Refi' Cevad Ulunay, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yarısına uzanan süreçte, kalemiyle kamuoyunu derinden etkilemiş olan son derece nüfuzlu bir Türk gazetecidir. 1890 yılında, o dönem Osmanlı toprağı olan Şam'da dünyaya gözlerini açan yazar, hem Osmanlı İmparatorluğu'nun çalkantılı çöküş yıllarında hem de yeni kurulan Cumhuriyet rejiminin ilk dönemlerinde Türk basınının en çok konuşulan, en etkili şahsiyetleri arasında yer almayı başarmıştır. Meslek hayatı boyunca iktidarlara yönelttiği sert eleştirileriyle ve siyasi duruşuyla bilinen Ulunay, 1909 yılında yayın hayatına kazandırdığı meşhur Alemdar gazetesiyle Türk basınının tarihine damgasını vurmuştur. Yaşamı boyunca farklı şehirlere sürgün edilen, yurt dışı sürgününü de kapsayan çileli dönemlerin ardından yurduna dönerek yazılarına devam eden usta kalem, 4 Kasım 1968 tarihinde vefat edene dek gazetecilik faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürmüştür.
Galatasaray'dan Sürgüne Uzanan Gazetecilik Yılları
Gençlik yıllarında nitelikli bir eğitim alan Refi' Cevad Ulunay, ülkenin en prestijli eğitim kurumlarından biri olan Galatasaray Lisesi'nde öğrenim görmüştür. Mezuniyet kapısını araladığı 1909 senesi, onun hayatında ve Türk basın tarihinde yepyeni bir dönemin başlangıcına sahne olmuştur. Bu tarihi yılda, İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinin getirdiği görece özgürlük ortamının da etkisiyle, mesleki kariyerinin en önemli adımı olan Alemdar gazetesini neşretmeye başlamıştır. Dönemin siyasi atmosferinde muhalif kimliğiyle dikkat çeken Ulunay, Sadrazam Mahmut Şevket Paşa suikastı sonrasında dönemim egemen gücü olan İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne karşı muhalefetini daha da keskinleştirmiştir. Bu cesur ve amansız muhalefeti, onun iktidar çevreleri tarafından hedefe konulmasına neden olmuştur. İktidarın baskıları neticesinde 1914 ile 1918 yılları arasında vatan topraklarında zorunlu bir seyahate çıkarılan gazeteci; sırasıyla Sinop, Çorum ve Konya şehirlerinde sürgün hayatı yaşamak mecburiyetinde kalmıştır. Bu dört yıllık zorunlu ikamet dönemi, yazarın fikri dünyasının ve Anadolu gözlemlerinin şekillenmesinde önemli bir dönüm noktası teşkil etmiştir.
Milli Mücadele Dönemi ve Yüzellilikler Sürgünü
Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte İstanbul'a geri dönen usta gazeteci, yayın hayatına ara vermiş olduğu Alemdar gazetesini yeniden okurlarıyla buluşturmuştur. Bu süreçte ülkenin içinde bulunduğu işgal koşulları altında farklı bir siyasi rota çizen Refi' Cevad Ulunay, yazılarında İngiliz Muhipleri Cemiyeti lehine son derece aktif bir tutum takınmıştır. İngiltere ile yakın ilişkiler kurulmasını, bu büyük güçle iş birliği yapılmasını açıkça savunan yazar, bu dönemde Anadolu'da filizlenen Milli Mücadele hareketine karşı cephe almıştır. Kurtuluş Savaşı'nın hedeflerine muhalif yazılar kaleme alması, Cumhuriyet'in ilan edilmesinin ardından onun adına radikal kararlar alınmasına yol açmıştır. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti, ülkeye muhalif faaliyetlerde bulunan kişileri kapsayan Yüzellilikler listesine Refi' Cevad'ı da dahil etmiştir. Bu kararın neticesinde, takvimler 1924 yılını gösterdiğinde Ulunay için sınır dışına gönderilerek uzun yıllar sürecek olan ikinci bir sürgün dönemi başlamıştır. Tam on dört yıl boyunca vatanından uzakta yaşamak zorunda kalan yazar, 1938 yılında Yüzellilikler için çıkarılan genel af yasasından yararlanarak memleketine dönme imkanı bulmuştur.
Yurda Dönüş ve Basındaki Olgunluk Dönemi
Türkiye'ye dönüşünün ardından mesleğine kaldığı yerden devam eden Refi' Cevad Ulunay, tecrübesiyle basın dünyasında hızlıca yer edinmiştir. Yurda ayak basar basmaz yazın hayatına kaldığı yerden başlayan yazar, dönemin önemli yayın organlarından biri olan Yeni Sabah gazetesinde köşe yazıları yazmaya başlamıştır. Burada gösterdiği başarı ve okur kitlesiyle basındaki yerini sağlamlaştıran Ulunay, 1953 senesinden sonra ise Milliyet gazetesinin yazar kadrosuna katılarak ömrünün sonuna kadar sürecek olan verimli bir döneme adım atmıştır. Milliyet gazetesindeki köşe yazılarıyla geniş kitlelere ulaşan kıdemli yazar, Türk basınının tarihi simalarından biri haline gelmiştir.
Refi' Cevad Ulunay'ın zengin ve çalkantılı yaşam öyküsü, 4 Kasım 1968 tarihinde hayata gözlerini yummasıyla nihayete ermiştir. Vasiyetinde özel olarak belirttiği üzere cenazesi, manevi dünyasında derin izler bırakan Konya'ya nakledilmiştir. Burada, ünlü Mevlânâ Türbesi'nin hemen karşısında konumlanan tarihi Üçler Mezarlığı'nda toprağa verilerek son yolculuğuna uğurlanmıştır. Geride bıraktığı onlarca yıllık basın mirası, onun Türk gazetecilik tarihindeki özgün konumunu simgelemektedir.
Yazarın yaşamındaki önemli duraklar ve sürgün yerleri şunlardır:
- Eğitim gördüğü ve mezun olduğu tarihi okul: Galatasaray Lisesi
- İlk yurt içi sürgün yerleri (1914-1918): Sinop, Çorum ve Konya
- Cumhuriyet sonrası yurt dışı sürgün yılları: 1924-1938 dönemi
- Yurda dönüşü sonrasında yazı yazdığı başlıca gazeteler: Yeni Sabah ve Milliyet
- Ebedi istirahatgahı olan inanç ve kültür merkezi: Mevlânâ Türbesi karşısındaki Üçler Mezarlığı
