Türk tiyatro ve sinema dünyasının en üretken simalarından biri olan Ragıp Reha Özcan, 5 Temmuz 1965 tarihinde Bingöl'de dünyaya gözlerini açtı. Aslen Boyabatlı olan usta aktör, babasının astsubaylık görevi nedeniyle çocukluğunu farklı şehirlerde geçirdi. Dört kardeşli kalabalık bir ailede büyüdü. Sanatçı ağabeyi Serhat Özcan onun en büyük destekçisiydi. Eğitim hayatına Balıkesir'de adım atan sanatçı, ortaöğrenimini Kartal Anadolu Lisesi'nde tamamladıktan sonra yükseköğrenim için Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ne yöneldi. 1987 yılında bu köklü kurumdan mezun olan Özcan, aynı sene Trabzon Devlet Tiyatrosu bünyesinde profesyonel sahne hayatına ilk adımını kararlılıkla attı.
Devlet Tiyatrolarından Yönetmenliğe Uzanan Sahne Yılları
Trabzon'daki başarılı çalışmalarının ardından yetenekli oyuncu, 1990-1991 sezonunda İstanbul Devlet Tiyatrosu kadrosuna atandı. Kısa bir süre sonra, 1992 yılında Antalya'ya tayin edildi. Uzun yıllar boyunca Antalya Devlet Tiyatrosu bünyesinde sahne alarak şehrin kültürel gelişiminde aktif rol oynadı. İlk, orta ve yüksek öğrenim yıllarında edindiği kültürel birikimi sahne tozu yutarak pekiştiren tecrübeli oyuncu, farklı karakterlere hayat verirken tiyatro sanatñna olan derin tutkusunu her fırsatta seyirciye hissettirmeyi başarmıştır. Sanatçı burada sadece oyunculukla yetinmedi; Akdeniz Üniversitesi Tiyatro Kulübü ile Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu'nda yönetmenlik üstlendi. Buradaki özverili çalışmalarının ardından 2010 yılında yeniden İstanbul Devlet Tiyatrosu'na geri döndü. Ekim 2016 tarihinde ise uzun yıllar emek verdiği Devlet Tiyatroları'ndan emekliye ayrıldı.
Sinema ve Televizyon Dünyasında Zirve
Tiyatro sahnelerindeki üstün yeteneğini beyaz perdeye ve televizyon ekranlarına da taşıyan usta aktör, geniş kitlelerin beğenisini kazandı. Ferzan Özpetek'in yönettiği 2016 yapımı İstanbul Kırmızısı filminde sergilediği performansla sinemaseverlerden tam not almayı başardı. Bu önemli filmde Mehmet Günsür, Nejat İşler ve Tuba Büyüküstün gibi ünlü isimlerle başrolleri paylaştı. Ardından Müfit Can Saçıntı'nın yönettiği Yaşamak Güzel Şey isimli yapımda da rol alarak beyaz perdedeki yerini sağlamlaştırdı. Televizyon ekranlarında ise özellikle Bizim Hikaye dizisinde canlandırdığı Fikri karakteriyle izleyicilerin gönlünde taht kurdu. Daha sonra Mucize Doktor dizisinde canlandırdığı Adil Hoca karakteri ile ekranlardaki başarısını perçinledi. Bu popüler yapımda otizm ve savant sendromlu Ali Vefa karakterine hayat veren Taner Ölmez ile başrolleri paylaştı. Aktörün zengin filmografisinde Kurtlar Vadisi Pusu, Karadayı, Suskunlar ve Muhteşem Yüzyıl gibi Türkiye'nin en çok izlenen dizileri yer almaktadır. Tiyatro kökenli bir sanatçı olmanın getirdiği avantajla her rolün hakkını veren Özcan, canlandırdığı karakterlere kattığı derinlikle hem komedi hem de dram türündeki yapımların vazgeçilmez isimlerinden biri haline gelmiştir.
Ödüllerle Taçlandırılan Üstün Oyunculuk Kariyeri
Sanat hayatı boyunca sergilediği göz alıcı performanslar, çok sayıda saygın ödülle taçlandırılmıştır. Ödülleri onun üstün yeteneğini kanıtladı. Aktörün hem tiyatro sahnelerinde hem de sinema perdesinde elde ettiği başarılar şunlardır:
- Bedensiz Kadın oyunundaki üstün performansıyla hem 15. Afife Tiyatro Ödülleri hem de 16. Sadri Alışık Ödülleri'nde "Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu" seçilmiştir.
- Tepenin Ardı filmindeki Nusret rolüyle 3. Malatya Uluslararası Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazanmıştır.
- Bahtı Kara sinema filmindeki Adnan karakteriyle 4. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülüne layık görülmüştır.
- Antalya Devlet Tiyatrosu'nda sahnelediği Gergedan oyunuyla 8. Lions Tiyatro Ödülleri'nde "Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu" ödülünün sahibi olmuştur.
