Cumhuriyet döneminin idealist idarecilerinden Sadi Kâzım Süer, 1910 yılında Selanik'in Katarin bölgesinde dünyaya gözlerini açtı. Genç Türkiye'nin bürokratik yapılanmasında önemli roller üstlenen Süer, 1932 yılında Hukuk Fakültesini bitirerek kamu hizmetine adım attı. Ülkenin dört bir yanında kaymakamlık ve vali yardımcılığı yapan Süer, Burdur ile Erzincan'da valilik koltuğuna oturdu. 22 Temmuz 1970 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yuman bu kıymetli bürokrat, Türk idari tarihinin önemli isimleri arasında yer almaktadır. O, mesleğine sadık bir devlet adamıydı.
Kaymakamlıktan Valiliğe Uzanan Hizmet Yılları
Hukuk eğitiminin ardından Süer, ülkenin yerel yönetim kademelerinde hızla yükseldi. Meslek hayatının ilk basamaklarında kaymakamlık görevini başarıyla icra etti. Anadolu'nun farklı iklimlerinde idari tecrübe kazanan deneyimli bürokrat, ardından sırasıyla şu şehirlerde vali yardımcısı olarak sorumluluk üstlendi:
- Elazığ
- Kırklareli
- Bursa
- Adana
- İzmir
Bu önemli illerde edindiği geniş idari birikim, onun en üst düzey devlet makamlarında hizmet etmesinin önünü açtı. Süer, devlet aklıyla yürüttüğü çalışmaların meyvesini Burdur ve Erzincan illerine vali olarak atanarak aldı. Erzincan'da görev yaptığı esnada sadece valilikle yetinmedi. Şehirdeki yerel yönetimi de üstlenerek tam bir yıl boyunca belediye başkanlığı koltuğunda oturdu.
Senato Fezlekesi ve Yargılanma Süreci
Sadi Kâzım Süer'in bürokrasi serüveni, bazı hukuki sınavlarla da karşı karşıya kaldı. Süer, dönemin Bursa Valisi İhsan Sabri Çağlayangil ile birlikte görevi kötüye kullanma iddiasıyla yargılandı. İddialara ilişkin hazırlanan ve dönemin Başbakanı İsmet İnönü'nün imzasını taşıyan resmi fezlekeler, nihai karar merci olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesindeki Cumhuriyet Senatosu'na sevk edilerek kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Adalet Bakanı Sahir Kurutluoğlu tarafından kaleme alınan cevap yazısında; Süer'in vali muavinliği görevini vekâleten yürüttüğü ve yürürlüğe giren 113 sayılı Af Kanunu kapsamında hakkındaki kamu davasının tamamen ortadan kaldırıldığı resmen açıklandı. Böylece idari kariyerindeki bu zorlu sayfa kapanmış oldu. Devlet kadrolarında uzun yıllar çalışan Süer, 22 Temmuz 1970 günü yaşama veda etti. Onun aile mirası ise Türk basın dünyasıyla kesişti. Deneyimli bürokrat, mesleki başarılarının yanı sıra gazeteci Fehim Elele'nin kayınpederi olmasıyla da bilinmekteydi.