Refik Ahmet Nuri Sekizinci, Türk tiyatro tarihinin en üretken oyun yazarlarından ve dramaturglarından biri olarak, 1874 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında kültür dünyamıza yön veren bu çok yönlü şahsiyet, kaleminden çıkan eşsiz tiyatro uyarlamalarıyla adını sahne tarihine altın harflerle yazdırdı. Hariciye memurluğundan tiyatro sahnesine uzanan bu renkli yaşam serüveninde, 1918-1919 yılları arasında Fenerbahçe Spor Kulübü'nün başkanlığını da üstlenerek spor tarihinin unutulmazları arasına girmeyi başardı.
Sahneden Bürokrasiye Uzanan Bir Ömür
Babası Osmanlı dönemi sorgu hâkimlerinden Mehmed Refik Bey, dedesi ise fes nâzırı Süleyman Paşa olan sanatçı, çocukluğunu İstanbul'un köklü kültürel atmosferinde geçirdi. Mekteb-i Sultani yani Galatasaray Lisesi'nde eğitim gördüğü yıllarda, Güllü Agop'un meşhur Osmanlı Tiyatrosu'nu izleme fırsatı yakaladı. Tiyatro sevdası genç yaşta kalbine yerleşmişti. Okul arkadaşlarıyla mahalle aralarında amatörce oyunlar sahneledi. Buradan mezun olunca Hariciye Nezareti'ne girdi. Aynı zamanda Karantina İdaresi'nde de uzun yıllar memuriyet hayatını başarıyla sürdürdü. Başarılı kariyeri emeklilikle nihayete erdi. Bürokrasi koridorlarında geçen bu uzun yılların ardından, 1924 yılında emekliliğe ayrıldı ve tiyatro çalışmalarına tamamen odaklandı. En sevdiği oyunlarından biri olan "Sekizinci" piyesinin ismi, zamanla tiyatro severler tarafından onunla o kadar bütünleşti ki soyadı kanunuyla birlikte bu adı resmi soyadı olarak seçti. Yaşamının son demlerini Ankara'da geçiren usta sanatçı, 6 Mart 1935'te Halkevi Tiyatro Kolu'nda rejisörlük vazifesini yürütürken hayata veda etti.
Fenerbahçe Başkanlığı ve Tarihi Ziyaret
Ahmet Nuri Sekizinci, sadece sanat alanında değil, Türk sporunun kurumsallaşma sürecinde de son derece mühim bir rol oynadı. Sarı-lacivertli kulübe gönül veren değerli idareci, 1918-1919 yılları arasında Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 12. başkanı olarak tarihe geçti. Savaşın en çetin yıllarında kulübü yönetti. Onun başkanlık döneminde, Türk spor ve siyaset tarihi açısından son derece önemli bir hadise gerçekleşti. 3 Mayıs 1918 tarihinde Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Atatürk, Fenerbahçe'nin Kuşdili'ndeki kulüp lokalini ziyaret ederek kulüp şeref defterini imzaladı. Bu ziyaret adeta bir dönüm noktasıydı. Sarı-lacivertli kulüp, ulu önderin bu anlamlı ziyaret tarihini kuruluşunun resmi günü olarak kabul etti. Sanatçının hem sporda hem de sanatta gösterdiği üstün liderlik vasıfları, onu her iki alanda da unutulmaz bir figür haline getirdi.
Türk Tiyatrosunun Eşsiz Kalemi ve Eserleri
Edebiyat ve sahne dünyasında daha çok Fransızca eserlerden yaptığı başarılı uyarlamalar ile tanınan yazar, Türk tiyatrosuna milli bir kimlik kazandırmak adına büyük çaba gösterdi. Batı tiyatrosunun teknik unsurlarını yerel kültüre başarıyla entegre ederek halkın sevgisini kazandı. Eserleri izleyiciden tam not aldı. Özellikle vodvil ve komedi türlerinde kaleme aldığı başarılı oyunlarla seyircileri salonlara çekti. Eserlerinde geleneksel İstanbul yaşayışını, dönemin aile içi ilişkilerini ve toplumsal çarpıklıkları ince bir mizahla yansıttı. Dârülbedayi bünyesinde 1915 yılında gerçekleştirilen ikinci kurumsal yapılanmada yönetim kurulunda aktif görev üstlendi. Bu kurumda edindiği tecrübeleri daha sonra kendi kurduğu "Yeni Tiyatro" isimli topluluğa taşıdı. Tiyatro dilinin sadeleşmesi ve Türkçe konuşma dilinin sahne üzerinde en saf haliyle kullanılması için yoğun mesai harcadı. Birçok genç oyuncunun yetişmesine öncülük ederken, sahneye koyduğu oyunlarda dramaturg ve oyuncu olarak bizzat görev almaktan çekinmedi. Kaleminden dökülen elliden fazla uyarlama ve telif eser, Türk tiyatrosunun klasikleri arasına girdi.
Tiyatro tarihimizde derin izler bırakan yazarın günümüzde dahi ilgiyle takip edilen en popüler yapıtları arasında şunlar yer almaktadır:
- Hisse-i Şayia: Fransızcadan uyarlanan ve toplumsal ilişkileri mizahi bir dille ele alan ünlü komedisi.
- Ceza Kanunu: Dönemin hukuk sistemini ve adalet anlayışını sahneye taşıyan son derece etkili eseri.
- Sekizinci: Kendisine soyadı olarak seçecek kadar çok sevdiği ve kariyerinin zirve noktalarından biri olan piyesi.
- Sivrisinekler: Toplumun aksayan yönlerini doğrudan ve mizahi bir üslupla eleştiren önemli bir telif eseri.
Türk tiyatrosunun ve spor dünyasının bu unutulmaz ismi, ardında bıraktığı sayısız kültürel mirasla yaşamaya devam ediyor. Gerek Dârülbedayi yönetiminde üstlendiği son derece öncü roller gerekse Fenerbahçe Spor Kulübü'ne zorlu savaş ve işgal koşullarında başarıyla liderlik etmesi, onu Türk kültür ve spor tarihinin en saygın figürlerinden biri haline getirmiştir. Hem sanatın iyileştirici gücünü hem de sporun birleştirici ruhunu hayatının merkezine koyan Sekizinci, her zaman saygıyla anılacaktır.
