Roger Moore, beyaz perdede canlandırdığı efsanevi karakterlerle sinema dünyasında silinmez izler bırakmış ünlü bir aktördür. İngiltere'nin başkenti Londra'da 14 Ekim 1927 yılında dünyaya gelen bu karizmatik sanatçı, özellikle yedi farklı sinema filminde hayat verdiği James Bond rolüyle küresel bir şöhrete ulaşmıştır. Genç yaşta adım attığı oyunculuk kariyerini uzun yıllar boyunca başarıyla sürdüren Moore, aynı zamanda yardımsever kişiliğiyle de kitlelerin sevgisini kazanmıştır. 23 Mayıs 2017 tarihinde İsviçre'de yaşamını yitiren yıldız, geride unutulmaz yapıtlar ve büyük bir kültürel miras bırakmıştır.
Londra'dan Orduya Uzanan İlk Yıllar
Londra'da mütevazı bir ailede büyüyen Roger George Moore'un babası George Alfred Moore bir polis memuruydu. Annesi Lillian 'Lily' ise ev hanımı olarak ailesine bakıyordu. Genç yaşta eğitim hayatına Battersea Gramer Okulu'nda adım atan Moore, ardından Amersham, Buckinghamshire bölgesindeki Dr Challoner's Grammar Okulu'nda öğrenimine devam etti. Daha sonra Durham Üniversitesi bünyesindeki Venerable Bede Koleji'ne kaydolsa da buradaki eğitimini yarıda bırakarak mezun olmadı. Hayatının dönüm noktalarından biri olan 21 Eylül 1946 tarihinde, henüz on dokuz yaşındayken Kraliyet Ordusu'na katıldı ve teğmen rütbesiyle askerlik görevini yerine getirdi. Bu sırada buz patencisi ve oyuncu olan ilk eşi Doorn Van Steyn ile yolları birleşti ve 1946 yılında evlendiler.
Hollywood Macerası ve Efsanevi Bond Dönemi
Askerlik yıllarından sonra oyunculuk tutkusunun peşinden giden Moore, 1953 yılında yeni fırsatlar yakalamak amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ne ayak bastı. MGM şirketiyle imzaladığı özel sözleşmenin ardından hızlıca sinema dünyasına giriş yaptı. Bu dönemde Diane, Interrupted Melody ve The Last Time I Saw Paris gibi önemli filmlerde boy gösterdi. Televizyon ekranlarında da kendini gösteren aktör, 1957 yapımı ünlü Maverick dizisinde rol aldı. Ayrıca 1961 yılında Gold of the Seven Saints ve 1969 yapımı Crossplot gibi filmlerde başarıyla yer aldı. Sinema tarihinin en büyük fenomenlerinden biri olan James Bond karakterini canlandırmaya başladığında ise kariyeri bambaşka bir boyuta taşındı.
Roger Moore, tam yedi farklı büyük yapımda dünyaca bilinen James Bond karakterine hayat vererek bu alanda bir rekorun da ortağı oldu. Sanatçının ajan 007 olarak sinemaseverlerin karşısına çıktığı unutulmaz filmler şunlardır:
- Live And Let Die (1973) - Yaşamak İçin Öldür
- The Man With The Golden Gun (1974) - Altın Tabancalı Adam
- The Spy Who Loved Me (1977) - Beni Seven Casus
- Moonraker (1979) - Ay Harekâtı
- For Your Eyes Only (1981) - Senin Gözlerin İçin
- Octopussy (1983) - Ahtapot
- A View To Kill (1985) - Ölüme Bir Bakış
Bond serisiyle eşizamanlı veya sonrasında, Gold (1974), Cehennemde Randevu (1976), Yaban Kazları (1978), Atinadan Kaçış (1979), North Sea Hijack (1979), Deniz Kurtları (1980), Sunday Lovers (1980), Yolun Sonu (1981) ve Çđplak Yüz (1984) gibi dikkat çeken yapımlarla sinema izleyicisini büyülemeyi sürdürdü.
Özel Yaşamı ve UNICEF Elçiliği
Roger Moore'un hayatı sadece sinema perdesindeki başarılarıyla değil, aynı zamanda hareketli özel yaşamıyla da dikkat çekmiştir. Aktör üçüncü evliliğini 1969 yılında İtalyan aktris Luisa Mattioli ile gerçekleştirdi. Bu evlilikten Deborah Moore, Geoffrey Moore ve Christian Moore adlarında üç çocuğu dünyaya geldi. İkinci evliliğini ise 1953 yılında şarkıcı Dorothy Squires ile yapmış, bu ilişki 15 yıl sürdükten sonra 1968 yılında boşanmayla son bulmuştur. Mattioli ile 1996 yılında yollarını ayıran aktör, dördüncü ve son evliliğini 2002 yılında Christina Tholstrup ile yaptı.
Sanatçı, oyunculuğunun yanı sıra toplumsal sorumluluk bilinciyle de öne çıkmıştı. 1991 yılından itibaren UNICEF Elçisi olarak dünya çocukları yararına aktif çalışmalar yürüttü. İlerleyen yaşlarında da üretmeye ve sinema sektörüne katkı sağlamaya devam eden aktör, 1990 yılında Bullseye!, 1996 yılında The Quest ve 2002 yılında Çılgınlar Gemisi gibi filmlerde yer aldı. Seslendirme çalışmalarında da bulunan Moore, 2005 yapımı Here Comes Peter Cottontail animasyonunda January Q. Irontail karakterine sesiyle hayat verdi. Ayrıca 2013 yapımı The Saint TV filminde hem yapımcı hem oyuncu olarak önemli sorumluluklar üstlendi. 2015 yılında Dinle Beni Marlon belgeselinde arşiv görüntüleriyle yer alan ünlü isim, 23 Mayıs 2017 tarihinde 90 yaşındayken İsviçre'de kanser tedavisi gördüğü sırada hayata gözlerini yumdu.
