Türk sahne sanatlarının temellerinin atıldığı dönemde, oyunculuğu ve yönetmenliğiyle derin izler bırakan Raşit Rıza Samako, 1890 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Henüz genç bir hukuk öğrencisiyken tiyatro aşkına kapılan usta sanatçı, 25 Şubat 1961'de yine doğduğu şehirde hayata gözlerini yumana dek ömrünü sahnelere adadı. Türk tiyatrosunun kurumsallaşma sürecinde hem Darülbedayi bünyesinde hem de kendi kurduğu topluluklarla Anadolu'yu karış karış gezen Samako, sinemanın ilk dönemlerinde de kamera karşısına geçerek oyunculuğunu beyaz perdeye taşıdı. Sanatçının hem dramatik yeteneği hem de sahne arkasındaki vizyoner duruşu, onu döneminin en saygın figürlerinden biri haline getirdi.
Hukuktan Sahnelerin Tozuna
Samako'nun sanat serüveni, İstanbul Hukuk Mektebi sıralarında eğitim gördüğü yıllarda yön değiştirdi. Tiyatroya duyduğu yoğun ilgi nedeniyle derslerini bir kenara bırakarak sahneye adım atan genç sanatçı, takvimler 1908 yılını gösterdiğinde tiyatro tarihine geçecek ilk adımını attı. Dönemin öncü tiyatrocularından Ahmet Fehim Efendi'nin topluluğuna katılarak, Namık Kemal'in ünlü eseri Vatan Yahut Silistre oyununda ilk kez seyirci karşısına çıktı. Sahne ışıklarının cazibesine kapılan Raşit Rıza, bu ekiple birlikte çeşitli turnelere katılarak oyunculuk deneyimini pekiştirdi. Kısa süre sonra Ahmet Fehim ile güçlerini birleştirerek Samsun'da Meşrutiyet Tiyatrosu adını verdikleri yeni bir topluluk kurdular ve Karadeniz'de tiyatro meşalesini yaktılar.
Sanat yolculuğunu İstanbul dışına taşıyan usta aktör, 1914 senesinin başlarında Karadeniz'in bir diğer kenti olan Giresun'a geçti. Burada Milli İntibah Şirketi Tiyatro Heyeti bünyesinde yaklaşık üç ay boyunca sahne alarak bölgedeki tiyatro severlerle buluştu. Genç cumhuriyetin öncesindeki bu hareketli yıllarda sanatçı, sadece Karadeniz'le sınırlı kalmayıp Edirne ve Kavala gibi farklı şehirlerde de oyunlarda rol alarak adını duyurdu. Seyahat ettiği her yerde yerel halkla sanatı buluşturmayı misyon edindi.
Darülbedayi Yılları ve Beyaz Perde Macerası
Birinci Dünya Savaşı'nın zorlu koşullarında İstanbul'da kalan Raşit Rıza, 1915 yılında Türk tiyatrosunun dönüm noktası kabul edilen Darülbedayi bünyesine katıldı. Kurum çatısı altında yeteneğini sergileyen aktör, dönemin ünlü aktrislerinden Eliza Binemeciyan ile başarılı bir sahne ortaklığı kurdu. İkilinin sergilediği uyum, tiyatro seyircisi tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı ve Samako'nun şöhretini zirveye taşıdı. Bu başarı sinemacıların da dikkatini çekti.
Usta oyuncu, sessiz sinemanın ilk örneklerinde de boy göstererek Türk sinema tarihinin başlangıcına tanıklık etti. Sinema kariyerinde rol aldığı yapıtlar şunlardır:
- 1917 yılında Sedat Simavi imzalı Casus filmi,
- Aynı yıl yine Simavi'nin yönetmen koltuğunda oturduğu Pençe sinema filmi,
- 1919 senesinde Ahmet Fehim yönetmenliğinde çekilen Mürebbiye yapımı,
- Yine 1919 yılında Ahmet Fehim'in sinemaya uyarladığı ünlü Binnaz filmi.
Kendi Topluluğu ve Şehir Tiyatrolarına Dönüş
Tiyatroda edindiği tecrübeyle kendi kanatlarıyla uçmak isteyen sanatçı, 1920 senesinde Darülbedayi'den ayrılma kararı aldı. Kendi adını verdiği toplulukla bağımsız sanat rotası çizdi. Raşit Rıza Tiyatrosu adını taşıyan bu yeni oluşum, kısa sürede büyük işler başardı. Topluluk, sadece İstanbul'un seçkin salonlarında oyunlar sergilemekle kalmadı. Aynı zamanda Anadolu'nun dört bir yanındaki şehirlere de turneler düzenleyerek tiyatroyu halkın ayağına götürdü. Bu gezici tiyatro anlayışı, Anadolu insanının tiyatroyla tanışmasında önemli bir köprü oldu.
Yıllar süren serbest tiyatroculuk serüveninin ardından usta isim, 1950 yılında eski yuvasına geri döndü. Adı artık İstanbul Şehir Tiyatroları olan bu köklü kurumda ömrünün son yıllarına kadar hem sahneye çıktı hem de pek çok oyunu yöneterek yeni kuşaklara tecrübelerini aktardı. Sahneye ve mesleğine olan tutkusunu son nefesine kadar korudu.
