akıllı Tatar Çocuğu" diyerek takdir etti. Bu görüşmenin ardından Gaspıralı ve Ahmet Mithat Efendi'nin tavsiyelerini dinleyerek yükseköğrenim için Paris'e gitti. Sorbonne Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne giren Arsal, aynı zamanda sosyoloji biliminin kurucularından Emile Durkheim'dan dersler alarak vizyonunu genişletti. Paris'te ömür boyu dost kalacağı Yusuf Akçura ile yolları kesişti.

Rusya Duma Üyeliğinden Millî Devlet Liderliğine

1906 yılında diplomasını alarak ülkesine dönen Arsal, hızla siyasetin merkezine kaydı. Rusya Müslümanlarının Üçüncü Kurultayı'nda Millî Şura üyeliğine getirildi. Kadet Partisi bünyesinde girdiği seçimlerde iki kez Rus parlamentosu Duma'ya milletvekili seçilerek Türk ve Müslüman halkların haklarını cesaretle savundu. Duma kürsüsünden Kazak topraklarının müsadere edilmesine karşı çıktı ve Çarlık yönetiminin Türk okullarına uyguladığı ayrımcılığı sert dille eleştirdi. 1907-1910 yılları arasında Petersburg'da ünlü Türkolog Vasili Radlov'un dil meclislerine katılarak bilimsel birikimini artırdı.

1917 Şubat Devrimi ile Rusya'da esen özgürlük rüzgarlarını değerlendiren devlet adamı, İç Rusya ve Sibirya Türk-Tatarlarının Millî-Medenî Muhtariyeti projesini hazırladı. Bu girişimin sonucunda kurulan Millî İdare'nin ve parlamentosunun başkanlığına seçildi. Ufa merkezli bu hükümette Türkçü kanadın liderliğini üstlenerek kültürel özerklik modelini hayata geçirmeye çalıştı. Ancak Ekim Devrimi ile iktidarı ele geçiren Bolşeviklerin baskıları karşısında bu tarihi deneme son buldu. Takibata uğrayınca Finlandiya üzerinden Avrupa'ya kaçmak zorunda kaldı. Paris Barış Konferansı'nda Tatar davasını savunduktan sonra Berlin ve Paris'te akademik hayata geri döndü, Sorbonne bünyesinde Türk tarihi dersleri verdi.

Cumhuriyetin Hukuk ve Dil Devrimindeki Öncü Rolü

Milli Mücadele'nin zaferle taçlanmasının ardından Türkiye'nin davetiyle Ankara'ya gelen Sadri Maksudi, 1924 yılında Mustafa Kemal Atatürk ile görüştü. Cumhurbaşkanının Türkiye'de kalarak yeni devletin kuruluşuna omuz vermesi teklifine büyük bir sadakatle karşılık verdi. 1925 yılında ülkeye temelli yerleşerek, cumhuriyetin ilk hukuk okulu olan Ankara Hukuk Mektebi'nin kurucu kadrosunda yer aldı. Soyadı Kanunu ile "Arsal" soyadını alan usta hukukçu, uzun yıllar bu okulda genç hukukçular yetiştirdi. Kültür ve dil alanında da inkılapların merkezinde yer aldı.

1930 yılında kaleme aldığı Türk Dili İçin adlı abidevi eseri, bizzat Atatürk'ün önsözüyle yayımlandı. Bu çalışma, iki yıl sonra Türk Dil Kurumu'nun kurulmasına giden süreci başlatan kıvılcım oldu. Türk Tarih Kurumu'nun da kuruluşuna doğrudan destek veren Arsal, TBMM bünyesinde Şebinkarahisar, Giresun ve Ankara milletvekili olarak üç dönem parlamentoda görev yaptı. Bir dönem Demokrat Parti milletvekilliği de yapan devlet adamı, 1954 yılında siyasetten çekilerek İstanbul'a yerleşti.

Arsal, ardında onlarca bilimsel eser ve diplomat kızı Adile Ayda gibi değerli şahsiyetler bırakarak 20 Şubat 1957 tarihinde İstanbul'da 78 yaşında hayata gözlerini yumdu. Kabri Zincirlikuyu Mezarlığı'ndadır.

Seçkin Eserleri

Sadri Maksudi Arsal'ın kaleme aldığı bazı önemli eserler şunlardır:

  • Maişet (1898)
  • İngiltere’ye Seyahat (1912)
  • Hukuk Tarihi Dersleri (1927)
  • Türk Hukuk Tarihi (1928)
  • Türk Dili İçin (1930)
  • İskitler-Sakalar (1933)
  • Orta Asya Türk Devletleri (1934)
  • Hukukun Umumî Esasları (1937)
  • Teokratik Devlet ve Laik Devlet (1940)
  • İngiliz Amme Hukukunun İnkişafı Safhaları (1940)
  • Umumî Hukuk Tarihi (1941)
  • Farabi’nin Hukuk Felsefesi (1945)
  • Hukuk Felsefesi (1946)
  • Kutadgu Bilig (1947)
  • Türk Tarihi ve Hukuk (1947)
  • Milliyet Duygusunun Sosyolojik Esasları (1955)
Sadri Maksudi Arsal Kimdir? Devlet Adamı ve Hukuk Profesörü | Haberlendin