Cumhuriyet döneminin modern çehresini şekillendiren en önemli mimarlar arasında kabul edilen Prof. Dr. Rebii Gorbon, 11 Nisan 1909 tarihinde İstanbul'un köklü semtlerinden Ücküdar'da dünyaya geldi. Genç cumhuriyetin kentsel dönüşümüne ve akademik dünyasına yön veren ünlü mimar, sanat eğitimini zenginleştirerek İstanbul'a kalıcı eserler kazandırdı. Sanata olan tutkusunu henüz küçük yaşlarda keşfeden Gorbon, kentin silüetini değiştiren projeleriyle ve kurduğu Türkiye'nin ilk modern toplu konutlarıyla tarihe adını yazdırdı. Ömrünün son anına kadar tasarım ve eğitimle iç içe yaşayan usta isim, 10 Ağustos 1993'te yine doğup büyüdüğü İstanbul'da hayata gözlerini yumdu.
Sanata İlk Adımlar ve Akademi Yılları
Sanatla yolları çocukluk ve gençlik yıllarında kesişen Rebii Gorbon, Ücküdar'daki gençlik döneminde ressam Cevat Erkul'un atölyesinde ilk eğitimlerini almaya başladı. Burası onun sanatsal bakış açısının temellerini atan çok değerli bir okul oldu. Ardından prestijli Galatasaray Lisesi'ni başarıyla tamamladı. Yükseköğrenim için İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne adım atan Gorbon, 1934 yılında Yüksek Mimarlık bölümünden başarıyla mezun oldu. Mezuniyetinin sonrasında, ufkunu daha da genişletmek amacıyla Fransa'nın başkenti Paris'e gitti. Paris seyahati onun için adeta dönüm noktası oldu. Şehrin tarihi sokakları, büyüleyici mimari detayları ve müzelerinin sunduğu zenginlik usta mimara yeni vizyonlar kazandırdı. Gorbon, kazandığı bu engin bakış açısını daha sonra kendi ülkesinde öğrencilerine aktaracaktı. Yıllar sonra mezun olduğu akademiye geri dönerek, 1960 ile 1979 yılları arasında uzun yıllar ders verdi ve çok sayıda genç mimarın yetişmesine katkı sağladı.
Cumhuriyetin Modern Yüzünü Çizen Projeler
Rebii Gorbon, genç Cumhuriyetin İstanbulu'na modern kimlik kazandıran vizyoner projelere imza attı. Ayrıca çeşitli tasarım yarışmalarına katılarak dereceler aldı ve ülkenin mimari birikimini ileriye taşıdı. Bu dönemdeki en ses getiren işbirliklerinden biri, meslektaşı Prof. Dr. Kemal Ahmet Arû ile kurduğu ortaklık oldu. İki değerli mimar, 1947 ve 1957 yılları arasında 1. Levent Mahallesi'ni tasarlayarak hayata geçirdi. Ardından 1954 yılında 4. Levent konutları yükseldi. Türkiye'nin ilk modern toplu konut uygulamaları olarak bilinen bu iki devasa yerleşim planı, mimarlık tarihinde eşsiz bir konuma yerleşti. Karaköy Limanı yolcu salonu tasarımı ona aittir. Katıldığı yarışmada birincilik ödülüne layık görülen bu özel bina, İstanbul'un deniz kapısı haline geldi. Yolcu salonunun üçüncü katında yer alan Liman Lokantası ise genç cumhuriyetin en önemli bürokratik ve diplomatik toplantılarına ev sahipliği yaparak dönemin sosyal hafızasında silinmez bir yer edindi.
Hobiden Sanayiye: Seramiğin İzinde
Rebii Gorbon sadece binalar tasarlamakla kalmadı, aynı zamanda malzeme dünyasına da hayranlık duydu. Onun seramik sanatına olan yoğun ilgisi, 1940'lı yıllarda eline geçen Fransızca bir kitapla başladı. Bu hobi zamanla büyük tutkuya dönüştü. Seramik üretiminin detaylarını öğrenmek amacıyla Avrupa'nın çeşitli bölgelerinde derinlemesine incelemeler yürüttü. Türkiye'ye döndüğünde ise bu malzemenin Anadolu'daki izlerini sürmeye karar verdi. Yerli kaynakları değerlendirmek için kil ve kaolin yataklarının bulunduğu bölgeleri adım adım araştırdı. Usta mimarın hammadde araştırmaları yaptığı ve incelediği başlıca yöreler şunlardır:
- Kil ve kaolin yataklarının incelendiği Bozüyük bölgesi
- Seramik hammaddesi açısından zengin olan Bilecik yöresi
- Üretim tekniklerinin gözlemlendiği Avrupa'nın farklı merkezleri